Bursa Bölge Adliye Mahkemesi istinaf kararı, sahte mahkeme kararıyla mülkiyet iddia edilen geminin sahipliği, iyi niyetli iktisap ve seferden men ihtiyati tedbir anlaşmazlığına dairdir.
Özet: Davacılar tarafından sahte mahkeme kararlarıyla mülkiyetinin el değiştirdiği ve ardından Ukrayna devleti tarafından el konularak açık artırmayla iyi niyetli üçüncü kişilere satıldığı iddia edilen bir gemi üzerine açılan davada, ilk derece mahkemesi ticaret sicilinden terkin edilmiş bir davacının davasını aktif husumet ehliyeti eksikliğinden reddederken, diğer davacının davasını gemiyi tüm mükellefiyetlerden arı olarak açık artırmadan satın alan davalıların iyi niyetli olması gerekçesiyle reddetmiş; ayrıca gemi üzerindeki seferden men tedbirini kaldırarak, belirli teminat karşılığında davalıya yediemin sıfatıyla teslimine karar vermesi üzerine davacılar, geminin Türk karasularını terk etmesi halinde haklarını alma imkanının kalmayacağı endişesiyle ihtiyati tedbirin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİDOSYA NO : KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : ...NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACILAR : ... -... - : 2 -... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : ...- VEKİLİ : Av. ... KARAR TARİHİ : Bursa ....Asliye Ticaret Mahkemesinin (..........) ... tarih ... Esas ... sayılı Kararının yapılan İstinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacılar vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile; mülkiyeti ...şirketine işletmeciliği ...Ltd Şirketine ait olan İMO ...nolu ... Bayraklı "..." isimli geminin mülkiyetinin düzenlenen sahte mahkeme kararı ile ...Firmasına geçirdiğini, geminin adının da STARDALE olarak değiştirilerek ...Bayrağı altına girdiğini, mülkiyetin el değiştirilmesine dayanak gösterilen ...İlçesi mahkemesinin 22/07/2011 tarih ...sayılı kararının sahte olduğunu, gerçekte bir boşanma davasına ait olduğu, diğer dayanak kararın ise iki kooperatif arasındaki mülkeyet davasına ilişkin olduğu, kararda imzası olan sekreter ...'nın Kasım 2010 tarihinden beri çalışmadığı, dolayısıyla kararlardaki imza ve kaşelerin sahte olduğunun anlaşıldığını, bu durumun Dış İşleri Bakanlığı tarafından şikayet konusu yapılması üzerine sorumlular hakkında ceza davası açıldığının bildirildiği, buna rağmen geminin ... Limanına çekildiği ve bu işlemin gümrük kaçakçılığı adledilmesi sonucunda gemiye devlet lehine el konulmasına karar verildiği ve satışa çıkarılması sonucunda 760.400,00 Grivin Ukrayna parasına ... firmasına satıldığı, bu firma tarafından da ... isimli firmaya satıldığını, her iki firmanın sahibinin KİEV SHIPPING ve KONSTANTİN KALNY isimli kişiler olduğunu ve geminin isminin STARDALE olarak değiştirildiğini, Kırım özel bölgesinde iç savaş çıkması nedeniyle ortada bir mahkemenin kalmadığını, geminin halen Gemlik limanında bağlı olup yük almakta oluğunu, seferden men edilmediği takdirde geminin Ukrayna'ya döneceğini ve davanın sonucunun hasıl olmayacağını belirterek, geminin ihtiyat-i tedbir olarak seferden men edilmesini ve mülkiyetinin davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar adına gemi kaptanı olarak ... vekili tarafından verilen dilekçe ile; ihtiyat-i tedbir kararına itiraz ederek geminin değerinin ... milyon dolar değerinde olduğunu, sigorta poliçesinde bu değerin yazılı olduğunu, bu nedenle ihtiyat-i tedbir kararındaki teminatın arttırılması gerektiğini, mümkün olmadığı takdirde gemi bedelinin üzerine tedbir konulmasını, davanın esası yönünden ise gemiye Ukrayna devleti tarafından el konulduğunu, mahkeme kararı ile müsadere edildiğini, daha sonra açık arttırma suretiyle satılması sonucunda satın alındığını, davacıların iyi niyetli olduğunu, satışın gemi üzerindeki hak ve mükellefiyetlerden ari olarak yani temizlenmiş olarak yapılmış olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ;İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde; davacı ...San.Nak.Tic.Ltd Şirketinin dava açılmadan önce 17/06/2015 tarihinde ticaret sicilden terkin edildiğini, dolayısıyla tüzel kişiliğin kalmadığını, bu sebeple aktif husumet yöneltme ehliyetinin bulunmadığını belirterek, davanın bu davacı yönünden bu nedenle reddine, diğer davacının açmış olduğu dava yönünden ise davalıların gemiyi; üzerindeki tüm mükellefiyetler kaldırılarak açık artırma suretiyle yapılan satışta satın almış olmaları nedeniyle iyi niyetli olmalarından dolayı davanın reddine karar verilmiştir. Ayrıca gemi üzerine Gemlik ....Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ... tarihinde konulan "seferden men-i'ne" ilişkin tedbir kararı kaldırılarak, geminin davalı ... ... S.A şirketin temsilcisine veya gemi kaptanına %15 oranında olan 15.000,00 TL teminat mukabilinde yedi emin sıfatıyla teslimine, şeklinde yeniden ihtiyat-i tedbir kararı verilmiştir. Davacı vekili tarafından ... havale tarihli dilekçe ile; ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının yerinde olmadığını, geminin Türk kara sularını terk etmesi halinde hak almalarının mümkün olmayacağını, geminin üzerinden seferden men kararı kaldırıldığı gibi yediemin sıfatıyla yabancı uyruklu kişiye teslimine karar verildiğini, geminin Türk kara sularından çıkarıldığı takdirde bu yediemine yaptırım uygulanmasının mümkün olmayacağını belirterek, bu karardan dönülerek ihtiyati tedbir kararının kesinleşinceye kadar devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise vermiş olduğu 28/10/2017 tarihli cevap dilekçesi ile; mahkemece nihai kararın verilmiş olduğunu, karardan el çekildiği için artık müdahale edilmesinin mümkün olmadığını ve ayrıca geminin seferden men-i'ne yönelik olarak tedbir kararı verilemeyceğini belirterek, davacıların talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; 27/11/2017 tarihli ek karar verilerek dosyanın karara bağlanmış olduğundan duruşma açılamaması nedeniyle dosya üzerinden karar verildiğini, yapılan inceleme neticesinde geminin seferden men-i'ne karar verilemeyeceğinin tespit edildiğini, bu sebeple geminin seferden men kararının kaldırılmasına ilişkin mahkeme kararının kaldırılması yönündeki talebin yerinde olmadığını, ancak geminin yediemin olarak davalıya tesliminin ise süreci olumsuz etkileyeceğinden daha önce liman başkanı tarafından bildirilen ...'e aylık ....500,00 TL ücret mukabilinde yediemin olarak teslimine, masrafın davalı tarafça karşılanmasına, 15.000,00 TL teminat mukabilinde karar verildiği görülmüştür. TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili tarafından verilen dilekçe ile; davacı ...Şirketi yönünden verilen kararın yerinde olmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2007/10-358 Esas 2007/337 Karar sayılı içtihadında tüzel kişilin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin tamamlanmış olması gerektiğini, ticaret sicilden silinmenin tüzel kişilin sona erdiğini gösteremeyeceğinin belirtildiğini, bu sebeple bu davacı yönünden verilen kararın yasaya aykırı olduğunu, esas yönünden ise kararda Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku sözleşmesine dayanılmış ise de, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bu sözleşmeye taraf olmadığını, bu nedenle bu sözleşmenin uygulanamayacağını, TCK 123 ve 54.maddeleri gereğince müsadere edilecek eşyanın iyi niyetli üçüncü kişiye ait olması halinde müsadere kararı verilemeyeceğini, bu nedenle Ukrayna makamları tarafından yapılan el koyma kararının usulsüz olduğunu, ihtilaf ayın'a yönelik olduğundan menşe ülke hukukuna göre yani Türk Hukukana göre çözümlenmesi gerektiğini, bu nedenle cebr-i icra yolu ile satış olsa dahi mülkiyetin el değiştiremeyeceğini, mülkiyetin sahte mahkeme kararları ile el değiştirdiğini, bu sebeple geçersiz olduğunu, TMK 988 ve 989 maddelerinin uygunması gerektiğini, davalılar tarafından internette geminin ... milyon Dolar karşılığında satışa çıkarıldığını, gemiyi satın alan ve devralan şirketin davada müşterek vekil tayin ettiklerini belirterek, kararların kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu istinaf dilekçesi ile; mahkemece seferden men yönündeki ihtiyat-i tedbirin kaldırılmasına rağmen, bu kararın tamamlayıcı merasimlerinin yerine getirilmediğini, Liman Başkanlığına müzekkerelerin yazılmadığını, bu sebeple geminin teslim alınamadığını, mahkeme tarafından nihai karar verilerek dosyadan el çekilmesine rağmen davacıınn itirazı üzerine tedbir kararının değiştirildiğini, oysaki bunun mümkün olamayacağını, ayrıca TTK 1353 maddesi gereğince seferden men şeklinde ihtiyat-i tedbir kararı verilemeyeceğini, teminatın taraflarına yüklendiğini, bunun mümkün olamayacağını, tedbir kararı talep eden davacıya yüklenmesi gerektiğini, keza yediemin ücretinin de davacıya yüklenmesi gerektiğini belirterek, ihtiyat-i tedbirin kaldırılmasına, davalı tarafından yapılan 15.000,00 TL teminatın kendisine iadesine, bu teminatın davacı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Davacılar; mülkiyeti davacının MFC Martime LTD şirketine, işletmesi davacı ...San.Nak.Tic.Ltd Şirketine ait olan "..." isimli geminin mülkiyetinin Ukrayna Mahkemesinin sahte kararı ile dava dışı "..." isimli şirkete geçirildiğini, akabinde gümrük kurallarının ihlal edilmesi nedeniyle Ukrayna Mahkemesi tarafından müsaderesine karar verildiği ve açık artırma ile ... uyruklu ... firmasına satıldığı, ondan da ... isimli firmaya devredildiği ve adının Stardale olarak değiştirildiğini, her iki firmanın sahibinin aynı kişi olduğunu, bu nedenle iyi niyetli olmadıkları, gibi müsadere kararının ve satışın hukuka aykırı olduğunu belirterek, mülkiyetin davacılara ait olduğunun tespitini talep etmiştir. Davalılar adına gemi kaptanı davaya cevap vererek; gemiye Ukrayna devleti tarafından müsadere edilerek el konulması sonucunda her türlü mükellefiyetten arındırılmış olarak Ukrayna devleti tarafından yapılan açık artırmadan satılması sonucunda satın alındığını, sahte mahkeme kararı ile mülkiyetine el konulması hususunda kendilerinin bir katılımlarının bulunmadığını, iyi niyetli olarak gemiyi satın aldıklarını belirterek, davanın reddini talep etmişlerdir. Ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde; davanın reddine, gemi üzerinde konulmuş olan seferden men tedbirinin kaldırılarak, geminin Türk Kara Sularından dışarı çıkarılmamak şartıyla üçüncü kişiye yediemin olarak teslimine tedbir koyarak karar vermiştir. Davacı, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ederek istinaf yoluna gelmiştir. Davalı ise; mahkemece verilen Ek Kararın kaldırılması yönünde istinaf yoluna gelmiştir. Taraflarca, dosyaya sunulan belgelere göre; davacı ... isimli şirkete ait ... bandıralı ...İMO numaralı "..." isimli gemi 25/01/2011 tarihinde Ukrayna Ülkesi Sivastopol açıklarında olumsuz hava koşulları nedeniyle ...isimli gemiden yardım istemesi üzerine Ukrayna Feodosia limanına getirildiği ve yükünü tahliye ettiği, ancak Türk personelinin gemiye girişine izin verilmediği, akabinde Lugansk Şehri Oktyabrsky İlçesi Mahkemesi tarafından 2-1634/2011 no'lu dava dosyasında 23 Mayıs 2011 tarihli karar ile "..." gemisinin kurtarma ücretlerini ödemediğinden dolayı "..." isimli şirketin müracaatı üzerine geminin tutaklanmasına karar verilmiştir. Yine aynı mahkemeninin ... Esas sayılı dosyasında ise; 22 Haziran 2011 tarihinde kurtarma bedelinin ödenmemesi nedeniyle geminin mülkiyetinin davacı "..." Ltd Şirketine devredilmesine karar verilmiştir. Kararda ismi yazılı olan mahkeme Hakimi ... tarafından 22/07/2011 tarihli dilekçe ile; İlçe Savcısı ...ye yönelik olarak her iki karardaki imzanın kendisine ait olmadığını, kararda sekreter olarak ismi yazılı ...'nın Kasım 2010 tarihinden beri İlçe Mahkemesinde çalışmadığını, kararlardan birinin boşanma davasına, diğerinin ise işletme komitesinin mülkiyet hakkı devri ile ilgili bir davaya ait olduğunu, karardaki imzanın mahkeme hakimine ait olmadığı hususunda suç duyurusunda bulunmuştur. Bu arada; Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından Ukrayna Devletine birçok nota verilerek sahte mahkeme kararı ile geminin mülkiyetine el konulduğu ve bu hususun düzeltilmesi istenilmiştir. Gerek Türkiye Cumhuriyeti'nin başvurusu gerekse suç duyurusu nedeniyle Ukrayna...mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde ... no'lu dosyada verilen 03 Şubat 2012 tarihli kararda "..." şirketi tarafından sahte mahkeme kararı ile İMO ...no'lu "..." gemisinin mülkiyetinin ele geçirildiği ve geminin mülkiyetinin ...isimli şirkete devredildiği ve geminin isminin ....... olarak değiştirildiği, bu belgeler ile Ukrayna Gümrük Kanununlarının ihlal edildiği belirtilerek, gemiye devlet lehine el konulmasına ve bu işlemleri yapan ... isimli kişinin de suçlu bulunmasına karar verildiği görülmüştür. Gerek sanığın gerekse Gümrük İdaresinin temyiz başvurusu üzerine, ... Temyiz Mahkemesi tarafından 05 Nisan 2012 tarihli karar ile müsadere kararının doğru olduğu belirtilerek, temyiz talebinin reddine kesin olarak karar verilmiştir. Bu karar üzerine gemi "...' özel girişimi tarafından 03 Aralık 2012 tarihinde açık artırma suretiyle satışa çıkarılmış, bu satışa her ikisi de ... uyruklu " ... ..." ve "..." isimli şirketlerin katıldığı ve açık arttırma neticesinde 760.400,00 ....... parasına ... isimli firmaya satılmıştır. Akabinde bu şirket tarafından 18 Şubat 2013 tarihinde gemi ... ... şirketine devredilmiş ve bu şirket tarafından da "..." gemi siciline kaydedilmiştir. Dava konusu gemi, ... limanına gelmesi üzerine Dışişleri Bakanlığının ... C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunması nedeniyle Masak tarafından 04/02/2016 tarihli rapor düzenlenmiş ve ... C.Başsavcılığının ... tarihli yazısı ile gemiye fiilen el konulması talep edilmiş, ... 2.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından talebin reddine karar verilmiştir. Akabinde geminin Gemlik limanına gelmesi üzerine eldeki dava açılmıştır. İncelemesi yapılan davada öncelikle dava şartlarının incelenmesi gerekmektedir.Buna göre; öncelikle görev hususunun incelenmesi gerekir. Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun 6545 sayılı Kanun'un 45.maddesi ile değiştirilen ....maddesine göre; dava değeri 300.000,00 TL üzerinde olan dava ve işlere heyetçe bakılacağı ve sonuçlandırılacağı düzenlenmiştir. Mevcut davada; harca esas dava değeri olarak 100.000,00 TL gösterilmiştir. Ancak davalılar adına gemi kaptanı tarafından verilen dilekçlerde geminin sigorta poliçesine göre değerinin ... milyon USD olduğu belirtilmiş, ayrıca davalı tarafından İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz Bölgeleri Deniz Ticaret Odası Başkanlığından alınan 24/06/2016 tarihli belgeye göre geminin günlük "running cost"unun (günlük işletme bedeli) ....100-....300 USD olduğu, hurda değerinin 150.000 USD ve geminin piyasa şartlarına göre değerinin 350.000- 400.000 USD olduğu, belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından da dosyaya sunulan dilekçelerde; davalının, gemiyi internet üzerinden ... milyon USD'ye satışa çıkardığı iddia edilmiştir. Buna göre; ilk derece mahkemesi tarafından, tarafların göstermiş olduğu harca esas değere bağlı kalmaksızın dava konusu geminin dava tarihindeki gerçek değerinin tespit ettirilmesi gerekir. Tarafların iddiasına göre; dava tarihi itibariyle geminin değerinin 300.000 TL'nin üzerinde olduğundan, mahkemece tesbit ettirilen 300.000,00 TL'nin üzerinde olduğunda davaya Ticaret Mahkemesi heyeti tarafından bakılması gerekir. Bu husus kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davaya tek hakimli olarak bakılması yerinde değildir. Ayrıca harca esas değere itiraz edildiğinden, geminin değerinin mahkeme tarafından re'sen tespit ettirilerek tespit edilen miktar gösterilen değerden yüksek ise bu değer üzerinden harcın da tamamlattırılması gerekmektedir. Bu sebeple, ilk derece mahkemesi tarafından harcın tamamlattırılmaması hususu da yerinde görülmemiştir. Taraf teşkili hususunun incelenmesinde ise; dava, Kiev Shıppıng ve ... ...isimli şirketlere yönelik açılmıştır. Davalı şirketlere herhangi bir tebligat yapılmadan dava konusu geminin kaptanı tarafından tedbir kararına itiraz dilekçesi verilmiş, bu dilekçe içeriğinde davanın esası yönünden de reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından kaptanın dilekçesi üzerine taraf teşkilinin sağlandığı kabul edilerek davanın esasına girilmiş ve karar verilmiştir. Ancak davaya dilekçe sunan kaptanın dava konusu geminin kaptanı olup olmadığı hususunda herhangi bir belge ibraz edilmemiştir. Kaptanın vekili tarafından sunulan vekaletnamenin ekinde de bu hususta herhangi bir belge mevcut değildir. Kaptanın geminin kaptanı olduğuna dair gemiye ait "Klas Sertifikası, gemi uygunluk belgesi ve gemi adamları listesinin" sunulması gerekmektedir. Bu belgelerde kaptanın adının yazılı olduğu görüldüğünde, kaptanın TTK 1104 maddesi gereğince donatanı temsile yetkili olduğu kabul edilecektir (Emsal; Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 01/03/2016 tarih 2015/5520 Esas 2016/2250 sayılı Kararı). Bu sebeple, davaya cevap veren kaptanın gemi kaptanı olduğu tespit edilmeden taraf teşkilinin sağlandığı kabul edilerek davanın esasına girilmesi yerinde görülmemiştir. Dava ... isimli firmaya ve ... isimli firmalara yönelik açılmıştır. Cook Islanda Gemi Sicili müdürlüğü tarafından verilen yazıda gemi mülkiyetinin ... ... şirketine ait olduğu bildirilmiştir. Davanın yöneltildiği Kiev ... isimli firmanın ise gemi ile ilgisinin ne olduğu isleteni olup olmadığı hususları açıklanmadığı gibi işleteni olduğu takdirde bu hususa ilişkin belgelerde ibarz edilmemiştir. Dolayısıyla bu şirketin irtibatı açıklanmadığından gemi kaptanının bu şirketi temsile yetkili olup olmadığı açıklığa kavuşturulmamıştır. Temsile yetkili değil ise davanın bu şirkete de tebliğ edilmesi gerekir. Buna göre; ilk derece mahkemesi tarafından gerek görev yönünden, gerekse eksik harcın tamamlatılmaması ve gerekse taraf teşkili sağlanmadan veya sağlandığının kontrolü açısından davaya cevap veren kaptanın gemi kaptanı olup olmadığı kontrol edilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Davalının tedbire yapmış olduğu itirazının incelenmesinde ise; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 936.maddesine göre sicile kayıtlı olsun olmasın tüm gemilerin taşınr eşya hükmünde olduğu düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un "Mülkiyet ve Ayni Haklar" başlıklı 4.Bölümünde 996.madde olarak bu bölümdeki hükümlerin Türk Gemi Siciline kayıtlı bulunan gemiler hakkında uygulanacağı, düzenlenmiştir. 997.maddesinde ise; Türk Gemi Siciline kayıtlı bulunmayan Türk gemileri üzerindeki mülkiyet ve sınırlı ayni haklara Türk Medeni Kanun'un taşınırlara ilişkin hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir. Davacı ...Şirketi; davanın açıldığı tarihte ticaret sicilden terkin edilmiştir. Terkin sebebiyle tüzel kişiliği kalmamış, dolayısıyla aktif husumet yöneltme ehliyeti bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı vekili tarafından 2007 tarihli Yargıtay İçtihadı sunulmuş ise de, bu İçtihad'dan sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun geçici 7.maddesine göre terkin işlemi yapıldığından davacının tüzel kişiliğinin devam ettiği iddiası, yerinde değildir. Bu sebeple, dava; ... uyruklu davacı şirket ile yine Ukrayna ve ... uyruklu davalılara karşı açılmış bir davadır. Bundan ötürü dava her iki tarafı da yabancı olan dava niteliğindedir. MÖHUK 22.maddesine göre; "Hava, deniz ve raylı taşıma araçları üzerindeki ayni haklar menşe ülke hukukuna tabi olacağı, menşe ülkenin ise hava ve deniz taşıma araçlarında ayni hakların tescil edildiği sicil yeri, deniz taşıma araçlarında bu sicil yeri yoksa bağlama limanı..."olduğu düzenlenmiştir. TTK 1352/...-t maddesinde; "Geminin mülkiyeti ve zilyetliğine ilişkin her türlü uyuşmazlığın..." deniz alacağı olduğu düzenlenmiştir. TTK 1353 maddesine göre ise; "Deniz alacakları ile ilgili olarak sadece geminin ihtiyat-i haczine karar verileceği, seferden men kararı verilemeyeceği" düzenlenmiştir. TTK 1363.maddede ise; "Deniz alacağının teminat altına alınması için alacaklının 10.000 özel çekme hakkı tutarında teminat vermesinin zorunlu" olduğu düzenlenmiştir. TTK 1363/2 ve 4. maddesinde ise; teminatın artırılıp, azaltılabileceği hususlar düzenlenmiştir. TTK 1364 ve devamı maddelerinde ise; ihtiyati haciz kararının nasıl uygulanacağı düzenlenmiştir. Keza TTK 1370 ve 1371. maddelerinde ise geminin değerinin depo edilmesi üzerine tedbirin değer üzerine konulması ve ihtiyati haczin nasıl kaldırılacağı hususları düzenlenmiştir. Buna göre değerlendirme yapıldığında; mahkeme tarafından HMK 389 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati tedbir kararı verilerek geminin seferden men-i'ne karar verilmiştir. Daha sonra nihai karar ile seferden men kararı kaldırılarak tedbirin şekli değiştirilmek suretiyle geminin 15.000,00 TL teminat karşılığında yediemin olarak davalının temsilcilerine teslimine karar verilmiştir.Bu karara davacı tarafından itiraz edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde tedbirin yediemine teslimi şeklinde devamına, ancak yediemin olarak tarafların dışında bir üçüncü kişinin belirlenmesine, giderlerin ise davalı tarafından karşılanmasına karar verilmiştir. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki; HMK 394.maddeye göre tedbir talebinin kabulü kararlarına karşı itiraz yoluna başvurulabilineceği, itiraz üzerine verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulabilineceği düzenlenmiştir. Itirazın ise, taraflara davetiye çıkarılarak duruşmalı olarak yapılması, gelmedikleri takdirde ise dosya üzerinden karar verilmesi gerekmektedir. Nihai karar ile birlikte tedbire karar verildiğinde ise; nihai karar ile birlikte hakim artık karardan elini çekmiştir. Artık itiraz üzerine kararın değiştirilmesi mümkün değildir. Ancak Kanun yoluna müracaat ile bu kararın kaldırılması veya değiştirilmesi mümkündür. Bu sebeple, davalının İstinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi tarafından verilen 27/11/2017 tarihli tedbir hususundaki Ek Kararın kaldırılmasına, karar verilmiştir. Davalı tarafından, gemi değerinin depo edilmesi suretiyle tedbirin bu değer üzerine konulması talep edilmiştir. Ancak ilk derece mahkemesi tarafından gerek HMK 395 ve gerekse TTK 1370.maddelerindeki bu hususla ilgili düzenleme hususunda bir değerlendirme yapılmamıştır. Buna göre; dosyanın taraf teşkili, harç ikmali ve görev gibi hususlarda ilk derece mahkemesine iadesine karar verildiğinden, tarafların nihai karar ile verilen tedbire yapmış oldukları itirazlarının da itiraz olarak duruşma açılması suretiyle ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'nun 1104/3 maddesine göre; yabancı bayraklı gemilerde geminin malikine veya kiracısına açılacak her türlü dava veya takip onlar hakkında geçerli olmak üzere kaptana da yöneltilebileceği, düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından gerekçeli kararda davalı olarak sadece kaptan gösterilmiş, dava dilekçesindeki şirketler davalı olarak gösterilmemiştir. Bu husus dairemizce verilen kararda düzeltilmiş, kaptanın davalıların temsilcisi olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, tarafların her ikisinin de İstinaf yoluna başvurularının kabulü ile; Bursa ....Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilmiş olan ... tarih ... Esas ... sayılı Karar ve 27/11/2017 tarihli Ek Kararın Kaldırılmasına, dava dosyasının HMK 353/...-a-3 ve 4 maddesi gereğince dava şartı eksikliği ve görev nedeniyle ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; Davacı ve davalının İstinaf başvurusunun KABULÜNE, ...-Bursa ....Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilmiş olan ... tarih ... Esas ... sayılı Karar ve 27/11/2017 tarihli Ek Kararın KALDIRILMASINA, 2-Dava dosyasının HMK 353/...-a-3 ve 4 maddesi gereğince dava şartı eksikliği ve görev nedeniyle ilk derece mahkemesine İADESİNE, 3-İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından peşin olarak yatırılan 31,40 TL istinaf karar harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, 4-İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yapılan İstinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan tutarın istek halinde yatırana iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi. ... ... ... ... ... ... ... ... Üye Üye Z.Katibi Başkan (e-imza) (e-imza) (e-imza) (e-imza)