İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, e-ticaret platformu hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak itirazının iptali davasında, davacının yargılama sürecinde davadan feragat etmesiyle ilgili karar.
Özet: Bu ticari nitelikli itirazın iptali davasında, bir internet platformu işletmecisi, satıcı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan 1.718,14 TLlik cari hesap borcu ve icra inkar tazminatı alacağı için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; davalı ise borcu reddederek zaman aşımı ve sözleşme yokluğu gibi savunmalarla davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini istemiş; ancak yargılama sırasında davacı tarafın davadan feragat etmesi ve davalının feragatı kabul etmesine rağmen kendi tazminat taleplerini sürdürmesi üzerine, mahkeme davanın davadan feragat nedeniyle sona erdiğine karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/239 Esas
KARAR NO : 2026/629
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/04/2025
KARAR TARİHİ : 16/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... adlı internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işleticisi olduğunu, mal ve hizmetlerin satıcı firmalar tarafından internet sitesinde satışa sunulduğunu ve müşterilerin talepleri doğrultusunda mesafeli satım sözleşmesi ile müşterilere satışın gerçekleştirildiğini, böylece üçüncü kişi tacirlere de ... adlı internet sitesi üzerinden tüketicilerle bir araya gelmeleri adına hizmet verildiğini, taraflar arasında belirsiz süreli “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” akdedildiğini, müvekkil şirketin anılı sözleşme gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, davalının, müvekkil şirkete ait olan ... alan adlı internet sitesi üzerinden ... Şirketi unvanı altında satış gerçekleştirdiğini, davalı ile süregelen ticari ilişki boyunca, cari hesap ekstresinde de yer alan ve farklı tarihlerde düzenlenen ürün iadeleri, fatura, hizmet bedelleri, kargo ve sair bedellere ilişkin toplam 1.718,14 -TL cari hesabına kaydedildiğini, bunun üzerine müvekkil şirket tarafından ... 36. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilgili cari hesap ekstresi dayanak gösterilerek icra takibi başlatıldığını, borca yapılan itiraz sebebiyle takibin durdurulduğunu, uyuşmazlığa ilişkin öncelikle arabuluculuk kanun yoluna başvurulduğunu ve sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını beyanla davalı tarafından ... 36.İcra Dairesi ... E. Sayılı sayılı dosyasına yapılan iptaline ve takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 09/10/2025 tarihli dilekçesi ile; davalı firma tarafından yapılan satışlara ilişkin müşteri memnuniyeti, reklam geliri gibi alacak kalemlerinin fatura edilmesi ancak ödenmemesi sebebiyle davalı firmanın müvekkili şirkete toplam 1.718,14-TL borcu olduğunun tespit edildiğini, icra dosyasındaki 1.718,14-TL'lik kısım alacağa ilişkin olup içerisinde faiz alacağının yer almadığını, işbu dava da icra dosyasındaki asıl alacağın talep edildiğini belirtmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, öncelikle davanın zaman aşımına uğradığından reddi gerektiğini, müvekkil şirketin faaliyet alanının seramik üretimi olduğunu, taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığını, davaya konu cari hesap ekstresinin davacı tarafından dosyaya sunulamadığını, davacı tarafça herhangi bir yazılı belge sunulmadığından davacı tarafın işbu yükümlülüğünü yerine getirmediği gözetildiğinde işbu davanın reddi gerektiğini, ticari defter ve kayıtlardan görüleceği üzere müvekkil şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını, dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi halinde de bu durum teyit edileceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu alacağın likit olmadığını, müvekkili şirketin temerrüte düşürülmeden faizin talebin talep edilemeyeceğini beyanla müvekkil şirketin davacı tarafa borcunun bulunmaması nedeni ile hakkında açılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali davanın reddi ile icra takibinin devamına, davacı tarafından müvekkil şirket hakkında yapılan haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeni ile alacağın % 20’sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.Maddesi uyarınca KISMİ iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır.
Davacı vekili 14/09/2026 tarihli dilekçesi ile; dosya kapsamında davadan feragat ettiklerini, davalıdan vekalet ücreti ve başkaca taleplerinin olmadığını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Davalı vekili 15/09/2026 tarihli dilekçesi ile; dosya kapsamında davacı tarafın davadan feragat ettiğini belirttiğini, feragat taleplerinin taraflarınca kabul edildiğini, kötü niyet tazminatı, vekalet ve yargılama gideri taleplerinin bulunduğunu, mahkeme aksi kanaateyse yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesi ve vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Davadan feragat HMK'nın 307.maddesi hükmü gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK'nın 309.maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Feragat bildirimi de HMK'nın 309.maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu da tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle Mahkememizce davanın feragat sebebiyle reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin ise davacının takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının davacılardan tahsiline, peşin alınan 615,40-TL'den mahsubu ile bakiye 116,6‬0-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap olunan 1.718,14-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
8-HMK'nın 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, miktar itibariyle KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 16/09/2026
Katip
¸
Hakim
¸