Ticari satımdan kaynaklanan ödenmeyen faturalara ilişkin icra takibine itirazın iptali davasında, bilirkişi raporuyla elektronik tebliğ edilen borcun tespiti.
Özet: Ticari bir ilişkiden doğan ödenmemiş faturalar nedeniyle başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan bu itirazın iptali davasında, davacı müvekkiline ait ticari defter kayıtları ve elektronik olarak tebliğ edilen faturalarla borcun varlığını ve davalının itirazının haksız olduğunu iddia ederken, davalı taraf borcun olmadığını, faturaların usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ticari ilişkinin ve sözleşmedeki imzaların gerçek olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiş; mahkeme ise bilirkişi incelemesi sonucunda davacının ticari defterlerinde borç bakiyesi bulunduğunu ve e-faturalara itiraz edilmediğini tespit ederek HMK 222 hükümlerince ticari defterlerin delil niteliğini değerlendirmiştir.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/990 Esas
KARAR NO : 2026/745
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/08/2025
KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin davalıya verdiği hizmetten dolayı 4 farklı fatura kestiğini, fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, fatura bedellerinin tahsili amacıyla ... İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin, müvekkiline herhangi bir borcu olmadığını iddia ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, taraflar arasında 19/02/2024 tarihinde imzalanan satış sözleşmesi ile taraflar arasında ticari ilişki olduğunun ve borcun varlığını gösterdiğini, davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, bu sebeplerle davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın mahkemece verilen kesin sürelere uymaması halinde bu sürelere muvafakat edilmediğini belirttiğini, dava dilekçesinin HMK'nın 119. maddesindeki usul şartlarını taşımadığını ve vakıaların somutlaştırılmadığını ifade ettiğini, HMK'nın 25, 190, 194, 121 ve 318. maddeleri gereği ispat yükünün davacıda olduğunu ve delillerin dilekçe ile birlikte sunulması gerektiğini vurguladığını, davacının dava dilekçesinde hukuki sebepleri açıkça belirtmediğini ve delil listesinin dikkate alınmaması gerektiğini savunduğunu, ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu bildirdiğini, müvekkillerinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını ve menfi tespit davası açma haklarını saklı tuttuklarını beyan ettiğini, işlemiş ve işleyecek faiz oranlarına itiraz ettiklerini açıkladığını, alacağın likit olmadığını ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını Yargıtay kararlarıyla desteklediğini, davaya konu faturaların müvekkil şirkete usulünce tebliğ edilmediğini ve ticari ilişkinin ispatlanamadığını belirttiğini, dosyaya sunulan sözleşmedeki imzaların müvekkil şirket yetkililerine ait olmadığını ve imzaya itiraz ettiklerini ifade ettiğini, taraflar arasında herhangi bir mal alım-satımı veya hizmet ilişkisi bulunmadığını savunduğunu, bu nedenlerle davanın esastan reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu faturalar karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 615.568,34 TL toplam alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır.
Alınan bilirkişi raporuyla davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda; davacı taraf defter ve kayıtlarında takip tarihi itibarıyla davalıya ait 489.600,00 TL borç bakiyesi bulunduğu, gerek davacı defter ve kayıtları gerekse de B formlarına göre davacının düzenlediği e-fatura niteliğindeki faturaların elektronik olarak GİB portalından davalıya tebliğinin gerçekleştiği ve fakat davalının söz konusu faturalara süresi içinde ya da daha sonra itirazı olmadığı, iade faturası düzenlemediği ve borca ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığı,
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalının kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı defterleri hükme esas alınmıştır. TTK'nun 1530. maddesi şartları oluşmadığından temerrüt olgusu gerçekleşmemiş olup işlemiş faiz talebinin reddi gerekmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 489.600,00TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 489.600,00TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydıyla değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 97.920,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 33.444,57TL ilam harcından peşin alınan 10.512,37TL harcın mahsubu ile bakiye 22.932,20TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 615,40TL Başvuru Harcı, 10.512,37TL Peşin Harç olmak üzere toplam 11.127,77TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 4.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.658,66TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 4.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 941,33TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00TL bilirkişi ücreti, 130,00TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.130,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 6.466,29TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 78.336,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır