Ceza Genel Kurulu, silahlı terör örgütüne yardım suçlamasında 3. Ceza Dairesinin bozma kararına Başsavcılığın itirazının CMK 308/1deki yasal süreye uygunluğunu inceledi.
Özet: Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, silahlı terör örgütüne yardım suçundan mahkumiyeti bozma kararı vermesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanığın örgütün çağrılarıyla uyumlu bankacılık işlemleri ve diğer eylemlerinin bilerek ve isteyerek örgüte yardım niteliğinde olduğunu belirterek itirazda bulunmuştur; ancak Ceza Genel Kurulunun çözmesi gereken temel uyuşmazlık, Başsavcılığın bu itirazının Ceza Muhakemesi Kanununun 308/1. maddesinde öngörülen bir aylık yasal süre içinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesine ilişkindir.

KARARI VERENYARGITAY DAİRESİ : 3. Ceza DairesiMAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 68-2165I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314/3 ve 220/7. maddeleri delaletiyle aynı Kanun'un 314/2, 220/7, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1, TCK'nın 62/1, 53... . maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 14.11.2018 tarihli ve 7-378 sayılı hükmün, sanık müdafileri ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince 25.12.2019 tarih ve 68-2165 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine; bu kararın da sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 30.10.2024 tarih ve 6906-12705 sayı ile; "Sanığın savunmaları ve Bank ...daki hesap hareketlerine dair kayıtlar ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, örgüte yardım kastı ile hareket ettiğine yönelik savunmalarının aksini ispat eden, cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayan sanığın, atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 07.02.2025 tarih ve 20241 sayı ile; "...Kamuda öğretmenlik yaparken meslekten ihraç edildiği, 1994-2004 yılları arasında örgütle irtibatlı kurumlarda çalıştığı, örgütle irtibatı nedeniyle kapatılmalarına karar verilen dernek ve sendikaya üye olduğu, üyesi olduğu sendika tarafından 23.09.2014 tarihinde Isparta'da düzenlenen '...' konulu protestoya katıldığı, aralarında mahrem imamlar ve üst düzey örgüt yöneticilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi ile telefonla irtibat kurduğu, örgütün en önemli finans kaynaklarından olan Bank ...'da örgüt lideri ve üst yönetiminin bankaya destek olunması yönündeki üç çağrı dönemiyle uyumlu olacak şekilde 17.01.2014 tarihinde 2.000,00 TL, 09.09.2014 tarihinde 30.104,37 TL, 19.11.2014 tarihinde 2.540,27 TL, 03.12.2014 tarihinde 3.363,05 TL, 18.02.2015 tarihinde 9.960,13 TL ve 07.05.2015 tarihinde 9.014,71 TL tutarlarında katılım hesapları açtığı sabit olan sanığın eylemleri birlikte değerlendirildiğinde örgütün çağrı dönemleriyle uyumlu olacak şekilde Bank ...'da katılım hesapları açarak para yatırmasının rutin bankacılık işlemleri olarak değerlendirilemeyeceği, bu işlemleri örgütün Bank ... ile ilgili talimatlarına uyarak gerçekleştirdiği konusunda şüphe bulunmadığı ve sanığın sübut bulan eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğu," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 3. Ceza Dairesince 04.11.2025 tarih ve 1491-25652 sayı ile itirazın anılan maddenin birinci fıkrasında yazılı bir aylık süreden sonra yapıldığından bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.III. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının sanık aleyhine olan itirazının, CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen bir aylık süre içinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesine ilişkindir.IV. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin AçıklamalarKonu ile ilgili düzenlemeler şöyledir:CMK'nın 308. maddesi; "(1) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.(2) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir. (3) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir." Aynı Kanun'un "Elektronik işlemler" başlıklı 38/A maddesi; ''(1) Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır. (2) Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP'tan incelenebilir ve her türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir. (3) Bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve karar elektronik ortamda düzenlenebilir, işlenebilir, saklanabilir ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilir. (4) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlar diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilir. Güvenli elektronik imza ile imzalanarak gönderilen belge veya kararlar, gerekmedikçe fiziki olarak ayrıca düzenlenmez ve ilgili kurum ve kişilere gönderilmez. (5) Elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı belgeyle çelişmesi halinde UYAP'ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge geçerli kabul edilir. (6) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlarda, mühürleme işlemi ile kanunlarda birden fazla nüshanın düzenlenmesini öngören hükümler uygulanmaz. (7) Zorunlu nedenlerle fiziki olarak düzenlenmiş belge veya kararlar, yetkili kişilerce taranarak UYAP'a aktarılır ve gerektiğinde ilgili birimlere elektronik ortamda gönderilir. (8) Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gereken hallerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hâkim, Cumhuriyet savcısı veya görevlendirilen yetkili kişi tarafından imzalanır ve mühürlenir. (9) Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter. (10) Yargı birimlerinin ihtiyaç duyduğu nüfus, tapu, adlî sicil kaydı gibi dış bilişim sistemlerinden UYAP vasıtasıyla temin edilen bilgi, belge ve kayıtlar, zorunlu olmadıkça ayrıca fiziki olarak istenilmez. UYAP'tan dış bilişim sistemlerine gönderilen bilgi ve belgeler ayrıca zorunlu olmadıkça fiziki ortamda gönderilmez. (11) Ceza muhakemesi işlemlerinin UYAP'ta yapılmasına dair usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.'' Yüksek Ceza Genel Kurulunun 26.06.2024 tarihli ve 272-204 sayılı kararında da açıklandığı üzere; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi, CMK'nın "Altıncı Kitap", "Üçüncü Kısım", "Birinci Bölüm"de olağanüstü kanun yollarından biri olarak düzenlenmiştir. CMK'nın 308. maddesi ile Yargıtay ceza dairelerinden birinin hukuka aykırılık taşıdığını düşündüğü kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına ilamın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde itiraz yetkisi tanınmaktadır. Sanığın lehine itirazda süre şartı aranmamıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı şayet sanık aleyhine itirazda bulunacaksa, Özel Daire ilamının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verildiği tarihten itibaren başlayacak bir aylık süre içinde itiraznamesini ilgili Daireye sunmalıdır. Kanun'un öngördüğü bir aylık süre, hak düşürücü nitelikte olduğundan süresinden sonra yapılan itirazın reddine karar vermek gerekecektir.Uyuşmazlığın özünü, aleyhe itiraz için CMK'nın 308/1. maddesinde öngörülen bir aylık sürenin hangi tarihte başlayacağı hususu oluşturmaktadır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının, sanık aleyhine itirazda bulunabilmesi bir aylık hak düşürücü süreye tabi tutulmuştur. Bu sürenin Özel Daire ilamının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verildiği tarihte başlayacağında (CMK madde 308/1) da tereddüt yaşanmamaktadır. Bununla birlikte ilamın hangi aşamada "verilmiş sayılacağı"na dair bir düzenleme bulunmamaktadır. CMK'nın 38/A maddesinin dördüncü fıkrasında; "Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlar diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilir." dokuzuncu fıkrasında da; "Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter." hükümlerine yer verilmiş ise de gönderilen belgenin hangi aşamada "gönderilmiş/alınmış" sayılacağı hususu açıklığa kavuşturulmuş değildir. Adalet teşkilatının tüm derece ve kanun yolu mahkemelerini de kapsayacak şekilde UYAP sistemine geçmesiyle birlikte CMK'nın "Elektronik işlemler" başlıklı 38/A maddesi de yürürlüğe girmiştir. Uygulanagelen elektronik sistemin nihai amaçlarından birinin fiziki dosya düzenlemekten vazgeçmek olduğu söylenebilir. Nitekim zikredilen normun sarahatine göre de; her türlü ceza muhakemesi işleminde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır (fıkra 1). Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP'tan incelenebilir ve her türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir (fıkra 2). Bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve karar elektronik ortamda düzenlenebilir, işlenebilir, saklanabilir ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilir (fıkra 3).Ne var ki, UYAP sisteminin tüm mahkemelerimizce uygulanmasına rağmen, kimileyin zaruretten de olsa fiziki dosya düzenleme alışkanlığı ve uygulaması da süregelmektedir. Bu ikili dosyalama sisteminin yol açtığı sorunlardan biri de somut uyuşmazlık bağlamında karşımıza çıkmıştır.Yargıtayda UYAP uygulamalarının tanzimine dair bir yönetmelik çıkarılmamıştır. Temyiz davası açıldığında temyize konu dava dosyaları, hem UYAP üzerinden hem de fiziken Yargıtay Başsavcılığına gönderilmekte, Başsavcılıkça barkotlama işlemi yapıldıktan ve tebliğname düzenlendikten sonra aynı usulle Özel Dairelere sevk edilmektedir. Temyiz incelemesini yapıp ilamı elektronik imzalarla imzalayarak ikmal eden Özel Daireler, aynı periyotta yazılıp elektronik imzalarla imzalanan ilamları hem UYAP ortamında bir liste oluşturarak Yargıtay Başsavcılığına gönderme butonunu kullanmak suretiyle elektronik olarak Başsavcılığın "daireden dönen ekranına" göndermekte hem de fiziken Başsavcılığa iade etmektedir. Kural olarak dosyaların her iki usulde ve senkronize şekilde iade edildiği görülse de çeşitli imkânsızlıklar nedeniyle bu iade senkronizasyonunda sorunlar yaşanabildiği de vakıadır. Bu aşamada Yargıtay Başsavcısının, "daireden dönen ekranına" düşen daire ilamını görme imkânı bulunsa da, fiziki dosya gelip barkotu okutulmadan ilam müstenidatı dosya içeriğine ulaşması mümkün olamamaktadır. Başsavcılık, fiziken de intikal eden dosyalardaki barkotu okuttuğunda dosya içeriğine erişebilmektedir.Şu hâle göre; olağanüstü kanun yollarından biri olarak, maddi gerçeğe makul sürede erişilmesi, somut olay adaletinin sağlanması, hukuk güvenliği ile ülke genelinde uygulama/içtihad birliğinin tesis ve güçlendirilmesi gibi fonksiyonlarının etkin biçimde kullanabilmesini teminen aleyhe itiraz için CMK'nın 308/1. maddesinde öngörülen bir aylık hak düşürücü sürenin, Özel Daire ilamının UYAP ortamında Yargıtay Başsavcılığına geldiği ve dosya içeriğine erişilebilmeyi mümkün kıldığından fiziki dosyada bulunan barkotların da okutulduğu tarihte başlayacağının kabulü gerekir.B. Somut Olayda Hukuki DeğerlendirmeÖzel Dairenin 30.10.2024 tarihli ve 6906-12705 sayılı ilamının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına dosya gönderme formuyla UYAP üzerinden 27.12.2024 tarihinde gönderildiği, aynı gün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının "daireden dönen ekranına" düşen iş bu ilamın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ilgili bölümünce 17.01.2025 tarihinde fiziki dosyadaki barkotların da okutulması suretiyle teslim alındığı ve 07.02.2025 tarihinde sanık aleyhine itirazda bulunulduğu yapılan UYAP sorgulamasından anlaşılan dosyada; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 07.02.2025 tarihinde yapılan itirazın süresinde olduğu kabul edilmelidir.Bu itibarla Özel Daire kararının kaldırılmasına ve işin esasının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.V. KARAR Açıklanan nedenlerle;1- Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 04.11.2025 tarihli ve 1491-25652 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2- Dosyanın, işin esasının incelenmesi için Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.