5. Asliye Ticaret Mahkemesinin, mobilya sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ürün bedeli alacak davasını aktif husumet noksanlığı nedeniyle reddeden gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, yeni evinin mobilya işleri için davalıyla imzalandığını iddia ettiği sözleşme kapsamında, davalının işi eksik ve ayıplı tamamlaması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek ayıplı ürün bedelinin ve ayıp giderme masraflarının faiziyle tahsilini talep etmiş; ancak mahkeme, yapılan incelemede sözleşmenin davacı ile değil, başka bir şahısla imzalandığını, ödemelerin ve ihtarnamelerin de bu şahıs tarafından yapıldığını tespit ederek, davacının sözleşmenin devrine ilişkin bir beyanı bulunmaması nedeniyle davada aktif husumetinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş ve yargılama giderlerini davacı üzerinde bırakmıştır.

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/161 Esas - 2026/432

T.C.
...
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/161
KARAR NO : 2026/432
GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 23/02/2026
KARAR TARİHİ : 16/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/07/2026
Davacı tarafından davalı hakkında açılan alacak davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının satın aldığı yeni evin bir takım mobilya işleri için davalı ile 04/03/2024 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre davacının sözleşme bedelinin tamamı olan 4.250.000,00 TL'yi sözleşmede belirtilen şartlara uygun şekilde davalıya ödediğini, davalının sözleşmede belirtilen süre içerisinde işi tamamlamadığını, teslim ettiği ürünlerin bir kısmının ayıplı ve sözleşmeye aykırı olduğunu, ... 2. Noterliğinin 08/08/2024 tarih ve 18111 yevmiye nolu ihtarnamesi ile eksik ve ayıplı işlerin davalıya bildirildiğini ve ihtarnamenin tebliğinden itibaren 5 gün içerisinde eksik işlerin tamamlanmasının, aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiğini, davalının eksik ve ayıplı işleri tamamlanmadığını, ... 2. Noterliğinin 20/08/2024 tarih ve 18922 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek fazla ilişkin hakları saklı kalma üzere şimdilik 1.000,00 TL ayıplı ürün bedelinin ve ürünlerdeki ayıbın giderilmesi için yapılacak masrafların temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle dava konusu sözleşmenin davacı ile değil, ... isimli şahıs ile imzalandığını, davacı ile davalı arasında imzalanan yapı işlerine ilişkin sözleşme bulunmadığını, davanın öncelikle husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının iddiasını kabul edilse bile davalının işi 15/06/2024 tarihinde yaptığını, işin niteliği gereği yapılan işlerin göz önünde olduğu ve varsa ayıpın rahat şekilde tespit edileceğini, davacının oldukça uzun bir süre sonra 08/08/2024 tarihinde (yaklaşık 2 ay sonra) ihtar çektiğini ve ayıp ihbarında bulunduğunu, davanın Türk Ticaret Kanununun 23. maddesinin c bendi ile Türk Borçlar Kanununun 223. maddesinin 1. fıkrasındaki hak düşürücü sürede açılmadığını, davalının gerek sözleşmeye gerekse sözleşmeye ek olarak istenen ve bedeli davalı tarafından tahsil edilemeyen tüm işler kararlaştırılan şartlara uygun şekilde tamamen yerine getirdiğini savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ;
Davacı vekili dava dilekçesi ekinde ... ile davalı arasında imzalanan 04/03/2024 tarihli İş Sözleşmesi başlıklı sözleşmeyi, davacının keşideci, ...'in lehdarı olduğu çek fotokopilerini, gönderenin ... olduğu banka dekontunu ve ... tarafından davalıya gönderilen ihtarnameleri sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Dava, eser sözleşmesine göre davalının ediminin ayıplı etmesinden doğan ürün bedelinin iadesi ile ayıpların giderilmesi için yapılacak giderlerin karşılanması için açılan alacak davasıdır.
Davacı vekili 16/06/2026 tarihli celsede; Dava konusu taşınmazı davacı şirket adına kayıtlıdır şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın ev olduğunun belirtilmesi, dava dilekçesine ekli 04/03/2024 tarihli İş Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin ... ile davalı arasında imzalanması, davacının ödemesini dayandırdığı banka dekontunda gönderenin ... olması, davalıya gönderilen ihtarnamelerin gönderenin ... olması, davacı vekilinin 16/06/2026 tarihli celsede dava konusu taşınmazın davacı şirket adına kayıtlıdır şeklinde beyanda bulunması bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu sözleşmenin davacı ile davalı arasında değil, ... ile davalı arasında imzalanması, davacının bu sözleşmeye dayanmasına karşın Türk Borçlar Kanununun alacağı devri ve sözleşmenin devrine ilişkin beyanının olmaması, sözleşmede tarafın kim olduğu açık olduğundan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 124. maddesinin 3. fıkrasının uygulanması koşullarının oluşmaması göz önünde bulundurularak davanın aktif husumet noksanlığı nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın aktif husumet noksanlığı nedeni ile REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 2026 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/2-a maddesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 732,00 TL peşin harçtan mahsubu ile bu şekilde karar ve ilam harcı alındığından başka karar ve ilam harcı alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından yapılan 1 adet vekalet harcı 104,00 TL ve 1 adet vekalet pulu 164,00 TL olmak üzere toplam 268,00 TL yargılama giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
6-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesinin 2. fıkrasına göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 4600,00 TL arabuluculuk giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları gereğince davacıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve 345. maddesinin 1. fıkrası gereğince gerekçeli kararın tebliğinden başlayarak iki haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.16/06/2026