Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin, tanınmış otomotiv markasının Polofet ibaresine benzerliği nedeniyle açılan YIDK iptali ve marka hükümsüzlüğü davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Küresel çapta tanınmış ve uzun yıllardır piyasada olan bir otomotiv markasının sahibi şirket, kendi "...." markasının ilk dört harfini içeren "polofet" ibareli yeni bir marka başvurusunun, özellikle otomotiv parçaları perakendeciliği hizmetleri de dahil olmak üzere tescilinin, karıştırılma ihtimali yarattığı, tanınmış markalarının itibarından haksız yararlanma ve ayırt ediciliğine zarar verme potansiyeli taşıdığı gerekçesiyle daha önce verilen YİDK kararının iptalini ve söz konusu markanın hükümsüzlüğünü talep ederken, davalı taraf, markalar arasında ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde karıştırılmaya yol açacak benzerlik bulunmadığını, bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan geldiklerinin anlaşıldığını ve farklılıkların benzerliklerden daha belirleyici olduğunu savunmuştur.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/364 Esas - 2025/268

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/364
KARAR NO : 2025/268
....
DAVA : Marka Yidk Kararının İptali ile Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 26/08/2024
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2025
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili şirket .... 1937 yılında .... tarafından kurulan bir otomobil firması olduğunu, Dünya’nın ilk hava soğutmalı motor sistemini ürettiğini, yeniliğin ve otomotiv sektöründeki değişim ve gelişimin öncüsü olduğunu, günümüzde birden fazla otomobil ve kamyon markasından sorumlu büyük bir uluslararası şirket ve isim sahibi olduğunu, otomotiv endüstrisinde dünya çapında ise .....’nun müvekkili tarafından ilk defa 1975 yılında üretilmiş olduğunu, Birinci nesil ..... marka araçları da satan 70 yetkili satıcıdan oluşan bir hizmet ağı bulunduğunu, 50 yıldır aralıksız üretilen .... Tescil No’lu .... markasının sahibi olduğunu, davaya konu marka “polofet”markasının kelime unsurundan oluştuğunu, 35. Sınıfta diğer 34 sınıfta yer alan tüm malların perakendeciliği/satışı kapsam içerisinde kalacak şekilde tescil edilmek istendiğini, müvekkili şirketin tanınmış markasıyla aynı ortak unsur ..... ibaresini ilk dört kelimesini taşıyan ve 35. Sınıftaki malların 12. Sınıftaki satış hizmetlerini de mal ve hizmetler içerisinde taşıyan davalı markasına müvekkili şirket tarafından yapılan itirazlarının kısmen kabul edildiğini, itirazlarının red edilen kısımlarına yönelik Kurum kararının iptal edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin .... markasının tescilli olduğu sınıf için son derece orijinal ve bilinirliğinin yüksek bir marka olduğunu, müvekkili firmanın uzun yıllardır çaba sarf ederek müşterileri ve hedef kitlesi üzerinde yarattığı olumlu izlenimin riske atılmış olacağı gibi bu durum aynı zamanda ekonomik ve idari açıdan da müvekkil firmayı sıkıntıya sokacağını, “motor vehicles and parts thereof” mallarıyla davalı başvuru sahibi markası arasında İşaret benzerliği mevcutken davalarına konu edilen hizmetler arasında da benzerlik olduğunu, müvekkili şirketin “....” markasının otomotiv sektöründe tanınmış olduğunu, tanınmış markasının itibarından davalı marka sahibinin haksız yararlanma tehlikesinin bulunduğunu, müvekkili markasının ayırt ediciliğinin ve tanınmışlığının zarar göreceğini davaya konu “.... markasının tescili halinde müvekkili şirketin davalı markanın bulunduğu alanda son derece maruf halde olan markasının itibarının ve imajının zarar göreceğini, .... ticari olarak çok yoğun kullanılan müvekkili şirket markasının davaya konu .... sayılı Kararı’nın 35. Sınıfta yer alan Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için: “Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetleri ile ... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının markası ile davacının itiraza mesnet markalarının ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadıklarını, taraf markalarının bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceğini, başvuru konusu markanın "polofet" şeklinde bütün olarak algılanacağını, markada “polo" ibaresinin tek başına ön planda olmadığını, uyuşmazlık konusu markalarının tertip tarzları, genel görünümleri, kelime unsurlarının içerdiği toplam kelime, harf ve hece sayılarının birbirinden farklı olduğunu, markalar arasındaki farklılıkların benzerliklere göre daha belirleyici rol oynadığını ve söz konusu farklılıkların markalar arasında karıştırılma ihtimalini bertaraf edecek etkide olduğundan markalar arasında kalan hizmetler bakımından, karıştırılma, ilişkilendirilme veya tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağını, SMK m. 6(4) ve 6(5) hükümleri koşullarının oluşmadığını, dava konusu başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddiaların somut delillerle ispatlanamadığını, savunarak haksız ve mesnetsiz olan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalının yargılamaya katılımı olmamıştır.
Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında,..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6’ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle itirazda bulunduğu, .... 27.10.2023 tarihli kararı neticesinde itirazları haklı görerek itiraza konu markanın kapsamından “SINIF KODU 35: “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için "Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar." mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” in çıkarılmasına, tescil işlemlerinin kalan mal ve hizmetler için devam ettirilmesine karar verildiği, söz konusu karara karşı davacı tarafça yeniden itiraz edilerek başvurunun kalan emtialar yönünden de reddinin bir kez daha talep edildiği, davacı itirazlarını inceleyen .... Değerlendirme Kurulu’nun 25.06.2024 tarih ve .... sayılı kararıyla, davacı taraf itirazlarının nihai olarak reddine karar verildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir.
DEĞERLENDİRMELER
MARKALAR ARASINDA BENZERLİK VE İLTİBAS İHTİMALİ;
Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı veya benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı veya benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Dolayısıyla markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu; markaların tescilli oldukları sınıfların aynı olması veya birbirine benzer olmasıdır. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal veya hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Görüldüğü üzere karıştırılma ihtimalinin varlığı için çifte benzerlik şartının gerçekleşmesi ve her iki benzerliğin de dikkate alındığı genel izlenim ve değerlendirmeye göre ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılması gerekmektedir.
Zira öğreti, kanun ile gösterilen kapsamı da gözeterek, hukuki anlamda karıştırılma ihtimalini markalar arasındaki benzerliğin, alıcıları, satın almayı düşündükleri mal yerine bir başka mal alma satın almak durumunda bırakması veya alıcıların iki farklı marka karşısında bulunduklarını anlamalarına rağmen bu markaların aynı işletmeye ait olduğunu sanmaları ya da bu malları üreten işletmeler arasında örgütsel ya da ekonomik bir bağlantının bulunduğu düşüncesine kapılmaları tehlikesi” şeklinde tanımlamaktadır.
....BENZERLİĞİ
Doktrinde de kabul gördüğü üzere, markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler.
Bu nedenle, inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin "aynı veya benzer" mal veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir.
“Marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığı hususunda 1957 yılında yapılmış olan “....” kapsamında hazırlanan “Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ” hükümlerine ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte tek başına listenin bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu anlamda, ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer alması gerekmez.”
Zira asıl olan, işaretlerin, kapsamlarındaki mal veya hizmetler üzerinde tescilli bir marka olarak kullanılması durumunda, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açıp açmayacağıdır. Bu nedenle, mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, birinin diğerini tamamlama imkânı olup olmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, aynı veya yan yana raflarda satışa arz edilip edilmediği kullanım yöntemleri, hedeflenen müşteri kesiminin aynı olup olmadığı hususlarının araştırılması gereklidir.
Markalar arasında iltibas değerlendirmesinin ilk koşulunun, taraf markaları kapsamındaki emtiaların benzerliği olduğu hususu Yüksek Mahkemenin birçok kararında da açıkça belirtilmiştir.
Nitekim .... nezdinde verilen kararlarda da malların benzerliğine ilişkin değerlendirmenin, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu özelliklerin, malların doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerdiği belirtilmiştir.
Dava konusu markanın kapsamında yer alan ve koyu renk ile gösterilen; 35. Sınıf "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar." mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir). Hizmetlerin tamamının davacının davaya konu markasının kapsamında yer alan mal ve ile benzer/ilişkili olduğu, söz konusu emtiaların benzer ihtiyaçları karşılayan, tüketiciye aynı kanaldan ve aynı tür satış yöntemi ile ulaştırılan, birbirleri ile doğrudan rekabet ilişkisi içerisinde bulunan, hedef tüketici kitleleri benzer olan, birbirlerini tamamlayan ya da birbirleri yerine ikame edilebilirliği bulunan mal ve aynı malların satışına yönelik hizmetler oldukları,
Davacı markaları kapsamında yer alan 12. Sınıf malların, motorlu taşıtlar ile ilgili olduğu, söz konusu sınıftaki emtialar arasında motorlu taşıtları ile ilgili çeşitli aparatların da yer aldığı, motorlu taşıtları ve bu taşıtlar ile ilgili teknik donanımların davaya konu marka başvurusu kapsamında 35.05 Sınıf (12.sınıfa ilişkin malların satışı hizmeti bakımından) alt grubundaki satış hizmetlerinde yer aldığı, benzerliği tespit olunan emtiaların davacının markaları kapsamında yer alan mallar ve ilişkili malların satışına özgülenmiş olmasından kaynaklı olarak anılan sınıflar arasında mal üreten işletmenin karineten ürettiği malı da satışa konu edeceği kabul edilmekte olduğundan benzerlik seviyesinde yer alan bir ilişki bulunduğu,
İŞARETLERİN BENZER OLUP OLMADIĞI;
Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır.
İki işaret arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır.
Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. .... kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir . Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir . Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta taraf markaları arasında benzerliği tespit edilen uyuşmazlık konusu 35. Sınıfta yer alan perakende satış hizmetleri (35.05) bakımından tüketicinin bilinç düzeyinin ne olduğu konusunda kesin bir sonuca varmak mümkün değildir. Öyle ki, ilgili tüketicilerin hemen her kesimden tüketiciler olarak değerlendirilebileceği, zira anılan sınıfta taraf markalarının kapsamlarının esasen sınırlandırılmadığı ve tüm sektörlere yönelik malların satışına ilişkin satış hizmetlerini kapsadığı dolayısıyla a’dan z’ye bütün malların satışını kapsayacak genişlikte olması nedeni ile hitap ettiği tüketici kesimi çeşitlendiğinden ve satış hizmetlerinin kapsamına çok çeşitli emtia girdiğinden bu hizmetler açısından bir genellemenin yapılamayacağı, dolayısıyla böyle geniş kapsama haiz mallarla ilgili mağazacılık hizmeti bakımından ilgili tüketici kitlesi/toplum kesimi açısından hem sıradan orta seviyedeki tüketicilerin hem de dikkat seviyesi görece daha yüksek olan bilinçli tüketicilerin dikkate alınabileceği,
Benzerlik değerlendirmesine ilişkin bu genel tespitler çerçevesinde yapılması gereken temel değerlendirme, dava konusu marka ile davacı yana ait markalar arasında karıştırılmaya yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olup olmadığı ile ilgili olacaktır.
..... sayılı ilamında da belirtildiği üzere karıştırılma ihtimalinde ölçü bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta, markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir” denilmektedir. Dolayısıyla ilgili tüketicinin aldığı mal ya da hizmetin başka bir işletmeye ait olduğunu bildiği ve fakat güvendiği işletme ile malını/hizmetini aldığı işletmenin arasında ekonomik bir bağlantı bulunduğunu düşünmesi hali dahi "karıştırılma ihtimali" nin var olduğunun kabulü için yeterli olacaktır.
Markalar karşılaştırılırken görsel, sesçil (fonetik) ve kavramsal (semantik) açılardan taraf markalarını oluşturan işaretlerin benzer olup olmadıkları hususunun bütünsel bir bakış açısıyla ele alınması ve yine markalar kapsamındaki mallar/hizmetler yönünden markaların benzer olup olmadıkları konularının bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde tespit edilebilir bir durumdur.
Buna göre işaretler arasında görsel benzerlik karşılaştırması yapılırken markalara konu yazı ve işaretlerin konumlandırılma şekilleri ile harf sırası, yazım karakterleri gibi göze çarpan özellikleri dikkate alınmalıdır. Sesçil benzerlikte esas alınması gereken husus ise markaların ortalama tüketici kitlesi tarafından kendi lisanlarındaki okunuş şekli olup, sesçil benzerlikte de önemli hususun markaların başlangıç kısımları olup fonetik açıdan benzer sesler çıkarılarak okunuş şekli dikkate alınmalıdır. Markaların kavramsal açıdan benzerliklerinin karşılaştırılmasında da markalara konu sözcüklerin tescil kapsamındaki ortalama tüketici kitlesinin bakış açışı ve o sözcüklere kendi lisanlarında bir anlam verip veremeyecekleri hususu dikkate alınmalıdır.
MARKALAR ARASI GÖRSEL BENZERLİK;
Dava konusu..... numaralı markanın beyaz zemin üzerine siyah renk kullanılarak tümü büyük harf ve düz yazı karakteri kullanılarak hiçbir figüratif unsur içermeyen kelime markası olduğu,
Davacı tarafın davaya gerekçe gösterilen .... sayılı markanın düz bir sözcük grubu markası olup hiçbir figüratif unsur içermeyen bu marka da dava konusu markadaki aynı hakim sözcük unsurunu birebir içerdiği,
Davacı ve davalı taraf markalarının görsel açıdan benzer olup olmadıklarına baktığımızda; taraf markalarında....” kelimesinden oluştuğu görülmektedir. “....” kelimesinin İngilizce “çim bir alanda, atlara binmiş dörder kişilik iki takım arasında oynanan, ucu tokmak biçiminde değneklerle yerdeki topa vurup onu rakip kaleye sokmaya dayanan bir top oyunu. “ olarak bilinmektedir. Markanın ayırt edici asli unsurunun “...” kelimesi olduğu, davalı taraf markasının bütününü oluşturan “...” kelimesinin Samoa da “peygamber” anlamına geldiğinden taraf markalarının anlamsal olarak benzer olmadığı,
MARKALAR ARASI FONETİK BENZERLİK:
Doktrinde ve yargı kararlarında markaları oluşturan işaretlerin benzer olup olmadığı ve markalar arasında iltibas tehlikesinin var olup olmadığına ilişkin değerlendirmede dikkate alınması gereken kriterler belirlenmiş olup, bu kriterlerden biri de soldan sağa okuma prensibidir. Soldan sağa okuma prensibinde markaları oluşturan işaretlerin ilk hecelerinin/sözcüklerinin markaların tüketicilerin en çok odaklandığı ve tüketiciler zihninde en çok yer eden kısımları olduğu bu nedenle de benzerlik ve iltibas değerlendirmesinde markaları oluşturan ilk heceler/sözcükler arasındaki benzerlik bulunması durumunda söz konusu markaların tüketiciler nezdinde iltibas yaratacağı kabul edilmektedir.
Davacı taraf markasının asli unsuru olan .... şeklinde okunduğu ve davalı taraf “.... markasının ise yazıldığı gibi “... şeklinde okunmakdadır. Taraf markalarının iki ve üç heceden oluşturulduğu, fonetik olarak, davaya konu markada .... ekinin yer aldığı, “...” ibarelerinin okunuşlarının yakın olduğu, söz konusu yakınlık derecesini davaya konu markada yer alan ibaredeki ....” kelimesinin .... markalarının serisi olarak algı yaratabilecek şekildedir.
Bununla birlikte her iki taraf markasında da ortak olarak “....” kelimesinin birebir kullanıldığı, her iki taraf markasında kullanılan renk tonunun ve zemin renginin aynı olduğu, her ikisinin de kelime markası olduğu, bu durumun ise işaretlerdeki kelimelerin yarattığı görsellik itibariyle işaretlerin benzer bir algıyı tüketiciye vermesine yol açacağı değerlendirilmektedir. Ayrıca ....” ibaresinin ortaklığı ve bu ibarenin dava konusu markada da ön ses olarak, bağımsız ayırt edici karakterini korur nitelikteki kullanımının, markalar arasında güçlü bir işitsel benzerliğe yol açacağı gibi kavramsal olarak da her iki marka içerisinde de “polo” ibaresini gören tüketici açısından, bu ibarenin anlamı bilinmese de aynı kavramsal kökene işaret eden bir unsur olarak algılanması kuvvetle muhtemel olacaktır. Bu tespitler uyarınca taraf markaları arasında “polo” ibaresi ve bu ibarelerin taraf markalarındaki kullanım biçimleri itibariyle görsel anlamda düşük, işitsel anlamda yüksek bir benzerlik bulunduğu tartışmasızdır. Gerek markaların telaffuzundan gerekse de görsel algıya hitap eden bu benzerlik halinden kaynaklı olarak tüketicinin uyuşmazlık konusu mal ve hizmet sınıflarında daha önceden davacıya ait “polo” markasını deneyimlediği bir durumda, dava konusu markayı da bu markanın yeni bir versiyonu, aynı iktisadi kaynağın alternatif olarak yaratılmış yeni bir markası olarak algılama ihtimali bulunacağı düşünülmekte ve bu açıdan işaretler arasında daha güçlü bir benzerlik arama ihtiyacı duymayacağı, zira “polo” sözcüğü zaten ilgili mal ve hizmetlerde ayırt ediciliği bulunan bir kelimedir.
Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus ilgili tüketicinin algısı olup tüketicinin her iki markayı her zaman aynı anda görüp detaylarını karşılaştırabileceğinin düşünülmesi hayatın olağan akışına uygun düşmeyecektir. Tüketicinin daha önce satın aldığı bir mal veya hizmetin göz ve kulağında kalan izine, hatırlayabildiği kadar hafızasında kalan özelliklerine dayanarak, sonraki aynı veya benzer mal/hizmetten yararlanmak isterken önceki markanın kendisinde yarattığı garanti fonksiyonundan yararlanmayı düşünerek hareket edeceği, dolayısıyla önceki markanın zihninde bıraktığı algıyı uyarabilecek düzeyde benzer sonraki bir marka ile karşı karşıya kalan tüketicinin, sonraki markayı da bu güven duygusuna dayanarak tercih etme eğilimi ile hareket edebileceği,
Bu çerçevede ilgili tüketici, söz konusu markalar arasındaki belirli farkları algılamaya muktedir olsa bile, yukarıda anılanlar ışığında ve markaların kapsamındaki emtiaların ayniyeti karşısında, markalar arasında ciddi bir bağlantı kurma olasılığı bulunmaktadır. Başka bir ifadeyle tüketici, davaya konu markayı, davacı tarafın redde gerekçe markalarından farklı bir marka olarak yorumlasa ve bir an için iki farklı marka karşısında olduğunu algılasa dahi, söz konusu markayı da davacının oluşturduğu kurumsal kimliğe ait bir marka olduğunu düşünmesi ve önceki markalar ile sonraki marka arasında doğrudan bir ilişki kurarak aynı marka ailesinin bir üyesi zannetmesi kuvvetle muhtemel olacaktır.
Sonuç olarak taraf markalarının kapsamlarının benzerliği ile birlikte işaretler arasındaki yüksek düzeyli benzerlik hali gözetildiğinde, ortalama zeka, dikkat ve algı seviyesindeki tüketiciler nezdinde, taraf markalarının birbirlerinin serisi, aynı iktisadi kaynağın yarattıkları markalar gibi algılanma ihtimallerinin yüksek olacağı, işaretler arasında yeterli görülebilecek düzeyde farklılıklar olmadığı, dava konusu markanın yazım biçimi itibariyle farklı bir anlam, fonetik ya da görsellik edindiğinden bahsedilemeyeceği, hal böyleyken tüketicinin iki ayrı marka karşısında olduğunu algılayacağı ihtimalinde dahi bu markaların kaynakları yönünden aralarında iktisadi ya da idari bir bağ bulunduğu zannına kapılabileceği, bunun neticesinde ise makul düzeyde bilgilendirilmiş, ortalama düzeydeki tüketici kitlesinin taraf markaları arasında BENZER OLDUĞU TESPİT EDİLEN mal ve hizmetler bakımından 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırma ihtimali yarattığı; bu durumun tescil engeli oluşturduğu,
TANINMIŞLIK DÜZEYİ ;
Mevzuatımızda markaların tanınmışlık düzeyiyle ilgili tescil engeli bakımından “Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.” Düzenlemesi bulunmaktadır. Söz konusu düzenleme ile birlikte önceki markanın tanınmış olması halinde aynı veya benzer mal veya hizmet gruplarının yanı sıra farklı mal veya hizmetlerde de korunabileceği hüküm altına alınmıştır.
Söz konusu tescil engeli kapsamında, koruma elde edilebilmesi için önceki tarihli markanın tanınmış olması, önceki tarihli marka ile sonraki tarihli başvurunun aynı veya benzer olması ve düzenlemede öngörülen üç şarttan birinin gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu nedenle, markanın tanınmışlığı ve anılan şartlardan en az birinin varlığı söz konusu tescil engelinin ortaya çıkması açısından bir zorunluluktur.
Markanın tanınmışlığı nedeniyle haksız yarar sağlanmasının esasen, tanınmış markanın sahip olduğu imajın devri suretiyle gerçekleşebileceği kabul edilmektedir. Bu şekilde imaj devrinden söz edilebilmesi için haksız yarar sağladığı iddia edilen marka ile tanınmış markanın tescil edildiği mal veya hizmetler arasında bir bağlantı kurulması ihtimali aranmaktadır.
Markanın itibarına zarar verilmesi kavramı markanın tanınmışlığından haksız yararlanılması kavramı ile yakın bağlantılı olup bu iki şartın çoğu kez örtüştüğü kabul edilmektedir. Genel ayrım olarak, tanınmış markadan haksız yararlanmanın, kullanan açısından ekonomik açıdan bir artışı ifade etmesine rağmen, itibarına zarar vermenin marka sahibinin ekonomik açıdan zarar görmesini ifade ettiği hususu vurgulanmaktadır . Markanın itibarına zarar verilmesi genellikle tanınmış markanın olumsuz imaj yükletilmesi tehlikesiyle karşılaştığı durumlara ilişkin olup bu hususun tanınmış marka sahibi tarafından ispatlanması gerekir.
Markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesinin (sulandırılma)tanınmış markanın aynısının veya benzerinin kullanıldığı her durumda söz konusu olacağı sonucuna varılması söz konusu değildir. Ayırt edici karakterin zedelenmesinin, sonraki tarihli marka ile tanınmış marka arasında düşünsel bir bağın mevcut olması ve bu durumun tanınmış markanın reklam değerini tehlikeye düşürmesi halinde söz konusu olabileceği kabul edilmektedir. Ayrıca markaların ilgili olduğu mal ve hizmetler birbirine ne kadar yakınsa ayırt edici karakterin zedelenmesinin de o kadar olası olduğu vurgulanmaktadır . Tanınmış markanın aynısının veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kullanılması halinde markanın ayırt edici karakterinin zarar görmesi olasılığı artmakta, markalar arasındaki benzerlik azaldıkça, bu tehlike de azalmaktadır.
Yukarıda da belirtildiği üzere bu hallerden her birisinin aynı anda mevcudiyeti mecbur olmayıp bunlardan herhangi birisinin varlığının maddenin uygulanabilirliği açısından yeterli olduğu kabul edilmektedir.
Davacı, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, dava konusu başvurunun, müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını iddia etmektedir.
Somut olayda davacı yanca dosya kapsamında yer alan dava ve işlem dosyasında markanın tanınırlığı hususunda sunulan bilgi ve belgeler ışığında “polo” markasının uzun yıllardır davacı tarafından aktif kullanıldığı, reklam ve tanıtım çalışmaları nedeniyle “otomotiv” sektörü bakımından belirli bir bilinirliğe ulaştığı, bu bilinirlik nedeniyle davacı markalarının daha kapsamlı bir korumadan yararlanabileceği ancak, somut uyuşmazlıkta taraf markaları arasındaki benzer bulunmayan emtialar bakımından, dava konusu markanın davacı markalarının ayırt edici karakterine, tanınırlığına veyahut ticari itibarına zarar verme ihtimali bulunmadığı gibi davalı taraf lehine haksız menfaat sağlaması sonucunu da doğurmayacağı değerlendirilmiş olup bu hususta davacı lehine SMK m. 6/5 kapsamında incelenen tanınmışlık iddiaları çerçevesinde bir koruma sağlanması için aranılan kriterlerin somut uyuşmazlıkta oluşmadığı,
KÖTÜ NİYET İDDİALARI;
Türk hukukunda kötü niyet; “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak veya başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranmak” olarak tanımlanmıştır. Nitekim bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumamaktadır.
Nitekim sınai mülkiyet haklarına özgü yürürlükte olan düzenleme uyarınca da kötü niyetle yapılan marka başvuruları da itiraz üzerine reddedilir.
Buna göre bir marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olarak değerlendirebilmesi için, başvuru anında, markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılmak istenildiğinin ispatlanması gerekmektedir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir.
..... sayılı kararının 90. paragrafında, markaları oluşturan ibarelerin aynı olmasının, kötü niyete ilişkin diğer faktörlerin hiçbirisi mevcut değilken, tek başına kötü niyetin varlığının tespiti için yeterli olmadığı vurgulanmıştır. Bir diğer deyişle tek başına markaların benzer olması, tek başına başvurunun kötü niyetle yapıldığını ispatlamaya yeterli olmadığı, dosya kapsamında davalının kötüniyetle bu başvuruyu gerçekleştirdiğini gösterir başka bir delil de olmadığından kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı,
Netice itibariyle,
Dava konusu .... kararı sonrasında kalan hizmetlerden 35. Sınıf "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar." hizmetleri yönünden davacının önceki tarihli markası kapsamında yer alan emtialar ile aynı, aynı tür ya da benzer/ilişkili olduğu,
Taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde bir benzerliğin mevcut olduğu,
Dava konusu başvurunun kötü niyetli olarak tescil başvurusuna konu edildiği iddiasının ispatlanamadığı,
.... sayılı kararının 35. Sınıf "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar." mal ve hizmetleri bakımından yerinde olmadığından iptali ile dava konusu.... sayılı markanın belirtilen mal hizmetler bakımından hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu kanaatlerine varılmış davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Davanın Kabulüne,
.... sayılı kararının 35. Sınıf "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar." mal ve hizmetleri bakımından iptaline,
Davaya konu markanın yukarıda belirtilen mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine,
Alınması gereken 615,40.-TL harçtan peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 10.750,30.-TL
yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
Dair, davacı vekili ile davalı kurum vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalı vekilinin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.09.07.2025
Kâtip Hâkim ....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
Harçlar : 2.545,30.-TL
Bilirkişi Ücreti :8.000,00.-TL
P.P : 205,00.-TL
TOPLAM :10.750,30.-TL