672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan sağlık memurunun FETÖ/PDY iddialarına karşı temyiz itirazının Danıştay tarafından reddi.
Özet: Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan bir sağlık memurunun, göreve iade başvurusunun OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından reddedilmesi üzerine açtığı iptal davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesinin ret kararlarına karşı yaptığı temyiz başvurusunda, KHKnın hukuka aykırılığı, somut delil yokluğu ve anayasal hak ihlalleri gibi geniş kapsamlı iddiaları değerlendiren Danıştay, bölge idare mahkemesinin kararını hukuka ve usule uygun bularak onamış, böylece davacının kamu görevinden çıkarılma işleminin ve iade talebinin reddinin kesinleştiği ve itirazlarının reddedildiği belirtilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/14987Karar No : 2025/10285 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... -E-Tebligat-Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ... -E-Tebligat-İstemin Özeti : Şanlıurfa İli, Hilvan Devlet Hastanesi'nde sağlık memuru olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kanun hükmünde kararname ile FETÖ/PDY terör örgütü ile ilgisinin ne olduğu belirtilmeksizin ve hiçbir somut gerekçe sunulmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı, 19/07/2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verilmesi nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin dayanağının kalmadığı, kanun hükmünde kararnamelerin Resmi Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulması ve otuz gün içinde Meclis tarafından görüşülüp karara bağlanması gerektiği, buna karşılık 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren otuz gün içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından görüşülüp onaylanmadığı için kendiliğinden yürürlükten kalktığı, yürürlükten kalkan kanun hükmünde kararnameye dayanılarak kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, davasının kanuna önceden kurulmuş, doğal hakim ve bağımsız niteliklerini karşılamayan bir Mahkemece reddedildiği, darbe girişimiyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, eğitim ve meslek hayatı boyunca FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir şekilde organik bağ kurmadığı, örgüte ait ev, okul, dershane, yurt vb. kurumlarında bulunmadığı, himmet, bağış, yardım veya zekat adı altında herhangi bir maddi yardımda bulunmadığı, örgüte müzahir hiçbir kitap, gazete, dergi veya yayına abone olmadığı, ikametinde ve iş yerinde yapılan aramalarda örgüt ile irtibat veya iltisakını gösterebilecek herhangi bir delil bulunmadığı, istihbari bilgilerin hukuki delil niteliği bulunmadığı için dikkate alınamayacağı, FETÖ/PDY'nin 26/05/2016 tarihinde terör örgütü olarak ilan edildiği, bu tarihten önceki eylemler için Anayasal sadakat yükümlülüğünün ihlale edildiğinin ileri sürülemeyeceği, bankaya para yatırma, sendika üyesi olma ve çocuğun özel okula gönderme gibi işlendiği zaman tamamen yasal olan faaliyetlerin sadakat yükümlülüğünü ihlal edeceğini önceden öngörmesinin beklenemeyeceği, kaldı ki sadakat yükümlülüğü kavramının soyut nitelikte olduğu ve keyfi yorumlanıp uygulanabileceği, ByLock delilinin yasal delil niteliğinde olmadığı, söz konusu uygulamanın internet üzerinden indirilebildiği ve yaklaşık 38 ülke tarafından kullanılan bir uygulama olduğu, bu uygulamanın münhasıran FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarınca kullanıldığı iddiasının temelsiz olduğu, Mahkeme kararında mahkumiyet kararı aldığı belirtilmiş ise de söz konusu mahkumiyet kararının dava konusu işlemden sonraki tarihte verilmesi nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemi hukuka uygun hale getiremeyeceği, dava konusu işlem ile ölçülülük, suç ve cezaların geriye yürümezliği, kanunsuz suç ve ceza olmaz, silahların eşitliği ile hukuk devleti ilkelerinin, masumiyet karinesinin, savunma ve gerekçeli karar hakkının, Anayasa'nın 2., 6., 9., 11., 13., 15., 37., 38., 70., 121., 129., 130., 138., 140. ve 142. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6.,7, ve 15. maddelerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.