Trafik kazası sonucu kamuya ait trafik lambasında oluşan hasarın, zorunlu mali sorumluluk sigorta sözleşmesine dayanarak rücuen tazmini ve davalı sigortacının ödeme savunması.
Özet: Bir idare, tek taraflı trafik kazasında hasar gören trafik lambası için sigorta şirketinden tazminat ve faiz talep eden bir dava açmış, davacı sigorta şirketinin temerrüde düştüğünü ileri sürerken, davalı ise dava açılmadan önce hasar bedelini ödediğini belirterek davanın konusuz kaldığını savunmuştur; mahkeme ise bilirkişi raporunda sürücünün tam kusurlu olduğunu ve hasar miktarını kabul etmiş, ancak temerrüt tarihi ve faiz hesabındaki hataları tespit etmiştir.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/731 Esas - 2026/250

T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/731 Esas
KARAR NO : 2026/250
HAKİM : ....
KATİP : .....
DAVACI : ......
VEKİLİ : Av.....
DAVALI :....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 25/09/2025
KARAR TARİHİ : 31/03/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.01.2025 tarihinde tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili İdarenin yetki ve sorumluluk alanı içerisinde bulunan .... nolu trafik lambası hasar gördüğünü, kaza tarihi itibariyle davalı kazaya sebebiyet veren ....plakalı aracın KTK-ZMMS sigortacısı olduğunu, Davalının, müvekkili İdarenin zararlarından müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kazanın .... plakalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, davalının hasar bedeli olan 6.186,73 TL’den sorumlu olduğunu, kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi temerrüde düştüğünü, kaza nedeniyle müvekkili idarenin sorumluluk alanı içerisinde bulunan .... nolu trafik lambasındaki (trafik sinyalizasyon sistemi) hasar bedeline mahsuben şimdilik 6.186,73 tl TL’nin temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacın talebi zaman aşımına uğramış olup davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin işbu kaza ile ilgili davacı tarafın zararını karşıladığını, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sorumluluğunu yerine getirdiğini, 21/08/2025 tarihinde 6186,00 TL ... .... Başk. Hasar Tazminatı ödemesi, yapıldığını, söz konusu ödemenin dava tarihi olan 25/09/2025 tarihinden önce yapıldığını, davanın konusuz kaldığını, davacının tazminat taleplerinde talep edebileceği faizin yasal faiz olduğunu, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddini, Esasa girilmesi durumunda davanın esastan reddini, tüm haksız istemler ile, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Trafik kazası tespit tutanağı,
-Hasar tespit tutanağı,
-Poliçe ve hasar dosyası,
-ödeme dekontu,
-Bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; trafik kazası nedeniyle meydana gelen zararın kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen aracın trafik sigortacısından ZMMS'ye dayalı olarak tazmini istemine ilişkindir.
Davacı özetle; 17/01/2025 tarihinde davalıya sigortalı ... plakalı aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda davacının sorumluluğundaki trafik lambasının(aydınlatma direği) zarar gördüğünü ileri sürmüş, davalı sigorta şirketi özetle işbu kaza ile ilgili 21/08/2025 tarihinde davacıya 6.186,00 TL ödeme yapıldığı ve zararın karşılandığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
2918 Sayılı KTK'nın 91/1., 85/1., ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Bkz.Yargıtay HGK'nın 15.06.2011 Tarih ve 2011/17-142 E., 2011/411 K., 22/02/2012 Tarih ve 2011/17-787 E., 2012/92K. Sayılı ilamları) Bu anlamda bilindiği üzere; sigortanın sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmakla birlikte, sigorta, sürücü ve işleten meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludur.
Elektrik mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 28/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kaza olayında 06 E 3606 plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, hasar bedelinin 5.719,95 TL olduğu, alacak bedeli için 21/08/2025 ödeme tarihine kadar oluşan gecikme faizi bedelinin
699,56,-TL. olarak hesaplandığı, hususları belirtilmiştir.
Raporun gerek kusur tespiti gerekse zarar miktarı hesabı yönünden; olayın oluş şekline, kaza tespit tutanağına, dosya kapsamına uygun düştüğü görülmekle rapor hükme esas alınmıştır. Bununla birlikte aşağıda açıklanacağı üzere bilirkişi raporunda belirlenen zarar/hasar tutarı yerinde görülmüş ise de temerrüt tarihinin hatalı belirlendiği ve faiz hesabının isabetli olmadığı anlaşılmıştır.
Toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 17/01/2025 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacıya ait aydınlatma direği ve konsol malzemenin hasarlandığı, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın tamamen %100 oranında kusurlu olduğu, aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS(trafik sigortası) kapsamında sigortalı bulunduğu, poliçe limitinin 300.000,00 TL olduğu, zararın poliçe teminat limiti dahilinde kaldığı ve davalının zarardan sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce 21/08/2025 tarihinde 6.186,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre hasar tutarı 5.719,95 TL olup, davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya ilişkin alma haber kartında teslim tarihi yer almıyor ise de PTT sistemi üzerinden sorgulandığında teslim tarihinin 21/03/2025 tarihi olduğu görülmekle, kural olarak sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda temerrüde düşeceği ancak, davacının başvuru yazısında tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük atıfet süresi tanındığından bu süre dikkate alınarak neticeten davalının 06/04/2025 tarihinde temerrüde düştüğü görülmüştür. Temerrüt tarihinden, ödeme tarihine kadar (06/04/2025-21/08/2025 arası 137 gün için %24 üzerinden) işlemiş yasal faizi 515.27 TL olup yasal faiz hesabı uzmanlık gerektirmediğinden bu hususta ayrıca bilirkişi raporu alınmamıştır. Hal böyle olunca ödeme tarihi itibariyle davalının 5.719,95 TL hasar bedeli ve 515,27 TL işlemiş faizi toplamı 6.235,22 TL'den sorumlu olduğu, yapılan 6.186,00 TL'lik ödemenin mahsubu ile (TBK 100 nazara alınarak öncelikle ferilerden mahsubu ile) davacının bakiye 49,22 TL tazminat talep edebileceği anlaşılmakla bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Yapılan ödeme TBK 100. Maddesi uyarınca öncelikle ferilerden mahsup edileceğinden hüküm altına alınan tutara, temerrüt tarihinden itibaren ve kazaya sebebiyet veren aracın ticari niteliği bulunmadığından yasal faize hükmedilmiştir. Davacı yan her ne kadar davacının banka hesabına çok sayıda giriş çıkış olması nedeniyle ödemenin taraflarınca bilinmesinin mümkün olmadığını, davalının bildirimde bulunması gerektiğini bu nedenle yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, ödeme tarihi ile dava tarihi arasındaki zaman aralığı nazara alınarak bu iddiaya itibar edilmemiş, neticeten HMK'nın 326. Maddesi uyarınca yargılama giderleri tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 49,22 TL'nin temerrüt tarihi olan 06/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 117,50 TL tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.117,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre 40,71 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 5.076,79 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 49,22 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 6.137,51 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 4.600,00-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekili yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026
Katip .... Hakim ....
BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR