Denizli Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Hukuk Dairesi tarafından incelenen, hakem kararının iptali davasında tebligat usulsüzlüğü ve naylon fatura iddialarına ilişkin istinaf kanun yolu incelemesi.
Özet: Davacı, hakkında verilen Hal Hakem Heyeti kararının iptalini, usulsüz tebligat yapılması ve öğrenme tarihinin tebliğ tarihi sayılması talebiyle, ticari faaliyetin durduğu adrese gönderilen tebligatın geçersiz olduğunu belirterek açtığı davada, karara konu borcun dayanağı olan faturanın sahte olduğunu, piyasa fiyatının çok üzerinde bir bedelle düzenlendiğini, malın tarafına teslim edilmediğini ve bu konuda daha önce açılan bir davanın reddedilmiş olması nedeniyle kesin hüküm bulunduğunu ileri sürerek hakem heyeti kararının hem usul hem de esas yönünden kaldırılmasını talep etmektedir.

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 10/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/04/2026 tarihli ek karar
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVALILAR : 1 -...
DAVALI : 2 -...
DAVANIN KONUSU : Hakem Kararının İptali
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 10/09/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili aleyhine davalı ... İl Hal Hakem Heyetinine ... Gıda nak. Tarım İnç. Tur. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan başvuru ile ... Büyükşehir Belediyesi ... Toptancı halinde faaliyet gösteren ... gıdadan satışını yaptığı ürünlerin bedeli olan 266.141,06 TL'yi alamadığını beyan ederek tarafına ödenmesi için şikayetci olduğunu, Heyet tarafından müvekkili firmaya yazılan yazı usulsüz bir şekilde tebligat kanunu 21/2 gereği muhtarlığa tebliğ edildiğini, müvekkilinin ikamet adresi olmasına rağmen firma adresine tebligat gönderildiği, tebligat firmanın yaklaşık 3 ay kapalı olan adresinde muhtara tebliğ edildiğini, kararın bu şekilde kesinleştirildiğini, müvekkiline yapılan tebligatın Tebligat Kanununa aykırı olduğunu, zira müvekkilinin ikameti ile ticari faaliyette bulunduğu adresin farklı olduğunu, ayrıca sebze ve meyve, gıda işi yaptığından yılın belli zamanlarında Türkiyenin farklı illerinde iş bağlantıları yapmakta olup firmanın adresi olarak gözüken hal dükkanı 2-3 ay gibi kapalı kalabildiğini, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10.maddesinde tebligatın, muhatabın bilinen en son adresine yapılacağının belirtildiğini, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile eklenen aynı maddenin ikinci fıkrasında ise aynen “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmü getirildiğini, yani müvekkilinin kapalı olduğu sabit olan ... sebze hali No:181 ... /... adresinde tebligat yapılamadığı sabit olduğundan müvekkilinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilip ikamet adresi olan "...'' adresine tebligat yapılması gerektiğini, müvekkiline yapılan tebligatın Tebligat Kanunu uyarınca geçersiz olup öğrenme tarihinin 09.07.2025 tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi ve davanın süresi içerisinde yapıldığının tespiti amacıyla iş davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, ayrıca şikayete konu olan 09.04.2022 tarihli ... nolu faturada 14360 kilogram domates 18,35 TL'den müvekkiline fatura edildiğini, o tarihte sebze fiyarları listesinde domatesin 10 TL olmasına rağmen faturada 18 TL yazıldığını, bu fiyat farkı dahi faturanın sahte olarak düzenlendiğini, müvekkilinin hiçbir şekilde böyle bir mal almadığını, sözkonusu fatura müvekkilinin sistemine düştüğünde 11.05.2022 tarih ve ... numaralı fatura ile iade faturası kestiğini, yani malın taraflarınca alınmadığının resmi belgelerle sabit olduğunu, hattı zatında malın taraflarına gönderildiği yada teslim edildiğine dair hiçbir belge olmadığını, ne irsaliye ne nakliye ne de teslim belgesinin bulunmadığını, bu nedenle takibe konu borcu kabul etmediğini, takibe konu fatura naylon fatura olarak tabir edilen bir fatura olduğunu, böyle bir malın müvekkile girişi olmadığını, kaldıki kayıtlarımızda çıkışı da olmadığını, yine müvekkil o deönem uzunca bir süre hal dükkanı kapalı kalmış ve alım satım yapılmadığını, müvekkilinin kayıtlarında hiçbir işlem yapılmadığını, şikayetçi davalının naylon fatura düzenleyip resmi mercileri aracı kılarak takibe koyması nedeniyle ayrıca suç duyurusunda bulunduğunu, ... Asliye Ticaret mahkemesinin ... Esas ... karar sayılı kararı ile davalının hakkında açmış olduğu davanın reddedildiğini, bu konuda bir yargılama yapılmış olup derdestlik itirazı olduğunu, kesin hükmün olduğunu, aynı konuda ikinci bir başvuru yapılmasının yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle hakem heyeti kararının iptali gerektiğini, bu nedenlerle; ... İl Hal Hakem Heyetinin 01.10.2024 tarih ... karar no'lu haksız ve hukuka aykırı kararın kaldırılmasını, Hakem heyeti kararının icrasının durdurulmasına ilişkin olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ayrıca müvekkiline yapılan usulsüz tebliğ nedeni ile iptali istenilen kararın öğrenme tarihi olan 09.07.2025 tarihinin tebligat tarihi olarak düzeltilmesi ile süresinde davayı açtıklarının kabulünü, davalı tebligatın usulsüz olduğunu kabul ederek ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açtığını, davada karar verildiğini ve malların taraflarından alınmadığının sabit olduğunu, bu nedenle derdestlik ve kesin hüküm nedeniyle hakem heyeti kararının iptalini, mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iptali istenen hal hakem heyeti kararının tebliğ tarihinin 19/10/2024 olduğu eldeki davanın ise 11/07/2025 tarihinde açıldığı, davanın 5957 sayılı Kanun'un 10/5 maddesi hükmünde belirtilen hak düşürücü süre içersinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın reddi kararına karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, Mahkemenin 27/04/2026 tarihli ek kararı ile; davacı vekilinin istinaf dilekçesinin kesin karara yönelik olduğu gerekçesiyle istinaf dilekçesinin reddine dair ek karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesi ve ek karara karşı istinaf dilekçesinde ; dava dilekçesini aynen tekrar etmiş, haklı istinaf taleplerinin kabulünü, yerel mahkeme ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 11.03.2026 tarih... Esas ... Karar Sayılı hak düşürücü süreden red kararının bozulmasını ve davanın esasına girilerek incelenmesini, ayrıca istinaf talepleri kararının kesin olduğundan bahisle reddine yönelik karara istinaf taleplerinin kabulünü, ... İl Hal Hakem Heyetinin 01.10.2024 tarih...karar no'lu haksız ve hukuka aykırı kararın kaldırılmasını ,Hakem heyeti kararının icrasının durdurulmasına ilişkin olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ayrıca müvekkiline yapılan usulsüz tebliğ nedeni ile iptali istenilen kararın öğrenme tarihi olan 09.07.2025 tarihinin tebligat tarihi olarak düzeltilmesi ile süresinde davayı açtıklarının kabulünü, davalı tarafın tebligatın usulsüz olduğunu kabul ederek ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açtığını, davada karar verildiğini ve malların taraflarından alınmadığının sabit olduğunu, bu nedenle derdestlik ve kesin hüküm nedeniyle hakem heyeti kararının iptalini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, hal hakem kararının iptali istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; hak düşürücü süre içerisinde açılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, ilk derece mahkemesince kararın kesin olduğu gerekçesiyle istinaf dilekçesinin HMK 346/1 maddesi gereğince reddine dair verilen ek karara karşı davacı tarafça süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
5957 sayılı Kanun'un 10/5. maddesine göre Hal Hakem Heyetinin karar tarihi olan 01/10/2024 tarihi itibariyle değeri 616.278,55 TL'nin altında bulunan uyuşmazlıklarda, hal hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar ilam hükmündedir. Bu kararlar 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar, bu kararlara karşı on beş gün içinde hal hakem heyetinin bulunduğu yerde ticarî davalara bakmakla görevli Asliye Ticaret Mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, hal hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hâkim, hal hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Hal hakem heyeti kararlarına yapılan itiraz üzerine Asliye Ticaret Mahkemesi'nin vereceği karar kesindir.
Sonuç olarak, hal hakem heyeti tarafından verilen karara karşı yapılan itiraz üzerine Mahkemece verilen karar kesin nitelikte olduğundan ve buna dair mahkemenin 27/04/2026 tarihli ek kararı yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5957 sayılı yasanın 10/5 ve HMK'nın 352.maddesi uyarınca usulden reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2026 tarih, ... Esas... Karar sayılı ek kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5957 sayılı yasanın 10/5 ve HMK'nın 352.maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.10/09/2026
...
Başkan...
Üye...
Üye...
Katip...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.