Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, köklü bir eğitim kurumunun tanınmış markalarına iltibas ve kötü niyet iddialarıyla açtığı benzer marka tescilinin iptali ve hükümsüzlüğü davası.
Özet: Bu hukuki dava, davacı köklü bir üniversitenin, davalı tarafından başvurusu yapılan ve kendi tescilli "..." seri markalarının esas unsurları ile birebir aynı olan bir markanın halk nezdinde büyük bir iltibas ve karışıklığa yol açacağını, markasının ayırt ediciliğini ve itibarını zedeleyeceğini, başvuru sahibinin kötü niyetli olduğunu ve haksız rekabet oluşturduğunu iddia ederek, söz konusu başvuru markasının tesciline yönelik kararın iptali ile markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ettiği bir marka hükümsüzlük ve iptal davasıdır.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/207 Esas - 2026/97
"TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2025/207KARAR NO : 2026/97DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali-HükümsüzlükDAVA TARİHİ : 15/05/2025KARAR TARİHİ : 09/03/2026 Yazıldığı tarih : 18/03/2026İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: "İtiraza konu "..." ibareli markada yer alan “...” ibaresinin, davacı adına tescilli ... sayılı “...” markalarının esas unsurları olan ... ibaresi ile birebir aynı olduğu, başvuru markasında başkaca ayırt edici kelime ya da şekil unsuru bulunmadığı, başvuru markası ile davacı markasının esas unsurlarının birebir aynı olduğu, halk nezdinde büyük bir yanlış algılama ve anlaşılma sorununa neden olacağı, davacının seri markalarının esas unsurunun ”...” ve “...” ibaresi olduğu, davacı ...’nin seri markaları olan köklü bir kurum olduğu, hem Türkiye’de hem de dünyada tanınmış olduğu, davacının bilimsel çalışmaların yapıldığı bir eğitim kurumu olması, bilimsel inceleme, araştırma hizmetleri yapması, köklü bir mühendislik eğitimi ve hizmeti sunması dolayısıyla “...” esas unsurunu “kullanarak seri markalar üretmiş olduğu, “...” esas unsuru ile oluşturulan markası ile koruma altına alındığı, ortalama veya bilinçli yani her sıfata sahip halk nezdinde ... dendiği zaman akla ilk gelen Türkiye’nin en önemli eğitim kurumu olan ... olduğu, davacının tanınmış markası “...” dendiğinde de akla ilk gelenin davacı üniversite “...” ve davacıya ait “...” markası olduğu, İtiraza konu markanın davacıya ait bir seri marka izlenimi vermesinin markalar arası iltibas tehlikesini arttırmakta olduğu, davacıya ait “...” esas unsurlu “...” markasıyla da iltibas yaratan itiraza konu markanın davacıya ait markalar ile aynı hizmetlerde tescil talep etmesinin tüketici nezdinde karışıklığa neden olacağı, başvuru markası ile davacıya ait markaların 35 ve 42. Sınıflarda yer alan birebir aynı hizmetleri kapsadığı, başvuru markasının refleks olarak davacı üniversiteyi, markasını ve hizmetlerini çağrıştıracak nitelikte olması nedeniyle davacının itibarının zedeleneceği, başvuru marka sahibinin bu benzerlikten haksız kazanç sağlayabileceği ve davacının piyasadaki itibarının zedelenebileceği, davacı kurumun 15 Kasım 1956 tarihinde "..." adıyla eğitime başladığı, ....’nün kurulduğu günden bu yana geçen süre içerisinde bilimsel düzeyi, kültürel ve düşünsel boyuttaki ağırlığı ve nitelikli mezunları ile ülkemizin seçkin ve saygın kurumlarından biri haline geldiği, akaryakıt analizi yapan laboratuvarlara yönelik olarak 2006 yılından beri sürdürülmekte olan ... Programının,.... Standardı ile ilgili .... ve .... kılavuzlarında belirtildiği üzere, deney sonuçlarının kalitesinin sağlanması ve doğrulaması yapılmış metodların kullanımı için önemli bir kaynak olduğu, itiraza konu markanın tescil edilmesi halinde haksız rekabet oluşturacağı, dava konusu markanın tescile konu edildiği şekilde davacının tescilli markaları ile aynı hizmetlerde kullanılmasının halk nezdinde neden olacağı iltibasın, marka sahibine haksız yarar sağlayacağı gibi davacı için sadece maddi zarara neden olmayıp, aynı zamanda tescilli markalarından doğan haklarının ihlaline neden olarak markasının ayırt edici karakterini zedeleyecek ve markanın itibarına telafisi mümkün olmayan zararlar vereceği, dava konusu markanın, davacıya ait bir sınai mülkiyet hakkı olan alan adını kapsamakta olduğu, davacının .... alan adının da sahibi olduğu, ayniyet derecesinde benzer olan markayı izinsiz olarak kendi adına tescil ettirmek istemesi ile başvuru sahibinin kötü niyetli olduğu” öne sürülerek ... ...‘nın ... sayılı kararının iptaline, ... başvuru numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Diğer davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı Üniversitenin mesnet markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, kurum işlem dosyasına göre SMK 19/2 maddesi kapsamına göre yapılan değerlendirmenin yerinde ve doğru olup olmadığı, davacı tarafın SMK 6/4-5 maddesine göre tanınmışlık SMK 6/6 maddesine göre diğer fikri hak SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddia ve itirazları hakkında ... ... sayılı ... kararının iptalinin davalı markasının tescili halinde ise hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 21.03.2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 15/05/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık, diğer fikri haklar ve kötüniyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.Yapılan incelemede, itiraz konusu hizmetler ile itiraz gerekçelerinden ... sayılı marka kapsamında yer alan ve kullanımı ispatlanan hizmetler arasındaki farklılıklar göz önüne alındığında, itiraz konu hizmetler yönünden başvuru ile bahsi geçen itiraz gerekçesi markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Öte yandan, başvuru konusu "..." ibareli marka ile itiraz gerekçesi ... sayılı marka bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadıkları görüşüne varıldığından söz konusu itiraz gerekçesi marka bakımından 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi kapsamında yapılan itiraz haklı bulunmamıştır. Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun söz konusu hizmetlerde tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6(4) ve 6(5) maddeleri hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçelerine dayalı itirazlar da haklı görülmemiştir. Diğer taraftan yine 6769 s. SMK 6(6)maddesi "Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi h?linde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. " hükmüne amir olup, itiraz dilekçesinde sunulan bilgi ve belgeler çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde bu yöndeki iddia da yerinde görülmemiştir. Ayrıca, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığı gibi, temelde markalar arasındaki benzerlik iddiasına dayandırıldığından ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerlik, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötü niyet iddiasının kabulü için bir kanıt teşkil etmediğinden (....) bu gerekçeye dayalı itiraz da haklı görülmemiştir. KARAR: İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir."Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ;... sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin Türkiye'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir.Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markaları...(...) 17/01/2026 tarihli Bilirkişi Raporundan Özetle: " SMK 6/1 çerçevesinde; Dava konusu ... sayılı ibareli başvuru markasının tescil talebi kapsamında yer alan/... Kararı ile kapsamdan çıkartılmamış olan 35. Sınıfa konu “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.”nin tamamı, davacının itiraza mesnet kullanım ispatı talep edilmeyen ... sayılı ibareli markasının tescilli olduğu 35. Sınıf hizmetlerinin kapsamında aynen yer alan birebir AYNI HİZMET niteliğinde olduğu, Davacının kullanım ispatı talep edilmeyen ... sayılı ibareli markası ile davalının ... sayılı ibareli başvuru markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, Bu nedenle davacının kullanım ispatı talep edilmeyen ... sayılı markası ile ... sayılı başvuru markası arasında SMK md. 6/1 kapsamında emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmiş olmasına rağmen; markaların esas unsurları itibarıyla görsel, işitsel veya kavramsal olarak bütünsel genel izlenimde yeterince uzaklaştığı ve 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesinin oluşmayacağı, Davacının fiili markasal kullanımının ispatı talep edilen “...” esas unsurlu ibareli ... sayılı markasının “Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi.” bakımından yani genel olarak “laboratuvar hizmetlerinde” kullanımının ispatlandığı, “Laboratuvar hizmetlerinde” kullanım ispatı gerçekleşmiş olan ibareli ... sayılı davacı markası ile ... sayılı ibareli başvuru markasının görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan yarattıkları bütünsel izlenim itibarıyla yüksek düzeyde benzer olduğu, Kullanım ispatı talep edilen ve “laboratuvar hizmetlerinde” kullanım ispatının gerçekleşmiş olduğu davacının ... sayılı ibareli markası ile ibareli ... sayılı başvuru markasının görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan yarattıkları bütünsel izlenim itibarıyla yüksek düzeyde benzer olmalarına rağmen, başvuru markasının tescil başvurusu kapsamından çıkartılmayan mal ve hizmetlerinin; 35. Sınıf kapsamında “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” olduğu göz önüne alındığında, davacının markasını fiilen kullandığını ispatladığı hizmetler ile başvuru markasının kapsadığı hizmetlerin aynı veya benzer olmaması dolayısıyla; SMK md.6/1 bakımından iltibas ihtimalinin bulunmadığı, ... kararı neticesinde başvuru markasının kapsamında kalan 35. Sınıf hizmetleri davacının kullanım ispatını sağladığı hizmetlerle aynı veya benzer olmadığından, kurum işlem dosyasına göre SMK 19/2 maddesi kapsamına göre yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu, SMK md. 6/5 kapsamında; Davaya konu marka başvurusunun yapıldığı 25.09.2023 itibarıyla Davacının “...” markasının “refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanan tanınmış bir marka olduğu/tanınmışlık düzeyinin korunduğu” ispatlanamadığı, SMK’nun m. 6/6’nin koşullarının bulunmadığı, Davacının SMK md. 6/9 Kötü niyet iddialarına ilişkin Takdirin Sayın mahkemeye ait olduğu, ... ... sayılı kararının iptali koşullarının oluşmadığı" şeklinde ifade edilmiştir.Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.GEREKÇE:Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait kullanım ispatına tabi olmayan (... ) sayılı " .... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu; davacı markasındaki labs ibaresi ön sırada ve baskın olarak yazıldığından karşılaştırmada "..." ve " labs" ibareleri esas alındığı;Diğer yönden dava konusu edilen markanın kapsamında bırakılan 35. Sınıfa konu “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.”nin davacı markası kapsamında aynen yer aldığından (rapor sayfa 6 daki tablo) emtia benzerliği de oluştuğu;İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının"..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının kullanım ispatına tabi olmayan (... ) sayılı " .... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı , her iki taraf markasında bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının (... ) sayılı " .... " ibareli tescilli markası arasında 35.nci sınıftaki hizmetlerde işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceği bu açıdan taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih .... sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.)Diğer yönden davacının diğer itiraz mesnedi markası olan (...) sayılı "...."ibareli markası ( ... iptalinde SMK 19/2 maddesindeki def'i açısından “laboratuvar hizmetlerinde” kullanımının ispatlandığı anlaşılsa da / hükümsüzülük talebi açısından ise kapsamındaki tüm hizmetler açısından) ile Davalının "..." ibareli marka başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunmakla birlikte davacı markasının kapsamındaki emtialar 42.nci sınıfta olup davalı başvurusunda bırakılan 35.nci sınıftaki emtialarla aynı/benzer/ilişkili ve bağlantılı olmadığından (rapor sayfa 12 deki tablo) bu marka açısından SMK 6/1 maddesindeki koşul oluşmadığı;Ayrıca SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;Davacı tarafın "..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı;Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;Ancak bu durumlar var olan iltibası ortadan kaldırmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın KABULÜNE ,2-Dava konusu .... sayılı ... kararınını iptaline 3-Dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden Hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar harcının davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,6-Davacının yaptığı; 16.000,00-TL bilirkişi ücreti, 595,00-TL tebligat ücreti olmak üzere toplam 16.595,00 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı firma yetkilisinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 09/03/2026Katip .... E imza Hakim ....E imza