Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, gıda sektöründe görsel ve işitsel benzerlik sebebiyle iltibas yaratan markanın kısmi iptali davası.
Özet: Davacı, 1961den beri gıda sektöründe faaliyet gösteren ve özellikle bisküvi, kraker gibi ürünlerde tescilli, tanınmış markaları bulunduğunu belirterek, davalının başvurduğu markanın, davacıya ait markalarla görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik taşıdığını, hızlı karar veren gıda tüketicileri nezdinde iltibasa yol açarak kendi markalarının devamı veya serisi gibi algılanacağını, özellikle bazı mal ve hizmet sınıflarındaki örtüşmeler nedeniyle piyasada karışıklık yaratacağını iddia ederek, davalı markasının tescil kararının kısmi iptalini veya kısmi hükümsüzlüğünü talep etmektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/180 Esas - 2026/162
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A RESAS NO : 2025/180KARAR NO : 2026/162DAVA : Marka ... Kararı Kısmi İptali- Kısmi HükümsüzlükDAVA TARİHİ : 02/05/2025KARAR TARİHİ : 13/04/2026 Yazım Tarihi: 22/04/2026İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Kurulduğu 1961 yılından bugüne kadar özellikle; bisküviler, krakerler, gofretler, pastalar, tartlar, kekler ve sair ürünlerin imali, ithali, ihracı ve ticareti alanında faaliyet gösterdiğini, sadece ... ibaresi ile değil birçok başka ibarelerde markaları olduğu ve bu markaları da tüketici nezdinde bilinir, tanınır hale getirdiğini, ayrıca “...” markalarını da geliştirdiğini, yaygınlaştırdığını, “...” esas unsurlu markaları bilgilenmiş/nihai tüketici tarafından kendisi özgülendiğini, davalının marka başvurusunda melo ibaresinin sonunda yer alan “...” harflerinin marka başvurusunu farklı kılmaya özgün bir karakter katmasına yetmediğini, markaların kavramsal değerlendirilmesinde ise, dava konusu marka ile davacının “...” ibareli markalarının anlamsal olarak da ayniyet derecesinde benzerlik teşkil ettiğini, “...” markasının davacıya ait ... markasının ardışık markası veya ürün serisine ait yeni bir ürün izlenimi verdiğini, davacının, “...” asli unsurunu taşıyan markaları ile işbu dava konusu “...” markasının aynı tüketici kitlesine yöneldiğini, tüketici kitlesinin ise davalı şahıs marka başvurusunda tescili istenen sınıf ve emtialar yönünden uzun süre araştırma yapmayan, hızlı karar veren ve markalar arasında çağrışımlar yaparak beğenen, tanınan markaya benzer görülen markaları tercih eden kısacası algılama ve dikkat düzeyi düşük tüketicilerden oluştuğunu, davalı şahsın marka başvurusunda tescili istenen sınıflardaki emtialar gıda sektöründen emtiaları içerdiğini, bu emtialar üzerinde gerçekleşecek tercihler üzerinde uzun uzadıya araştırma yapılmasına gerek bulunmadığını, bir diğer ifade iletüketici kitlesinin zihninde yer alan iz, imaj ve marka benzerliklerini göz önüne alarak tercih de bulunduğunu, davalının markasının, davacının markaları ile işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik sebebiyle iltibas yarattığından davacının markalarının bir devamı ya da serisi olarak algılanacağını, ortalama tüketicinin hızlı gıda tüketicisi olduğu ve çoğunlukla çocuklardan oluştuğunu, bu durumda, ortalama gıda tüketicisi, gıda ürünlerinin tüketim amacının, nispeten daha ucuz olması, erişiminin oldukça kolay olması, tüketim aşamasında gerekli özenin gösterilmesinin beklenmemesi vb. nedenlerle dikkat düzeyi daha düşük ortalama tüketici bakımından iltibasın engellenebilmesi adına markalar arasındaki farklılığın da çok daha belirgin olması gerektiği, özellikle gıda emtialarını temsil eder nitelikte olan markalar arasındaki küçük benzerliklerin bile iltibasa sebebiyet verebileceği, Yargıtay kararları ve doktrin görüşünün de bu yönde olduğu, davacının tescilli ... markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer olan ... sayılı ve ... ibareli markasının ilanına yapılan itirazın incelemesi sonucunda, markalar benzer görülmüş ve ortak olan hizmetlerin çıkartılmasına karar verildiğini, bununla birlikte, itiraz edilen marka kapsamında kalan 35. Sınıf içindeki bir kısım ve 30. Sınıf malların varlığının, mevcut benzerlik nedeniyle iltibas yaratmaya devam ettiği, davacı adına tescilli olan ... markası ilgili tebliğin 30 ve 35. sınıfında yer alan mallar ve hizmetlerden oluştuğunu, ilanına itiraz edilen ... markası da yine ilgili tebliğin 01, 02, 07, 12 ve 35. sınıfında yer alan mallardan ve hizmetlerden meydana geldiğini, marka kapsamlarının karşılaştırılmasında 35. Sınıfta yer alan ortak hizmetler olduğunun görüldüğü, ortak olan bu hizmetlerin kapsam dışında bırakılmasının hukuka uygun ve doğru olduğunu, itiraz edilen ... markasında geçen 35. sınıfında yer alan diğer hizmetlerin, davacı adına tescilli olan ve itirazımıza gerekçe olarak gösterilen ... markalarında yer alan 30. sınıf mallarla yakından ilişkili olduğunu, bu durumun da tüketiciler açısından iltibasa neden olacağını, nitekim itiraz edilen markada geçen hizmetlerden özellikle 35. Sınıfın, içinde 30. Sınıfta yer alan özellikle “Bisküviler, çikolatalar, pastalar, krakerler, gofretler, kekler, tartlar, tatlılar, ekmekler, tahıl patlakları, yulaf ezmeleri, kahvaltılık hububat ürünleri, dondurmalar, yenilebilir buzlar”ın perakende satışı için sektörel kısıtlamaya gidilen hizmetler, davacının iştigal alanı olan ve tescilli markalarında yer alan 30. Sınıf gıda ürünleri ile birebir aynı ve benzer türde olduğunu, zira davacının da bu tarz ürünler üretip piyasaya sunduğunu, dolayısıyla ... ve ... markaları gibi birbirine çok benzer olan markalar altında aynı tarzda ürünler üzerinde üretip satışını yapan firmaların tüketiciler tarafından karıştırılacağını,davalı adına tescili istenen ... sayılı "... " markasının davacının "..." esas unsurlu ve tanınmış markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markaların mal/hizmet sınıfının aynı olduğunu, tüketici kitlesi tarafından markaların karıştırılmasının söz konusu olduğunu, ayrıca seri marka algısının da gündeme geldiğini, davacı markasının tanınmış olması sebebi ile davalının dava konusu markayı tescil talebinde bulunurken kötü niyetli davrandığını, emsal yargı kararları da dikkate alındığında dava konusu ... kararının iptalini ve markanın sicilden terkini ile dava konusu markanın reddinin gerektiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ; Davalı şahsın ... başvuru sayılı markasına yönelik davacı tarafın itiraz mesnedi markaları dolayısıyla SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ... ... sayılı ... Kararının kısmen iptalinin (dava dilekçesinde belirtilen emtialar) , kısmen de hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği, kurum işlem dosyasına sunulmayan, ancak dava dilekçesinde belirtilen SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyet iddiasının hükümsüzlük talebi açısından yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 06/03/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 02/05/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; “ Yapılan inceleme sonucunda, .... sayılı "...."ibareli markaların bütüncül algı çerçevesinde başvuruya konu marka ile farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılanacağı kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen söz konusu markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Öte yandan, ... sayılı ..." ibareli marka benzer görülmekle birlikte, başvuru ile ... sayılı marka arasındaki görsel ve işitsel farklılıklar, muteriz markaları kapsamında yer alan mallar/hizmetler ile aynı ya da benzer sınıfların yayına ilk itiraz aşamasında başvuru kapsamından çıkartılmış olması gibi somut olaya özgü tüm hususlar birlikte göz önüne alındığında, başvuru ile itirazgerekçesi markalar arasında, başvuru kapsamında kalan mallar/hizmetler yönünden ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmıştır. Sayılan nedenlerle, işbu itirazın tüm gerekçeleriyle birlikte reddine karar verilmiştir. İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir.” şeklinde ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ... ... (....)19/02/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle: " Davalının dava konusu edilen ... sayılı markası ile davaya mesnet olan davacının “...” markaları arasında görsel ve genel izlenim olarak bir benzerlik bulunduğu, Davaya konu olan markanın başvuru kapsamında yer alan ve dava konusu edilen 35. sınıfın, içinde 30. Sınıfta yer alan özellikle “Bisküviler, çikolatalar, pastalar, krakerler, gofretler, kekler, tartlar, tatlılar, ekmekler, tahıl patlakları, yulaf ezmeleri, kahvaltılık hububat ürünleri, dondurmalar, yenilebilir buzlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) davacının davaya mesnet olan yukarıdaki tabloda belirtilen ... sayılı ... markasının hizmetler ile aynı olması nedeniyle bu hizmetler bakımından SMK’nın 6/1 maddesi anlamında hizmet benzerliği koşulunun oluştuğu, Dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddiası ispata elverişli delilin dosyada mevcut olmadığı, bununla birlikte bu hususun Sayın Mahkeme’nin takdirinde olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde ifade edilmiştir.Davacı vekilinin aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.GEREKÇE:Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait (....) sayılı " ... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu;Diğer yönden bilirkişi raporunda sayfa 5-8 deki karşılaştırma tablosu ile taraf markaları arasında dava konusu mallar/hizmetlerde emtia benzerliği de oluştuğu;İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının " ... " ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği ; ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşabileceği yai markaları karıştırabileceği bu açılardan SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Diğer yönden ; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;Ancak bu durum yukarıda anlatılan iltibası ortadan kaldırmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu .... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 35. Sınıftaki "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil). Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları, gıda maddesi olarak hazırlanan polenler, Patates cipsleri., Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. Mayalar, kabartma tozları; unlu mamullerin formunu, rengini iyileştirici, bayatlama süresini geciktirici doğal maddeler. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububat (tahıl) ve mamulleri." mal ve hizmetler yönünden ... kararının kısmen iptaline, bu emtialar yönünden markanın kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... ya müzekkere yazılmasına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,4-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,5-Davacının yaptığı; 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.025,00 TL tebligat ücreti, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 16.640,40 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,6-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 13/04/2026 Katip .... Hakim ....E imzalıdır E imzalıdır