Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, marka tescil başvurusunun reddine ilişkin YIDK kararının iltibas ve öncelikli kullanım iddialarıyla iptali davası.
Özet: Davacı, kendi "..." markasının 09 ve 42. sınıflarda tescili için yaptığı başvurunun, davalı firmanın "..." markasıyla iltibas riski gerekçesiyle YIDK tarafından reddedilmesi kararının iptalini talep ederken, markayı 2009dan beri tescilsiz kullandığını ve gerçek hak sahibi olduğunu iddia etmektedir; davalılar ise markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerliği ile aynı mal/hizmet sınıflarında yer alması nedeniyle karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu ve red kararının hukuka uygun olduğunu savunmaktadırlar.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/453 Esas - 2025/310

T.C.
ANKARA
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
Esas No : 2024/453
Karar No : 2025/310
....
Dava : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali
Dava Tarihi : 26/10/2024
Karar Tarihi : 17/09/2025
Gerekçeli Kararın
Yazıldığı Tarih : 22/09/2025
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkilleri firma tarafından 09 ve 42 nice sınıfları yönünden marka tescili için 24.06.2022 tarihinde ....başvuru numarası ile başvuruda bulunulduğunu, davalı firmanın işbu başvurunun yayımına SMK 6/1, 6/5 ve 6/6 hükümlerini gerekçe göstererek itiraz ettiğini, itirazın SMK m.6/1 yönünden davalı firmanın (hukuka aykırı tescil edilen) ....” ibareli marka gerekçe gösterilerek kabul edildiğini, kararının iptali için davalı kurum bünyesinde yer alan .... başvuruda bulunulduğunu, hukuka aykırı şekilde müvekkilleri firmanın itirazlarının reddedildiğini, müvekkilleri şirketin 06.07.2009 tarihinde kurulduğunu, müvekkilleri şirketin kurulduğu tarihten itibaren “....” markası ile savunma sanayi alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkilleri şirketin markayı 2009 tarihinden itibaren tescilsiz kullanmakta olduğunu, markanın gerçek hak sahibi olduğunu, buna rağmen davalı kurumca davalı firmanın hukuka aykırı olarak tescil edilen ve hali hazırda hükümsüzlüğü için dava ikame edilmiş ... sayılı “...” ibareli markası ile karıştırılma ihtimali gerekçe gösterilerek tescil talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı firma ve kurum aleyhine kurum kararının iptali ve davalı firmanın....” markasını kurulduğu tarihten itibaren 09 ve 42 nice sınıfları yönünden Türkiye’de süreklilik arz eder biçimde ve ticari etki oluşturacak şekilde kullandığını, müvekkillerinin ticari faaliyetleri kapsamında “...” ibaresini marka hukukuna özgü bir şekilde kullandığının sabit olduğunu, gerek fatura başlıkları, gerek proje kodları gerek diğer delillerde yer alan “...” ibarelerinin müvekkilleri firmanın markasal kullanımını gözler önüne serdiğini ifade ederek, ... sayılı kararının iptaline, başvuru markasının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili cevaplarında özetle; somut olayda davacının başvuru markası ile diğer davalının itiraz konusu markasının ortalama düzeydeki tüketiciler nezdinde karıştırılabilecek derecede benzer olduğunu, ayrıca diğer davalının markası kapsamında yer alan hizmetler ile davacının marka başvurusu kapsamında yer alan hizmetlerin de aynı/aynı tür olduğunu, davacının başvuru markası ile diğer davalının itiraz konusu markasının, görsel, işitsel ve sesçil anlamda oldukça benzer olduğunu, her iki markanın okunduklarında dahi aynı tınıyı yarattığını, davacının dava konusu marka başvurusunda davalının markasındaki “...” ibaresinin birebir yer aldığını, markaların görsel ve işitsel yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle SMK 6/1 anlamında iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olduklarını, hal böyle olunca tüm bu hususlar dikkate alındığında söz konusu markaları yan yana gören ortalama tüketicilerin, anılan markaları kullananların aynı olduğu yanılgısına düşebileceklerini, davacının dava konusu markasını 09 ve 42. sınıflarda tescil edilmek istediğini, diğer davalının itiraz konusu markasının da 09 ve 42. sınıflarda tescilli olduğunu, bu nedenle iş bu markalar arasında iltibas tehlikesi doğacağını, markaların benzerliği ve kapsamlarında bulunan hizmetlerin de aynı/aynı tür oluşu sebebiyle .... tarafından verilmiş olan başvuru sahibinin itirazının reddi kararının da usul ve yasaya uygun olarak tanzim edildiğini ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevaplarında özetle; davacının “...” markasını 2009 tarihinden itibaren tescilsiz kullandığını ve markanın gerçek hak sahibi olduğunu iddia ettiğini, davacının bu yöndeki beyanlarının kabulünün mümkün olmadığını, ...’ın “...” markasını 9. ve 42. sınıflarda 04.10.2024 tarihinde .... tescil numarası ile tescil ettirdiğini, ...’ın “...” markası ile davacı ... Endüstriyel’in tescil ettirmek istediği “...” markasının birbirine benzer olduğunu ve tescil ettirmek istenilen 9 ve 42 Nice sınıflarının aynı olmasından kaynaklı, davacının 9 ve 42 sınıflardaki tescil talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu, ...’ın markası ile tescili talep edilen “... ....” ibareli marka başvurusunun ortalama tüketicide bıraktığı genel intiba bakımından ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, itiraza konu markada orijinallik ve özgünlük içeren esas ibarenin “...” ibaresi olduğunu, bu nedenle itiraza konu markanın tüketici nezdinde kullanılırken veyahut anılırken doğrudan “...” markası altında anılacağını, ... markasının ana unsuru olan “...” ibaresine, davacının da aynı şekilde ana unsur olarak yer vermiş olması ve markaların aynı renkle yazılmış olmasının markalar arasında yüksek oranda benzerliğe sebep olduğunu, dava konusu marka ile ...’ın tescilli markası kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin birebir aynı olduğunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortada olduğunu, ...’ın “...” markası ile “... Endüstriyel” markası arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, ...’ın esas unsurunu oluşturan “...” ibaresine davacı marka başvurusunda yer verilmiş olmasının kasıtlı bir benzerlik kurma çabası olarak görüldüğünü, “...” markasının tüketici nezdinde bilinirliği yüksek ve Türkiye’de tanınmışlık düzeyine ulaşmış bir marka olduğunu, dolayısıyla SMK’nın 6/5. maddesi kapsamında davacının “...” markasının ....’a ait “...” markasından haksız yarar sağlayacağını, markanın ayırt ediciliğine ve itibarına zarar vereceğini ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.
Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı,.... kararının yerinde olup olmadığı, davacının eskiye dayalı kullanım iddiasının yerinde olup olmadığı, davacı vekilinin birleştirme talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davacının ... sayılı "... endüstri" ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır.
Davaya konu....sayılı "... endüstri" ibareli marka için davacı tarafından 24/06/2023 tarihinde 09.(01-16) ve 42.(01-04).Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, .... tarafından, başvurunun yayımlanmasına karar verildiği, yayım üzerine, davalı şirket tarafından itiraz edildiği, davacı şirketin karşı görüşünün yer aldığı, ..., 09.06.2023 tarihli kararı ile itirazı KABUL ETTİĞİ, davalı yan itirazı ile ilgili olarak “(6/1) Benzerlik/Karıştırılma ihtimali – Haklı Bulunmuştur, (6/5) Tanınmışlık - Haksız Bulunmuştur, (6/9) Kötü Niyet - Haksız Bulunmuştur” ibaresine rastlandığı, ....." sayı ve ibareli marka açısından “Markanın ve kapsamındaki mal / hizmetin benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edilmiştir.” kaydının yer aldığı, karar üzerine davacı başvuru sahibi tarafından Kurum kararına itiraz edildiği, davalı yanın karşı görüşünün yer almadığı, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu, yapmış olduğu incelemede, ... sayılı kararı ile nihai olarak reddine karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Toplanan delillere, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava konusu marka ile davalı şirket markasının kapsadığı mal / hizmetlere bakıldığında, dava konusu marka kapsamında aynı/aynı tür ve benzer mal / hizmetler ile birlikte, kullanım amaçları, işlevleri ve birbirleri ile olan ilişkileri (alternatif veya tamamlayıcı olması) bakımından yapılan değerlendirmede, davaya konu markanın başvuruya konu edilen 09. ve 42. sınıfta yer alan mal / hizmetlerinin tamamının davalı şirket markalarının tescilli olduğu sınıflarda yer alan mallar / hizmetler ile aynı olduğu,
Davaya konu markada, 09. sınıfta yer alan mallar ile 42. sınıfa ait çeşitli hizmetlerin, söz konusu sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerin müşterilerinin çok farklı nitelikte olduğu, söz konusu malların belli bir özen gösterilmek sureti ile temin edilen ürünler oldukları, söz konusu sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerin büyük bir kısmının, bireysel kullanıcıdan çok işletmeler, kurumlar, laboratuvarlar, sanayi kuruluşları, okullar, üniversiteler ve/veya devlet kurumlarına hitap eden mallar veya hizmetler olduğu, görece düşük fiyatlı ürünler olan kablolar, lens kutuları, adaptörler ile birlikte daha yüksek kulaklıklar, büyüteçler, gözlüklerin ve diğerlerine göre daha yüksek fiyatlı mikroskoplar, bilgisayarlar, radar sistemleri, laboratuvar cihazlarını içerdiği, yanı nitelikte taraf markalarında yer alan hizmetlerin de görece yüksek düzeyde kabul edilmesi gerektiği, dikkat düzeyinin yüksek olarak kabul edilmesi gerektiği, zira mal ve hizmetlerin niteliği, süresi, teknik özellikleri, kullanım alanları ve kaliteleri için belli bir araştırma yapılması gerektiği, diğer taraftan müşteri / alıcı kitlesinin veya son tüketicilerinin birbirlerinden farklı yaş aralıklarında, çok farklı eğitim seviyesinden, çok çeşitli kesimden olabileceği anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, bir markanın diğer marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın ve/veya hizmetin hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır. Dolayısıyla, markaların hitap ettiği tüketici ya da kullanıcı dikkate alınmak suretiyle, markaların bu kişiler nezdinde karıştırılıp karıştırılmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yasada geçen “halk” tabiri amaca uygun şekilde “markayı taşıyan ürünlerin nihai tüketici kitlesi” olarak anlaşılmalıdır”. Benzerlikte görüşüne başvurulacak kişi markalı ürünün yöneldiği hedef kitleye mensup/makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatla değerlendirme yeteneğine sahip kişinin değerlendirmesidir.
Yasada geçen “halk” tabiri amaca uygun şekilde “markayı taşıyan ürünlerin nihai tüketici kitlesi” olarak anlaşılmalıdır”. Benzerlikte görüşüne başvurulacak kişi markalı ürünün yöneldiği hedef kitleye mensup/makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatla değerlendirme yeteneğine sahip kişinin değerlendirmesidir. İlgili tüketici belirlenirken “ortalama tüketicinin dikkat düzeyinin mal veya hizmetlerin kategorisine göre çeşitlilik gösterdiği de akılda tutulmalıdır” (.... Çekişmeli malın ortalama tüketicisinin zihnindeki marka algısı da bu nedenle değerlendirmede dikkate alınmıştır.
Bütün bu hususlar uyarınca; iltibas ihtimali varlığının ilk şartı olan malların / hizmetlerin aynılığı / benzerliği kriterinin, somut uyuşmazlık açısından, dava konusu markanın, yukarıda listelenen / dava konusu edilen mal ve hizmetleri açısından sağlanmış olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu marka ile davalı markası arasında aynı nitelikte mallar / hizmetler bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraf markalarına bakıldığında, kelime unsurları içerdikleri, davaya konu markanın kendine özgü yazı karakterine sahip olduğu, davaya konu markanın “... endüstri” ibaresini, davalı markasının ise “...” ibaresini içerdiği, taraf markalarında ortak “...” ibaresinin bulunduğu, anlamının ise “antik bir ... şehri” olduğu, davaya konu markada “endüstri” ibaresinin yer aldığı, sanayi ile aynı anlama gelen “endüstri” ibaresinin markada yan unsur olarak kabul edilmesi gerektiği, bu hali taraf markalarında esas unsurun aynı olduğu, söz konusu ortak ibarenin “...” şeklinde okunacağı, görsel olarak yapılan değerlendirmede ise her iki taraf markasının da kelime unsuru içerdiği, beyaz zemin üzerine siyah/gri tonlarda kelimeler kullanılarak tescile konu edildikleri, davaya konu markanın iki satıra gelecek şekilde, üstte daha büyük olacak şekilde “...” ibaresini, altta ise daha küçük boyutta “endüstri” ibaresini içerdiği, davalı şirket markasının ise tek satıra gelecek şekilde “...” ibaresinden oluştuğu anlaşılmıştır.
Anlamsal / kavramsal, fonetik, görsel olarak bütünsel değerlendirmeye esas olması hususu dikkate alındığında; taraf markalarında öne çıkan unsurun kelime unsurları olduğu, kelime unsurlarda esas unsurun ortak “...” ibaresi olduğu, markaları birbirlerinden ayıracak başka bir unsurun bulunmadığı, bu hali ile taraf markalarında yer alan işaretlerin karıştırılma ihtimali yaratacağını değerlendirilmiştir.
İşaretler arasındaki benzerlik değerlendirmesi, markanın türüne, yani şekil markası, sözcük markası, ses markası veya bunların karması olup olmamasına göre birçok farklı faktör açısından yapılacak değerlendirmeye bağlı olarak tespit edilebilmektedir. Benzerliğin tespiti, markanın türüne göre farklı unsurları esas almayı da gerektirebilmektedir. Neticede, somut olayda, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, tüketici işlemi ya da tüketiciye yönelik uygulamaların her aşamasında makul düzeyde bilgiye sahip olan gerçek veya tüzel kişi tüketici açısından taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı görmesi halinde, bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Gerçek Hak Sahipliği / Öncelik Hakkı Açısından Değerlendirme;
Davacı yanın dosyaya sunmuş olduğu delillere bakıldığında,...yıllarında düzenlenen..” Uluslararası Havacılık ve .... fuarına katıldıkları, bilirkişi heyet raporundaki görsellerden de görüldüğü üzere, “...” ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, .... tarihli ürün görsellerinde “...” ibaresinin yer aldığı, şirkete ait faturalara bakıldığında, iki ayrı belge içerisinde çeşitli fatura örnekleri ile davacı şirketin kuruluştan günümüze kesmiş olduğu faturalara ait listenin yer aldığı, bir kısım fatura örneklerinde satılan malın / verilen hizmetlerin okunamadığı, “...” ibaresine rastlanamadığı, diğer taraftan söz konusu faturalarda, şirket unvanın yer aldığı, söz konusu faturalarda “...” ibaresinin şirketin ticari unvanın ayırt edici bölümü olması yanında diğer ibarelerden daha büyük olarak yazıldığı, bu hali ile markasal kullanım olarak değerlendirilmesi gerektiği, kalan faturalarda ise söz konusu markasal kullanımın bulunmadığı, söz konusu faturalara konu mal / hizmetlerde de “...” ibaresi bulunmadığı için söz konusu belgelerin markasal kullanıma esas alınamayacağı, diğer taraftan, itiraza mesnet marka olan.... sayılı “...” markasının başvuru tarihi olan 8.02.2022 tarihinden sonraki bilgi ve belgenin de değerlendirmede dikkate alınmayacağı değerlendirilmiştir.
Davalı şirket tarafın sunulan belgelerine bakıldığında ise “...” markasının 2021 yılından beridir “Akıllı Şehir İzleme ve Yönetim Sistemi” isimli ürününde kullandığı,
Davacı yanın, “...” ibaresini, 2015 yılından beridir ticari hayatta eylemli olarak kullandığı, söz konusu kullanımların, bilgisayar yazılımları, tasarım hizmetleri, vinç, presler arası transfer sistemi, servo valf, torna ünitesi, test hizmetleri, kaynak sistemi için kullanıldığı anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, önceye dayalı kullanım hakkı sahibi olduğunu iddia eden kişi bu iddiasını ispat edebiliyorsa, başkalarının marka tescil başvurularına itiraz ederek o markanın tescil edilmesini engelleyebilmektedir. Diğer bir deyiş ile gerçek hak sahipliği, ancak markasının aynısını ya da tefrik edilemeyecek kadar benzerini, her nasılsa marka olarak tescil ettiren kimseye karşı ileri sürülebilmektedir, markasını eylemli olarak kullanana ikinci bir tescil hakkı vermemektedir. Uygulamada da kabul edildiği üzere, davacı yanın gerçek hak sahipliği iddiasının dava konusu başvurusu açısından SMK m. 6/1 maddesi kapsamındaki tescil engelinin aşılması için, bu yöndeki iddiaları doğru dahi olsa, geçerli bir gerekçe olmayacağı, zira gerçek hak sahipliği karinesinin tescil engelini aşmayı sağlar bir sonucu hak sahibine vermediği, kısaca tescilde öncelik ve teklik ilkesi gereği mükerrer marka tescillerine izin verilmeyeceği kabul edilmektedir. Her ne kadar davacı yan, davalı yanın itirazına dayanak markası açısından .... sayılı ilamı). Aynı doğrultuda, bir marka, hükümsüzlük davası sonucunda verilen kesinleşmiş bir hükümsüzlük kararı ile hükümsüz kılınmadıkça, sahibine tüm yasal hakları sağlamaktadır. Bu haklar içerisinde kendisinden sonra gelen tescil başvurularına itiraz etme hakkı da bulunmaktadır.
Neticede, bilirkişi raporu, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından;
Davaya konu ... sayılı markanın, tescili talep edilen / dava konusu edilen 09. ve 42. sınıftaki mal ve hizmetlerinin tamamı, davalı yanın itirazına mesnet markasında yer alan mallar ve hizmetler ile aynı nitelikte olduğu, davacı şirket markası ile davalı şirketin itiraza dayanak markası arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu, mevcut durum itibari ile davacı yanın eylemli kullanımının bulunduğu, söz konusu kullanımların yeni bir tescil hakkı tanımadığı, davacıya davalı markası için hükümsüzlük davası açma hakkı tanıdığı, ....kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Davanın Reddine,
Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 187,80.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Davalı kurum ve davalı şirket kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.17/09/2025
Kâtip Hâkim ....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır