Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, bankanın tarım destek kredisi borcundan kaynaklanan icra takibine itirazın iptali davasındaki istinaf kararı.
Özet: Davacı bankanın, genel kredi sözleşmesiyle davalıya kullandırdığı 500.000 TL limitli tarım destek kredisinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi, banka kayıtları, imzalı kredi sözleşmesi ve davalının kredinin büyük kısmını nakit olarak çektiğini gösteren belgelerle davalının borçlu olduğunu ve borcun muaccel hale geldiğini tespit ederek, davalının borcu olmadığını, imzasının kendisine ait olmadığını ve usulsüzlükler olduğu yönündeki itirazlarını haksız bularak, takibin devamına karar vermiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 16/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 23/02/2022
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 16/06/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında imzalanan 28.01.2016 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığı, kredi koşullarına uyulmaması ve borcun zamanında ödenmemesi üzerine 22.03.2019 tarihli ihtarname keşide edildiği, borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı alınarak Antalya 11.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlandığı, davalının icra takibine 14.11.2019 tarihinde itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediği, sözleşme incelendiğinde davalının bankaya borçlu olduğu hususunda tereddüt olmadığı, ihtarnamede verilen süreye rağmen borç ödenmediğinden banka alacağının muaccel hale geldiği ve borçlunun temerrüde düştüğü, toplam 295.306,97 TL. alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesine talep etme gereği hasıl olduğu, sözleşmenin faiz hükümlerini düzenleyen maddelerinde bankanın uygulanacak faiz oranlarını günün koşullarına göre belirleme yetkisine sahip olduğu, bankanın toplam 295.306,97 TL. alacağının mevcut olduğunun kredi kullandırım belgeleri, bankanın defter ve kayıtlarıyla sabit olduğu belirtilerek, davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalının vasisine tebligat yapılmış ve davaya yanıt verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Davalı ...’e muhatap olarak, davacı banka tarafınca keşide edilen Ankara 12.Noterliğinin 25.03.2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, açılan ve kullandırılan kredi hesabının 22.03.2019 tarihi itibariyle toplam 279.414,70 TL. üzerinden kat edildiği, banka alacağının üç gün içinde %25,68 temerrüt faizi üzerinden işleyecek faiz ve ferileriyle ödenmesi aksi halde, yasal yollara başvurulacağının bildirildiği; ihtarnameyi takiben, davacı bankaca davalı aleyhine Antalya 11.İcra Müdürlüğünün 13.05.2019 tarih ... sayılı ilamsız takip dosyasıyla, 281.180,48 TL. asıl alacak, 12.758,66 TL. işlemiş temerrüt faizi, 637,93 TL. gider vergisi, 123,90 İhtiyati haciz masrafı, 606,00 TL. İhtiyati haciz vekâlet ücreti olmak üzere toplam 295.306,97 tahsili ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa %31,85 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi işletilmesi talebiyle takibe geçildiği, davalı ...’in 14.11.2019 tarihli dilekçesiyle vasisi olan babasına tebliğ edilen ödeme emrine istinaden böyle borcunun olmadığı, imzasının kendine ait bulunmadığı, icra takibine ilişkin alacak ve işlemler ile birtakım usulsüzlüklerin bankanın ... Şubesi nezdinde banka memurları hakkında soruşturma ve yargılamanın sürdüğü belirtilerek, takip konusu borca, faizlere, faiz oranına ve takip dayanağı belgelerdeki imzalara itiraz edildiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğinin görüldüğü; davacı banka ... /Antalya şubesi ile davalı ... arasında, 28.01.2016 tarihli 500.000,00 TL. limitli genel kredi sözleşmesi bağıtlandığı, sözleşmenin 19 sayfasında ... adı soyadı, adresi, 28.01.2016 tarihi kaydıyla imza atıldığı, aynı imzanın sözleşmenin 1.sayfasında da yer aldığı, sözleşme kapağında müşteri bilgilendirme formunda 26.01.2016 tarihi altında aynı imzanın bulunduğu, sözleşmeyi davacı banka ... şubesine temsilen servis yetkilisi unvan ve ad soyadları kaşesiyle ... ve ... tarafından imzalandığının dosyadan anlaşıldığı; davacı banka belge ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, 28.01.2016 tarihli çerçeve kredi sözleşmesine dayalı olarak davalı ...’e 29.01.2016 tarihinde ... numaralı kredi hesabına kayıtlı, %13 akdi faiz oranı üzerinden her biri yılda bir 125.000,00 TL. anapara taksit geri ödemeli 4 yıl vadeli 500.000,00 TL. tutarında tarım destek kredisi açıldığı ve kredinin davacının banka nezdindeki ... numaralı vadesiz mevduat hesabına alacak kaydedilmek suretiyle kullandırıldığı, davalının kredi borçlanma işleminin, 29.01.2016 tarihinde krediden 5.000,00 TL. peşin kredi komisyonu ve sigorta bedeli tahsilinin vadesiz mevduat hesabından alınmasıyla tekemmül ettiği ve davalının vadesiz mevduat hesabında kredi kullanımından doğan para mevcudundan aynı gün 29.01.2016 tarihinde Saat: 14:53’de ... numaralı ödeme fişiyle 480.000,00 TL. nakden para çekildiği, sözü edilen tediye fişinde davalının el yazıyla ad ve soyadının yazılı ve iki ayrı imzanın atılı olduğu, tediye fişi üzerindeki imzaların vezneyi ibra mahiyetinde kabzı muntazamın imza olduğu, dosyaya tevdi edilen tediye fişinde görüldüğü; kredi hesabı ve takip hesabı ekstreleri incelendiğinde, krediye iki taksit ve taksit faiz ödemelerinin tahsilini takiben 14.02.2018 tarihi itibariyle kredinin 237.650,00 TL. olan anapara bakiyesi üzerinden 22.03.2019 tarihi itibariyle kat edildiği ve 25.02.2019 tarihinde takip hesabına aktarıldığının görüldüğü, buna göre, 14.02.2018 tarihi itibariyle 237.650,00 TL. olan kredi anapara bakiyesinin 22.03.2019 kat tarihine kadar 401 gün üzerinden işletilen %13 akdi faizi 34.413,04 TL. ve faizin %5’i gider vergisi tutarı 1.720,65 TL’nin kapitalize edilmesiyle davacı bankanın kat tarihi itibariyle talep edebileceği asıl alacak 273.783,69 TL. bulunduğu; davalının 02.04.2019 tarihinde temerrüt halinde bulunduğu, yapılan hesaplamalar sonucunda, davalının kullandığı taksitli krediden doğan banka alacağı 13.05.2019 takip tarihi itibariyle; 273.783,69 Asıl alacak, 9.392,30 İşlemiş akdi ve temerrüt faizi, 469,62 Gider vergisi , 123,90 İht.haciz masrafı, 606,00 İht.haciz vek. ücreti olmak üzere toplam 284.375,51 TL. olduğu; takip tarihinden itibaren asıl alacak %26 temerrüt faizi ve faiz üzerinden yansıtılacak %5 gider vergisine tabi olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yasal unsurlarının olduğu ve alacağın likit olduğu kanaatiyle, davacının inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiştir. ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının reddedilen hüküm kısmının hukuka aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, müvekkili Banka'nın alacaklı olduğunu, dosyada mevcut bilirkişi raporunda hatalı değerlendirmeler ve yanlış hukuki yorumlar yapılarak alacak miktarının yanlış hesaplandığını, müvekkili Banka'nın 13.05.2019 tarihi itibarıyla 281.180,48 TL asıl alacak, 12.758,66 TL işlenmiş faiz, 637,93 TL BSMV, 123,90 TL ihtiyati haciz masrafı ve 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 295.306,97 TL alacağının kredi kullandırım belgeleri, Banka defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, bilirkişi raporunda davalı tarafın sorumluluğu hesaplanırken asıl alacak, işlenmiş faiz, faiz işletilen gün sayısı ve gider vergisi yönünden hatalı hesaplamalar yapıldığını ve yerel mahkemece bu rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulduğunu, raporda davacı bankanın kat tarihi itibarıyla talep edebileceği asıl alacak tutarının, faiz oranının ve faiz işletilen gün sayısının hatalı belirlenmesinden kaynaklı olarak toplam alacak miktarının müvekkili Banka aleyhine hesaplandığını, oysa Banka alacağı ve işletilmesi gereken faiz oranının takip talebinde yazıldığı gibi olduğunu, bu nedenle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, genel kredi sözleşmesinin faiz hükümlerini düzenleyen maddelerinde müvekkili Banka'nın uygulanacak faiz oranlarını günün koşullarına göre belirleme yetkisine sahip olduğunun, cari faiz oranları ile gecikme ve temerrüt faiz oranlarındaki artışların müşteriye yansıtılacağının açıkça ifade edildiğini, ayrıca müşterinin ve kefilin kullanılan krediye ilişkin masraf, istihbarat ücreti ve diğer ücretleri ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, kullandırım şekillerine ilişkin hükümlerde de müşterinin anapara tutarı ile birlikte vade tarihinde tahakkuk edecek faiz, BSMV, komisyon, masraf ve diğer fer’ileri ile birlikte vade/taksit tarihinde ödemeyi, bu miktarları ödemediği takdirde Bankaca borcuna muacceliyet verileceğini kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili Banka ile borçlu arasında imzalanan 28.01.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ne istinaden borçluya kredi kullandırıldığını, borçlunun sözleşmeye istinaden yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle müvekkili Banka'nın alacaklı olduğunu, sözleşmede borçlunun müvekkili Banka ile akdedilen kredi sözleşmesinden dolayı borçlandığı ve borçlanacağı tutarlarla ve anapara, akdi faiz, temerrüt faizi, komisyon, gider vergisi, kredi hesabına borç kaydedilen her türlü masraflar, vergiler, resimler, kanuni takip giderleri ve avukatlık ücretini de kapsayan miktarlardan sorumlu olacağını kabul ve taahhüt ettiğini, borçlunun itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini, itirazın yasa, usul ve içtihatlara aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında yargılanan ... ve ... isimli şahısların mağduru olduğu olaylarda yer almadığını, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasının derdest olduğunu, bu soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasının, müvekkilinin sanık olarak yer alması sebebiyle, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında haksız ve usulsüz şekilde reddedildiğini, müvekkilinin kendisini dolandıran banka çalışanları ... ve ...'dan şikayetçi olduğunu beyan ettiğini, banka teftiş raporlarında da müvekkilin bu şahıslarla çalıştığına dair bir şüphe bulunmasına rağmen müvekkilin bu şahıslarla herhangi bir alakası olmadığını, aksine usulsüz kredi olayının asıl mağdurunun müvekkili olduğunu, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair bir karar verilmesi ihtimali olmasına rağmen, soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasının reddedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, ilgili soruşturma dosyasına sunulan dilekçelerinde müvekkili hakkında KYOK kararı verilip mağdur/müşteki olarak eklenmesini talep ettiklerini, müvekkilinin vasi atanması sebebiyle ve vasinin görevi sona ermesine rağmen dava dilekçesi, bilirkişi raporları ve diğer asli unsurların öncelikle görevi sonlanan vasiye tebliğ edilmesi nedeniyle davadan geç haberdar olduğunu ve kanuni haklarını kullanamadığını, bu sebeple Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., ... K. sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı bankaya herhangi bir borcu olmadığını, dava konusu kredi işleminden herhangi bir para almadığını, bu durumun soruşturma dosyasındaki bilirkişi raporları ve bankanın kamera kayıtları ile ispatlandığını, müvekkilinin banka çalışanı ...'un usulsüz işlemi sonucunda, sadece kendi adına banka hesabı açılacağını düşündüğü için önüne konulan evrakları iradesi zedelenerek imzaladığını, ilgili kredinin banka çalışanı tarafından müvekkilinin haberi olmadan sahte belgelerle ve müvekkilinin iradesi engellenerek imzalatılan usulsüz kredi evrakları ile gerçekleştiğini, kredi işlemine dair paraların banka çalışanının beraber çalıştığı ... isimli şahsın şirket hesaplarına aktarıldığını, müvekkilinin bu kredi işleminden herhangi bir para almadığını, bu sebeple müvekkilinin davacı bankaya herhangi bir borcu olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davalı taraf, banka personelinin iradesini sakatlamak suretiyle kendisinden imza aldığını, bu şekilde bir kredi kullanmadığını belirtmiş, bu konuda ...'un , diğer müşterilere karşı işlediği benzer hileli davranışlar sebebiyle, zimmet suçundan yargılandığı Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ceza dosyasını delil olarak göstermiş, yargılama sırasında kendisiyle ilgili dava konusu kredi işleminin de arasında bulunduğu işlemlere yönelik açılan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının da, mevcut olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, bankacı bilirkişinin raporundaki hesaplar doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyalarının celbi sağlanıp, akıbeti ve sonucu beklenmeden, davalının savunmaları konusunda yeteri derecede inceleme yapılmaksızın karar verilmesi hatalıdır. Zira, davalının muhatap olduğu ve dava konusu kredi işlemlerini gerçekleştiren banka personeli ...'un yargılandığı ceza dosyasına konu eylemler ile davalının bu banka personeline isnat ettiği eylemler benzer niteliktedir. Dosyada bu ceza dosyasının sonucu ve verilen kararla ilgili celp edilen herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Davalı istinaf dilekçesi ekinde ceza mahkemesi kararının bir kısmını sunmuş, anlatımında ise, ...'un yargılama sonucu hapis ve adli para cezası ile cezalandırıldığını belirtmiştir.
Dairemizce gönderilen inceleme talebi üzerine gelen, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; müfettiş raporuna istinaden davacı banka tarafından aralarında davalının da bulunduğu birden fazla kişi hakkında, "...'un idaresi altında başkaca usulsüz işlemlerin gerçekleştirilmiş olabileceği şüphesiyle yapılan soruşturma sonucu tarımsal faaliyetleri bulunmadığı halde gerçeğe aykırı belgelere istinaden kredi kullanmaları ve kredi tutarlarının Mustafa Avcı'ya aktarılmasına imkan veren fiillerinden ötürü" denilerek, belgede sahtecilik ve zimmet suçuna iştirakten suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturma sonucu aralarında davalının da bulunduğu kişiler hakkında yeterli şüphe bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği, karara yapılan itirazın Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin 26/03/2024 tarih, ... D.İş sayılı kararı ile reddedilmesiyle kararın kesinleştiği, bu kez bu kişilerin mağdur olarak yer aldıkları iddianame ile şüpheliler ... ve ... hakkında bankacılık zimmeti suçundan kamu davası açıldığı, ...'un davalıya yönelik eylemlerinin ceza dosyasına konu edildiği görülmüştür.
Açıklanan maddi vakıalar karşısında; dosyaya konu kredi işlemlerinin gerçekliği konusunda mevcut ceza dosyasının sonucuna göre değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; kabule göre, karara esas bankacı bilirkişi raporunda, dikkate alınan, faiz oranı ile faiz başlangıç tarihinin somut olaya ve yasaya uygun olduğu görülmekle, davacı vekilinin bu yönlere ilişen istinaf başvurusu reddedilmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 23/02/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
6-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE,
7-Taraflarca tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
9-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
10-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...