Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı diyetisyenlerinin 6. Dönem Toplu Sözleşme %20 artırımlı ek ödeme talebinin KHK 375 kapsamındaki ek ödemelerle ilişkisini konu alan temyiz incelemesi.
Özet: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında diyetisyen olarak görev yapan bir personelin, 6. Dönem Toplu Sözleşmenin 45. maddesi uyarınca %20 artırımlı ek ödemeden yararlanma talebinin idarece reddedilmesi üzerine, ret işlemlerinin iptali, ilgili toplu sözleşme maddelerinin eksik düzenleme nedeniyle iptali ve yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle ödenmesi istemiyle açtığı davada, Danıştay Onikinci Dairesinin, 375 sayılı KHK ek 9. maddesi kapsamında ek ödeme alan personel ile diğer kanunlar uyarınca döner sermaye ek ödemesi alan personel arasındaki farklı düzenlemeleri esas alarak talebi reddeden kararının temyizen bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/2767 E.  ,  2025/1098 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2767
Karar No : 2025/1098
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...'nu temsilen ... Sendikası
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
3- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 26/03/2024 tarih ve E:2022/938, K:2024/1562 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Karaman Ahmet Mete Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfında diyetisyen kadrosunda görev yapan davacı tarafından;
a- 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme"nin "Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı 3. Bölümünün 45. maddesi gereğince %20 artırımlı ek ödemeden yararlandırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Karaman Valiliğinin... tarih ve ... sayılı işlemi ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının... tarih ve ... sayılı işleminin,
b- Söz konusu Toplu Sözleşme'nin 3. Bölümünün "Tabip dışı personelin ek ödemelerinin aylıklarla birlikte ödenmesi" başlıklı 4. maddesi ile "Ek ödemelerin aylıklarla birlikte ödenmesi" başlıklı 5. maddesinin eksik düzenleme nedeniyle iptaline,
c- Ek ödemelerin %20 artırımlı uygulanması ile Ocak 2022 dönemi de dahil olmak üzere yoksun kalınan tüm parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 26/03/2024 tarih ve E:2022/938, K:2024/1562 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın 53. ve 128/2. maddeleri, 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme"nin "Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı 3. Bölümünün dava konusu 4. ve 5. maddeleri ile 45. maddesi, 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun dava tarihinde yürürlükte olan 58. maddesinin (i) bendinin üçüncü paragrafı, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu İle İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 30. maddesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 9. maddesi hükümleri aktarıldıktan sonra,
Dava konusu düzenleyici işlemler yönünden;
Uyuşmazlığın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfında görev yapan ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 9. maddesindeki ek ödemeden yararlanan personelin, 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin 45. maddesiyle getirilen ilave ek ödeme puanından (%20 artırımlı ödemeden) yararlanıp yararlanamayacağından kaynaklandığı,
209 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle, Sağlık Bakanlığına bağlı döner sermayeli sağlık kuruluşlarında görev yapan sağlık çalışanlarına; 2659 sayılı Kanun'un 30. maddesiyle Adli Tıp Kurumu personeline ve 2547 sayılı Kanun'un 58. maddesiyle de üniversitelerde görev yapan kamu görevlilerine, döner sermaye ek ödemesi verilmesinin kurala bağlandığı; ayrıca, söz konusu personele her ay yapılacak döner sermaye ek ödeme net tutarının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 9. maddesi uyarınca kadro ve görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme (sabit ek ödeme) net tutarından az olamayacağının düzenlendiği,
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 9. maddesinde ise, kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan memur ve diğer kamu görevlilerine (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında çalışanlar dahil), kadro ve görev unvanları itibarıyla ekli (I) sayılı Cetvelde gösterilen oranlarda ek ödeme (sabit ek ödeme) yapılmasının öngörülmüş olduğu; 209 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında Sağlık Bakanlığına bağlı döner sermayeli sağlık kuruluşlarında, 2547 sayılı Kanun'un 58. maddesi kapsamında yüksek öğretim kurumlarında ve 2659 sayılı Kanun'un 30. maddesi kapsamında Adli Tıp Kurumunda döner sermaye ek ödemesi alan personele ise, bu ödemenin (sabit ek ödemenin) yapılmayacağının açıkça belirtilmiş olduğu,
Kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlara ve diğer kamu görevlilerine, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 9. maddesi uyarınca ek ödeme (sabit ek ödeme) ödenmekte olduğu; 209 sayılı Kanun'un 5. maddesi, 2569 sayılı Kanun'un 30. maddesi ve 2547 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince döner sermaye ek ödemesinden yararlanan kamu görevlilerine ise 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 9. maddesinde öngörülen ek ödemenin yapılmadığı; ancak söz konusu personele yapılacak döner sermaye ek ödemesinin bir aylık net tutarının, Ek 9. maddeye göre kadro ve pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme (sabit ek ödeme) tutarından az olamayacağının açık olduğu,
Öte yandan, Anayasa'nın 53. maddesiyle; memurlar ve diğer kamu görevlilerinin, toplu sözleşme yapma hakkına sahip olduğunun kurala bağlandığı, 128. maddesinin ikinci fıkrasıyla da memurların ve diğer kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının kanunla ve/veya toplu sözleşmeyle düzenlenebileceğinin belirtildiği,
Bu kapsamda, 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme"nin "Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı 3. Bölümünün dava konusu 4. ve 5. maddeleriyle, 209 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrasının altıncı cümlesi hükmü uyarınca tabip dışı personele, 2569 sayılı Kanun'un 30. maddesi uyarıca Adli Tıp Kurumu personeline ve 2547 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca üniversitelerde görevli personele yapılacak ödemenin (döner sermaye ek ödemesinin sabit ek ödeme tutarı kadar olan kısmının), herhangi bir katkıya bağlı olmaksızın aylıklara ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle her ay aylıklarıyla birlikte ödenmesi ve bu şekilde yapılan ek ödeme (sabit ek ödeme) tutarının da, daha sonra hesaplanacak döner sermaye ek ödemesi tutarından mahsup edilmesinin öngörüldüğü,
Ayrıca, Toplu Sözleşme'nin 45. maddesiyle de, Sözleşme'nin 4. ve 5. maddelerine göre yapılan ödemenin (döner sermaye ek ödemesinin sabit ek ödeme tutarı kadar olan kısmının), %20 artırımlı olarak ödenmesinin kurala bağlandığı; bununla birlikte döner sermaye ek ödemesi kapsamında bulunmayan ve sadece 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 9. maddesi uyarınca ek ödeme (sabit ek ödeme) alan kamu görevlilerinin ek ödeme oranlarının, %20 artırımlı uygulanacağına yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği,
Buna göre, Anayasa'nın 53. maddesi gereğince, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin, toplu sözleşme yapma hakkına sahip olduğu; 128. maddesinin 2. fıkrası uyarınca da memurların ve diğer kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının kanunla ve/veya toplu sözleşmeyle düzenlenebilmesinin mümkün bulunduğu; bu kapsamda, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının belirlenmesi hususunda (kanunla tanınan hakları kısıtlayıcı veya daraltıcı nitelikte olmamak şartıyla) Toplu Sözleşme taraflarının takdir ve düzenleme yetkisinin olduğu; Toplu Sözleşme'nin dava konusu 4. ve 5. maddelerinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak Sözleşmenin taraflarına tanınan takdir yetkisi çerçevesinde düzenlendiği ve söz konusu düzenlemelerde açık bir takdir hatasının bulunmadığı; dava konusu maddelerle getirilen %20 artırımlı ödemenin, sadece döner sermaye ek ödemesinden yararlanan personele yönelik olduğu; döner sermaye ek ödemesi kapsamında bulunmayan ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında sağlık hizmetleri sınıfında görevli personele yapılan ek ödemenin (sabit ek ödemenin) de %20 artırımlı uygulanması hususunda idarenin yargı kararıyla zorlanmasının mümkün bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, Toplu Sözleşme'nin dava konusu 4. ve 5. maddelerinde, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmediği,
Öte yandan, 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin dava konusu 4. ve 5. maddeleriyle, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında görev yapan personelin ek ödeme oranlarının artırılmasına yönelik herhangi bir düzenleme getirilmemiş ise de; aynı Toplu Sözleşme'nin "Bazı sosyal hizmet çalışanlarına ek ödeme artışı" başlıklı 36. maddesinde, "2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında yaşlı, ağır engelli ve çocuklara yönelik hizmet veren yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında, kadın konuk evlerinde, şiddet önleme ve izleme merkezlerinde ve sosyal hizmet merkezlerindeki şiddetle mücadele irtibat noktalarında fiilen görev yapan personele 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı Cetvele göre yararlanmakta oldukları ek ödeme oranına 20 puan ilave edilir." kuralına yer verilerek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında görev yapan personelin ek ödeme oranlarının artırılmasına yönelik özel bir düzenleme yapılmış olduğu,
Dava konusu bireysel işlem ile "yoksun kalınan tüm parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi" yönünden;
Dava konusu düzenleyici işlemlerin hukuka uygun olduğu saptandığından, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Karaman Ahmet Mete Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfında diyetisyen kadrosunda görev yapan davacının, 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin "Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı 3. Bölümünün 45. maddesi gereğince %20 artırımlı ek ödemeden yararlandırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Karaman Valiliğinin... tarih ve ... sayılı işlemi ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının... tarih ve ... sayılı işleminde de hukuka aykırılık görülmediği,
Öte yandan, dava konusu bireysel işlemin hukuka uygun olması nedeniyle, ortada tazmini gereken parasal bir hakkın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme’nin “Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı 3. Bölümünün “Tabip Dışı Personelin Ek Ödemelerinin Aylıklarla Birlikte Ödenmesi” başlıklı 4. maddesi ile "Ek Ödemelerin Aylıklarla Birlikte Ödenmesi" başlıklı 5. maddesinin, sosyal hizmetler kolunda görev yapan tabip dışı personeli kapsamadığı hususunun dikkate alınarak, "eksik düzenleme" nedeniyle iptali gerektiği, diyetisyenin 1219 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümlerine göre tabip dışı sağlık çalışanı olduğu, Toplu Sözleşme'de yer verilen % 20 artırımlı ek ödemeye ilişkin düzenlemede kriterin görev yapılan kurum değil, tabip dışı sağlık personeli kategorisinde olunması şeklinde olması gerektiği hâlde kurum ayrımı yapıldığı ve bunun Anayasa'nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesini ihlal ettiği, 7. Dönem Toplu Sözleşme hükümleri uyarınca ek ödeme oranına 10 puan ilave edilmesinin, dava konusu idari işlem ve iptali talep edilen 6. Dönem Toplu Sözleşme düzenlemelerinin hukuka aykırılığını açıkça gösterdiği, söz konusu idari işlem ile genel düzenleyici idari işlemin iptalinin gerektiği, aksi kanaatte olunması durumunda ise 7. Dönem Toplu Sözleşme'nin yürürlüğe girmesiyle 6. Dönem Toplu Sözleşme hükümlerinin ve bireysel işlemin hukuki dayanağının ortadan kalkması sebebiyle davanın konusuz kaldığı hususu dikkate alınarak "karar verilmesine yer olmadığına" ve davalılar aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu sebeplerle Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idareler tarafından, 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin dava konusu 4. ve 5. maddelerinin Toplu Sözleşme taraflarına tanınan takdir yetkisi çerçevesinde, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak düzenlendiği ve söz konusu düzenlemelerde açık bir takdir hatası bulunmadığı, dava konusu maddelerle getirilen %20 artırımlı ek ödemenin, sadece döner sermaye ek ödemesinden yararlanan personele yönelik olduğu, döner sermaye ek ödemesi kapsamında bulunmayan ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında sağlık hizmetleri sınıfında görevli personele yapılan ek ödemenin de %20 artırımlı uygulanması hususunda idarenin yargı kararıyla zorlanmasının mümkün bulunmadığı, ilgili Toplu Sözleşme hükümlerinin 209, 2547 ve 2659 sayılı Kanunlar kapsamında Sağlık Bakanlığı, Yükseköğretim Kurumu ve Adli Tıp Kurumunda çalışan tabip dışı personeli ilgilendirdiği, her kurumun görev, yetki ve fonksiyonu açısından farklı şartlar ihtiva ettiği göz önüne alındığında tabip dışı çalışan personel arasındaki eşitlik ilkesinin ihlali yönündeki iddianın yerinde olmadığı, idarenin kanuniliği ilkesi gereğince mevzuatta olmayan bir işlemin yapılmasının idareden beklenemeyeceği, usul ve mevzuata uygun Daire kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 26/03/2024 tarih ve E:2022/938, K:2024/1562 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 21/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.