İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari alım-satım ilişkisinden doğan 338.637,78 TL tutarındaki cari hesap alacağı için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında davacıyı haklı buldu.
Özet: Ticari alım-satım ilişkisinden kaynaklanan ve icra takibiyle tahsil edilmeye çalışılan alacağa davalı şirketin haksız itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında, mahkeme, davalının ticari defterlerini sunmaması nedeniyle davacı şirketin usulüne uygun defterleri ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının 338.637,78 TL asıl alacak borcu bulunduğunu tespit etmiş, bu nedenle davalının icra takibine yaptığı itirazı iptal ederek takibin devamına ve likit alacağa yapılan itiraz sebebiyle davacı lehine yüzde yirmi icra inkar tazminatına hükmetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1018 Esas
KARAR NO : 2026/751
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/09/2025
KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 12.11.2022 tarihinde başlayan ve 31.12.2023 tarihine kadar devam eden ticari alım-satım ilişkisi kapsamında soda, meyve suyu ve çeşitli içeceklerin satıldığını, 01.01.2021 ile 31.12.2025 tarihleri arasındaki cari hareket föyüne göre davalı şirketin müvekkiline toplam 338.637,78 TL tutarında borç bakiyesinin bulunduğunu, söz konusu alacağın tahsili amacıyla ... ... E. sayılı icra dosyası üzerinden takip başlatıldığını, ancak davalı borçlunun 23/07/2025 tarihinde borca, cari hesap föyüne ve faturalara haksız ve kötüniyetli olarak itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin ... Arabuluculuk Bürosu ... dosya numarası ile yürütüldüğünü ve tarafların anlaşamaması üzerine sürecin sonlandığını, satışlara ilişkin düzenlenen faturaların bir kısmının davalı çalışanlarınca imzalandığını ve bir kısmına ilişkin imzalı teslim fişlerinin mevcut olduğunu, alacağın likit ve muayyen nitelikte olması sebebiyle davalı aleyhine takip bedelinin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca günümüz piyasa koşulları ve alacağın tahsil kabiliyetinin korunması amacıyla davalının taşınır, taşınmaz malları ile bankalardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız veya mahkemenin uygun göreceği teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasının zorunlu olduğunu belirterek davanın kabulüne, davalının icra takibine yönelik itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu faturalar karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 45.172,60 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır.
Alınan bilirkişi raporuyla; davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacak miktarının 338.637,78 TL asıl alacak olduğu belirtilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalının kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmadığı, faturalara itirazının olmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı defterleri hükme esas alınmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 338.637,78TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının ... 15.İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 338.637,78TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydıyla değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,
2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 67.727,55TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 23.132,34TL ilam harcından peşin alınan 4.089,90TL harcın mahsubu ile bakiye 19.042,44TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 4.600,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00TL bilirkişi ücreti, 130,00TL posta masrafı, 615,40TL başvuru harcı, 4.089,90TL peşin harç olmak üzere toplam 12.835,30TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 54.182,04TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır