Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin trafik kazası kaynaklı maddi tazminat davasında sigorta şirketinin hesaplama ve teminat itirazlarını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Trafik kazası sonucu bedensel zarar gören davacıların, kazada asli kusurlu olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı şirketten geçici ve sürekli iş göremezlik nedeniyle talep ettikleri maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi davacılar lehine belirli miktarlarda tazminata hükmetmiş, davalı sigorta şirketi ise tazminat hesaplama yöntemleri, genel şartlar kapsamındaki teminat dışılık ve usuli eksiklikler gibi gerekçelerle kararın kaldırılması için istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:30/01/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:13/07/2021
DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı)
GEREKÇE TARİHİ:28/02/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin 21/03/2016 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarpması sonucu çift taraflı yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkilleri ... ve ...'in malul kaldığını, kazanın oluşumunda ...'un asli kusurlu olduğunu, müvekkili ...'ın ... plakalı aracın sürücüsü ve diğer müvekkili ...'ın aynı araçta yolcu konumunda olduklarını, kazanın meydana gelmesinde ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkillerinin kaza neticesinde uğramış olduğu bedeni zararlara ilişkin hastane evraklarının mevcut olduğunu, iş gücünden bedeni hasarı oranında gelir kaybına uğradıklarını, bir süre tedavi gördüklerini iyileşinceye kadar çalışamadıklarını ve bu yüzden iş ve kazanç kaybına uğradıklarını ileri sürerek, müvekkillerinin çalışma gücündeki geçici kaybından dolayı 500,00'er TL, sürekli iş kaybından dolayı 1.500,00'er TL olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kaymak kaydı ile şimdilik 2.000,00'er TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, davacılar tarafından istenilen eksik belgelerin müvekkili şirkete iletilmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte kaza ile sakatlıklar arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne sevki gerektiğini, müvekkili şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, yeni genel şartlarda açıklandığı üzere, tedavi/sağlık giderlerine ilişkin sigorta şirketlerinin sorumluğunun bulunmadığının açıkça izah edildiğini, yine davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte geçici iş göremezlik tazminatının 6111 sayılı yasa ve trafik sigortası genel şartları gereğince teminat dışında olduğunu, davacı tarafın dava tarihine kadar müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapmadığını, bu nedenle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini savunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “… davaya konu olayda davalı sigorta şirketinin ... plakalı aracın sigortacısı olarak ZMMS Genel Şartları hükümleri gereğince tazminattan sorumlu olduğunun kabulü gerektiğinden davanın kabulüne, davacı ... yönünden sabit olan 1.906,30 TL geçici iş göremezlik, 174.699,53 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 176.605,83 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ... yönünden sabit olan 10.597,14 TL geçici iş göremezlikten doğan maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine…” karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarihli kararıyla iptal edilen maddelerin eldeki uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, tazminat hesaplamasında TRH 2010 tablosu kullanılması, %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, müvekkili şirkete davadan önce yapılan başvuruda ibraz edilmesi gerekin belgelerin sunulmadığını, maluliyete ilişkin yönetmeliğin kaza tarihi nazara alındığında doğru uygulanmadığını, davacı ... yönünden geçici iş göremezlik ödemesi yapan kuruma sürekli sakatlığa istinaden bir başvuru yapılıp yapılmadığının tespit edilmeden sonuca gidildiğini, davacı ... yönünden dava dilekçesiyle 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep edildiği halde mahkemece bu tazminat yönünden herhangi bir karar verilmediğini, her iki davacı yönünden hükmedilen geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda Anayasa Mahkemesi kararlarının derdest davalara uygulanacağının sabit olmasına, Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih ve ... Esas -... Karar sayılı ilamı gereği, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve % 1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, aktüer hesabının progresif rant tekniği kullanılarak yapılmasının yerinde bulunmasına, yerleşik Yargıtay uygulaması ile yaşam sürelerinin tazminat hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınması gerektiği kabul edilmiş olmakla hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik istinafların yerinde görülmemesine, davacıların davadan önce davalı sigorta şirketine başvurusunun olduğu görülmekle, dava ön koşuluna yönelik itirazın kabulünün mümkün olmamasına, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmasına, davaya konu olayın iş kazası olmaması sebebiyle 5510 sayılı Kanun'un uygulanmasına yer olmamasına göre davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf başvuruları yerinde bulunmamıştır.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil;11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak alınması gerekmektedir.
Buna göre somut olayda, mahkemece hükme esas alınan ve davacı ...’ın maluliyetini belirleyen Adli Tıp Kurumu raporunun kaza tarihi 21.03.2016 olmasına rağmen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak hazırlandığı ve mahkemece raporun hükme dayanak yapıldığı görülmüştür.
Öte yandan, davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ... yönünden 1.500,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı talep edilmesine rağmen, bu alacak istemi yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmış olup bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan resen kaldırma sebebi yapılmıştır.
O halde mahkemece, davacı ... yönünden dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumu’na gönderimi sağlanarak kaza tarihine göre doğru yönetmelik uygulanmak suretiyle yeniden maluliyetinin tespit ettirilmesi, yeni çıkan maluliyet oranına göre yeniden aktüer bilirkişiye hesaplama yaptırılması istinaf edenin sıfatı ve usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre tazminata hükmedilmesi ve davacı ... yönünden talep edilen sürekli iş gücü kaybı tazminatı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 ve 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 ve 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/07/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE,
5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...