Şirket karar defterlerinin eski mali müşavirde kaybolması sebebiyle istenen zayi belgesi talebinin, basiretli tacir özeni gösterilmediğinden ve mücbir sebep niteliği taşımadığından mahkemece reddi.
Özet: Davacı, şirkete ait 2014-2017 hesap dönemleri karar defterlerinin eski mali müşavirde kaybolduğunu ve şirketin hukuken tasfiyesi için zayi belgesi gerektiğini ileri sürerek Türk Ticaret Kanunu 82/7 uyarınca talepte bulunmuş; ancak mahkeme, tacirin defterleri muhafaza etme konusunda basiretli davranma ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, defterlerin şirket merkezinde bulunmamasının ve mali müşavirde kaybedilmesinin yasanın aradığı yangın, su baskını, hırsızlık gibi mücbir sebep kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek, zayi belgesi verilmesi şartlarının oluşmadığına hükmetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1649 Esas
KARAR NO : 2026/754
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : 16/07/2026
KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'un ... Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde kayıtlı ...'nin kurucu ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirketin 19.08.2014 tarihinde kurulduğunu, ... hesap dönemlerine ait karar defterinin muhafaza edilmek üzere dönemin serbest muhasebeci mali müşavirine teslim edildiğini, şirketin 2017 yılında vergi dairesi tarafından resen terkin edilmesine rağmen ticaret sicili kaydının açık kaldığını, şirketin hukuken kapatılması için yapılan işlemlerde söz konusu karar defterinin ibrazının zorunlu tutulduğunu, eski mali müşavirin defteri teslim etmeyerek kendisini sürekli oyaladığını, daha sonra mali müşavirin mesleği bıraktığının öğrenilmesiyle defterin kaybolduğunun anlaşıldığını, defterin zayi olmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını, şirketin sicilde açık kalması nedeniyle haksız oda aidatı ve Bağ-Kur yükümlülükleri ile karşı karşıya kaldığını, bu durumun ekonomik ve hukuki mağduriyet yarattığını, şirketin hukuken tasfiyesinin sağlanması amacıyla güncel ve meşru bir hukuki yararın bulunduğunu belirterek ...'ne ait 2014-2017 hesap dönemlerine ait karar defterinin zayi olduğunun tespitine ve zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir.
TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıdaki düzenleme uyarınca tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler için zayi belgesi verilebilmesi, defter ve belgelerinin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunmasına, ayrıca zıyanın, tacirin iradesi dışında bir durum nedeniyle meydana gelmiş olmasına bağlıdır.
Talep eden, tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle korumakla yükümlü olduğu gibi, tacir olması nedeniyle basiretli davranma yükümlülüğü de bulunmaktadır. Bu yükümlülüğe aykırı davranılması durumunda zayi belgesi verilmesi istemini kabul etmek mümkün değildir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi ... E....K.) Mücbir sebep olarak tabir edebileceğimiz nedenlerle ortaya çıkan zayi hallerine mahsus olmak üzere mahkemece zayi belgesi verilir. Zayi belgesi verilmesi için tacirin kendisinden beklenen tüm özen ve dikkati göstermesine rağmen engel olamayacağı bir sebepten kaynaklanan ziya söz konusu olmalıdır. Yasada bu tür mücbir sebeplere örnek olarak yangın, su baskını, deprem gibi bir afet yahut hırsızlık halleri sayılmıştır. Elbette bu halleri yasada sayılan sebeplerle sınırlamak yasa koyucunun amacına uygun değildir. Ancak zayiye neden olan olgunun mahkeme denetimine açık bir biçimde ortaya konulması, bu durumun davacının saklama yükümlülüğüne aykırı davranışından ileri gelmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir.
Yargıtay'ın bu husustaki yerleşik kararlarına göre, zayi belgesi verilmesi için tacirin kendisine kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların gerektiği, tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi, ayrıca defter ve belgelerini şirket merkezinde bulundurması ve koruması için gerekli tedbirleri alması gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıda izah edilen yasal düzenlemeler ve 6102 sayılı TTK 82/7. maddesine göre, zayi iddiasının samimi ve inandırıcı olması, hayatın mutad cereyanına açıkça aykırı düşmemesi, mücbir bir sebebin olması, davacının basiretli bir tacir gibi gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerekmektedir.
İBAM 43. HD..... Esas ve ...Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; ticari defter, fatura ve belgelerin olağan saklama yerinde bulunması gerekmektedir. Davacının defter ve belgeleri mali müşavir ofisinde bulunmaktadır. Basiretli bir tacirin kural olarak ticari defter ve belgelerini işletme merkezinde muhafaza etmesi ve korunması için gerekli önlemleri alması gerekmekteyken açıklanan maddi olgular karşısında davacı tarafından defterlerin muhafazasında gerekli dikkat ve özenin gösterildiğinden söz edilemeyeceği, defterlerin bahsedildiği şekilde kaybolmasının mücbir sebep kapsamında da değerlendirilemeyeceği, davacının, dava konusu defterlerin muhafazası noktasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği ve yeterli muhafaza tedbirlerini almayarak kusurlu davrandığı, açıklanan nedenlerle TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi için gerekli koşulların somut olay açısından oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılarak, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Dosyaya yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iade edilmesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır