Ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, davalı vakfın tacir niteliğinde olmaması sebebiyle Asliye Ticaret Mahkemesi görevsizlik kararı verdi.
Özet: Davacı bir danışmanlık şirketinin, davalı vakfa karşı ticari hizmet sözleşmesinden doğan alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, mahkeme, vakfın kamu yararına çalışan ve gelirinin önemli bir kısmını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan yapısı gereği Türk Ticaret Kanunu uyarınca tacir kabul edilemeyeceğini tespit etmiş; bu nedenle, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren mutlak veya nispi ticari davalar kategorisine girmediğini belirterek, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğine hükmetmiştir.

T.C. ...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/150 Esas - 2026/429
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2026/150 EsasKARAR NO : 2026/429DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 20/02/2026KARAR TARİHİ : 12/06/2026GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 15/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Rea Danışmanlık Ltd.Şti. İle davalı ... Kül. Hiz. İlm. Sağ. Eğt. Arş. Kal.ve Day. Vakfı arasında 02.11.2020 tarihinde Danışmanlık Hizmeti Genel Sözleşmesi "Danışmanlık Sözleşmesi") akdedildiğini, 14.09.2020 tarihinde Müvekkil Şirket tarafından başvurusunun teslim edildiği belirtilen "Supporting Civil Society Dialogue Between EU and Turkey Grant Scheme (CSD-VI)" Projesi ile ilgili olarak davalı Vakıf hibe miktarı olarak 149.698,35 EURO hibe aldığını belirterek davanın kabulü ile Davalı Vakfın ...3. Genel İcra Müdürlüğünün 2026/943 E. Sayılı icra dosyasındaki borca itirazının iptali ile işbu icra takibinin devamına, haksız itiraz eden borçlu davalı Vakıf aleyhine alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı yana usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir. Dava, ...3. Genel İcra Dairesi'nin 2026/943 Esas sayılı dosyasına ilişkin icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Bu kapsamda, ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Üçüncü grup ticari davalar ise; yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.Kimlerin tacir sayıldığı konusunda 6102 sayılı TTK'nın 11 ve devamı maddesi hükümlerine göre değerlendirme yapılmalıdır. Tüzel kişiler 16. maddede düzenlenmiş olup; devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar (16/2). Bu düzenleme karşısında, davalı Türk Hava Kurumu'nun tacir olarak kabulü mümkün değildir.Davalı yanca cevap dilekçesine ekli davalı vakıfa ait 03277 nolu vakıf senedinin VAKFIN GAYESİ başlıklı 4.maddesinde ,davalı vakfın kamu görevi güttüğü ve aynı senedin 25.maddesinde ise vakfın elde ettiği gelirin %80 nini vakıf amaçlarını gerçekleştirmek amacıyla sarfedileceği düzenlendiğinden ,davalının tacir olmadığı ,eldeki davanın davalının ticari işletmesiyle ilgili de bulunmadığı anlaşılmıştır.Yukarıda açıklandığı üzere, davalı tacir niteliği taşımadığından, dava konusu da kanunda özel olarak düzenlenen hallere girmediğinden, 6102 sayılı TTK'nın 4/1 maddesi hükmünce, davayı ticari dava saymak ve Asliye Ticaret Mahkemesini görevli kabul etmek mümkün değildir. Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. (...BAM 31 HD 2020/279 e-2021/118k nolu ilamında da işaret edildiği üzere )Somut olayda; davaya bakmaya ...Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olması nedeni ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-Görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren tarafların iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ...NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/06/2026