İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde kasko poliçe iptali sonrası prim iadesi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Davacı taraf, araç satışından sonra iptal edilen genişletilmiş kasko poliçesi için davalı sigorta şirketinden ödenmesi gereken prim iadesinin yapılmaması üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken, davalı ise davanın zamanaşımına uğradığını, düzenleyici kurum kararları nedeniyle ödeme yapma yetkisinin kısıtlı olduğunu, temerrüdün söz konusu olmadığını ve faizin ancak dava tarihinden itibaren işleyebileceğini savunarak davanın reddini ve karşı tarafa tazminat ödenmesini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/107 Esas
KARAR NO : 2026/711 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/02/2026
KARAR TARİHİ : 09/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... Şirketi arasında düzenlenen sigorta poliçesi kapsamında,...plakalı aracın 19.06.2025 tarihinde satılması üzerine düzenlenen 24.06.2025 tarihli Ticari Genişletilmiş Kasko Satıştan İptal Ek Belgesi uyarınca ödenmesi gereken 16.387,80 TL tutarındaki prim iadesinin davalı tarafından gerçekleştirilmediğini, alacağın tahsili amacıyla ... 22. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafın 12.09.2025 tarihinde haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, taraflar arasında zorunlu arabuluculuk sürecinin 15/12/2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı tarafın borcunun ek poliçe ve Noter satış belgeleri ile sabit ve likit olduğunu, davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, alacağa 24.06.2025 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle ... 22. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın likit olması ve davalının haksız itirazı sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından müvekkil sigorta şirketi aleyhine ... 22. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasında başlatılan ilamsız takibe yapılan itirazın ardından açılan itirazın kaldırılması davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın öncelikle zamanaşımı süresi nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun ...tarihli ve ... sayılı kararı uyarınca tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin kaldırıldığını, bu nedenle ödemeler konusunda kamu otoritesinin izni dışında karar alma yetkisi bulunmadığını, talep edilen tutarın SEDDK'ye sorulması gerektiğini, müvekkil şirketin herhangi bir temerrüdü söz konusu olmadığından faiz sorumluluğunun bulunmadığını, aksi kanaatte olunması durumunda dahi ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, poliçelerin yargılama süresince yürürlükte kaldığını ve sigortalının korumadan yararlandığını, bu sebeple prim iadesinin karar tarihi esas alınarak hesaplanması gerektiğini, gerçek zarar ilkesi doğrultusunda denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacının kötü niyetli olarak takip başlattığını belirterek davanın esastan reddini, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf, ... plakalı aracın davalı tarafından kasko poliçesi ile sigortalandığını, aracın daha sonra 3. Kişiye satılması sebebiyle 24/06/2025 tarihinde kasko poliçesinin iptal edildiğini, davalıya ödemiş olduğu primden aracın satımından sonraki günleri kapsayan primlerin iadesinin gerektiği fakat davalı tarafından primlerin iade edilmemesi sebebiyle davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
... 22. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının dosyamız davacısı ... Tic. Ltd. Şti, borçlunun dosyamız davalısı ... Sigorta AŞ. Olduğu, alacağın kasko iade bedeli ve işlemiş faiz olmak üzere 17.712,51 TL olduğu anlaşılmıştır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda, ispat külfeti davacı taraf üzerinde olup, davacı taraf, davalıdan alacaklı olduğunu ispat etmek durumundadır.
Davacı şirkete ait ... plakalı aracın davalı tarafından yapılan kasko poliçesinin 24/06/2025 tarihinde satış sebebiyle iptal edildiği ve aracın ... 2. Noterliğinin... tarihli sözleşmesi ile davadışı 3. Kişiye satılmış olduğu görülmüştür.
Davalı taraf zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de davacının aracına ait poliçenin 24/06/2025 tarihinde iptal edildiği anlaşılmakla davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmış ve zamanaşımı itirazı reddedilmiştir.
Sigortacı bilirkişiye tevdii ile; tüm dosya kapsamı üzerinde inceleme yapılıp, davacının davalıya ödemiş olduğu sigorta primlerini, sigortaya konu aracı satması sebebiyle satım tarihinden sonraki kısmı davalıdan geri talep etmesi sebebiyle davacının davalı aleyhine başlattığı ... 22. İcra Dairesi'nin ... E.sayılı dosyasında haklı olup olmadığı ve davacının davalıdan icra takibine konu ettiği alacağının olup olmadığı hususunda rapor düzenlemesi istenilmiş ve bilirkişi dosyaya sunduğu raporda; Davalı ...A.Ş. tarafından Davacı ...Şti.'ye ait ... plakalı araç için düzenlenen ... nolu “Ticari Genişletilmi; 'nin, aracın 19.06.2025 tarihinde satışının yapılması sonucu “Menfaat Sahil nedeniyle iptal edilebileceği; davacının, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen satıştan iptal ekbelgesinde işlemeyen gün sayısına göre belirlenen 16.387,80TL brüt prim iade tutarı kadar alacağının olduğu, Davalı ... A.Ş. tarafından 16.387,80TL alacak tutarının sigortalısı Davacı ...Ltd. Şti.'ye ödenmesi gerektiği yönünde rapor ibraz etmiştir.
Davacı ve davalının anlaşarak davacının ... plakalı aracın davalı tarafından yapılan kasko poliçesinin 24/06/2025 tarihinde satış sebebiyle iptal edilmesi sebebiyle davacının geri iadesi gereken prim alacağına kasko poliçesinin iptal tarihi olan 24/06/2025 tarihinden itibaren ticari faiz talep edebileceği anlaşılmakla davanın kabulü ile, davalının ... 22. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 16.387,80 TL asıl alacak,1.324,71 TL işlemiş faiz olmak üzere 17.712,51 TL üzerinden devamına, asıl alacak 16.387,80 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 oranındaki 3.277,56 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, Davalının ... 22. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 16.387,80 TL asıl alacak,1.324,71 TL işlemiş faiz olmak üzere 17.712,51 TL üzerinden devamına, asıl alacak 16.387,80 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, asıl alacağın %20 oranındaki 3.277,56 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.209,94 TL harçtan başlangıçta alınan 732,00TL'nin mahsubu ile bakiye 477,94 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL peşin harç ve 732,00 TL başvuru harcının davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 8.630,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre 17.712,51 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
7-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/09/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
09/09/2026 tarihli kısa kararın hüküm kısmında son paragraf ile "Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
" şeklinde karar verildiği, verilen karardaki maddi hata düzeltilerek son paragraf hükmünün "Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.
" şeklinde maddi hatanın düzeltilmesine karar verilmiştir. 09/09/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır