İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2024/89 esas sayılı trafik kazası kaynaklı ölüm ve cismani zarar tazminat davasının dava dilekçesi, cevap, bilirkişi raporları ve istinaf süreci özetidir.
Özet: 2012 yılında meydana gelen trafik kazasında motosiklet yolcusu davacının ağır yaralanması nedeniyle açtığı maddi tazminat davasında, kazaya karışan sigortasız aracın sürücüsü %90 kusurlu bulunmuş ve davacıya 45.064,34 TL tazminat ödenmesine karar verilmişken, davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece kararını kaldırarak dosyanın yeniden yargılanmak üzere mahkemeye iadesine hükmetmiştir, bu durum yargılamanın baştan ele alınmasını gerektirmektedir.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/89 Esas
KARAR NO : 2026/712 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 10/08/2018
KARAR TARİHİ : 09/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.08.2012 tarihinde ...’un idaresindeki motosiklet ile ...’ın idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde motosiklette yolcu konumunda bulunan müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, tedavilerinin ... Devlet Hastanesinde ve ... Devlet Hastanesinde yapıldığını, kaza sebebiyle vücut fonksiyonlarını büyük oranda yitirdiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde ... poliçesi bulunmadığından davalının zarardan sorumlu olduğunu, zararın giderilmesi için müracaatta bulunulmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava açma zorunluluğu doğduğunu belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kalıcı iş gücü kaybından doğan zarar için 50,00 TL maddi tazminat bedeli ile çalışamayarak gelir kaybına uğrayan müvekkili için 50,00 TL maddi tazminat bedelinden oluşan toplam 100 TL bedelin davalıdan faiziyle birlikte tahsili ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 02/03/2021 havale tarihli dilekçesi ile dava değerini toplam olarak 45.064,34 TL bedele yükselterek harcını yatırdığı anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kazaya bağlı maluliyeti bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, aracın geçerli trafik sigorta poliçesi olup olmadığının tespiti gerektiğini, kazanın oluşumundaki kusur oranlarının Adli Tıp vasıtasıyla tespiti gerektiği, motosiklette yolcu olan davacının alması gerekli güvenlik önlemlerini almaması sonucu yaralandığını, aracın sürücüsünün ehliyetinin bulunmadığını, kusur paylaşımında bu hususun dikkate alınması ve gerekli indirimlerin yapılmasını, öncelikle kusur ve maluliyet oranlarının tespiti gerektiğini, sorumluluğun poliçe teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
İstinaf kaldırma kararından önce alınan bilirkişi raporlarında;
Davacının maluliyet oranının tespiti amacıyla İstanbul ATK 2. İhtisas Daire Başkanlığı tarafından 28/10/2020 tarihinde tanzim olunan raporda özetle; kurulumuzun ilgili yazıları kişinin son durumuna ait muayene raporunu gönderilmesi istenilmiş ise de, kişini muayeenden kaçındığı bildirilerek mevcut belgelere göre rapor düzenlenmesi istenilmiş olan ... oğlu 02.01.1999 doğumlu ...’ın 23.08.2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle 1)Grup1 kabul olunarak:Gr1 XII (32a……….1) A %5, E cetveline göre % 3.3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları ile celp edilen delillerin dosya kapsamında değerlendirilmesi amacıyla aktüer ile kusur bilirkişi heyetine tevdii edilen dosyaya 16/02/2021 tarihinde tanzim olunan raporda özetle; 23.08.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plaka numaralı otomobilin sürücüsü ...’ın %90 oranında asli kusurlu olduğu, ... plaka numaralı motosikletin sürücüsü ...’un %10 oranında tali kusurlu olduğu, ... plaka numaralı motosikletin yolcusu davacı ...’ın olayın meydana gelmesinde, yaralanması ile sonuçlanmasında, zararın doğmasında veya artmasında kusursuz olduğu, davalının, kaza saati itibariyle zorunlu trafik sigorta poliçesi bulunmayan ... plakalı araç sürücüsünün %90 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'ın geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 1.817,91 TL olduğu, sürekli (daimi) iş göremezlik dönemine ait %3,3 maluliyeti ile ilgili maddi zararının 45.064,34 TL olduğu yönünde görüş ve kanat bildirilmiştir.
Mahkememizden verilen 15/06/2021 tarih, ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile, "Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 45.064,34 TL tazminatın 21/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine"" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Mahkememizce verilen kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 29/12/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve kaldırma ilamı doğrultusunda yargılamaya mahkememizin ...Esas sayılı dosyası ile devam olunmuştur.
GEREKÇE VE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Dava, 23/08/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının uğramış olduğu geçici ve kalıcı maluliyet oranına dayalı açmış olduğu tazminat davasıdır.
Mahkememizin 1... E, ... K sayılı kararı ile verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 29/12/2023 Tarih, ...Esas, ... Karar sayılı ilamıyla "O halde Mahkemece yapılması gereken, davacı asilin ikametgah Mahkemesine talimat yazılarak davacı asilin isticvap edilmek sureti ile sonuçları hatırlatılarak ve kesin mehil de verilmek sureti ile ATK 2. İhtisas Kurulunun ... ve...tarih ve sayılı yazıları doğrultusunda, bir tıp fakültesi ya da eğitim araştırma hastanesi ortopedi birimine sevki sağlanarak; kruris kırığına yönelik yeni yaptırılacak eklem açıklıklarını dereceleri ile belirtir, nötral sıfır metoduna göre, sağ ve sol taraf mukayeseli yapılacak ortopedik muayenesi (kısalık-yürüyüş bozukluğu-atrofi-kas gücü-doku kaybı-pseudoartroz, nörolojik hasar bulunup bulunmadığı vb.) ile yeni çekilecek kruris kırık alanını içine alan iki yönlü direk grafilerin dijital ortamda (DICOM) CD kopyasının ve bu incelemeler sonucu düzenlenecek raporlarının ve bir tıp fakültesi ya da eğitim araştırma hastanesi nöroloji birimine sevki sağlanarak yeni yaptırılacak ayrıntılı muayenesi [kas gücü-duyu kaybı, trofik bozukluk, kranial sinirler, kognitif bozukluk (Kognitif bozukluk tespit edilirse Benton, Stroop, Bender-Gestalt, Minimental testlerinin de yaptırılarak), nöbet varlığı, inkontinans varlığı, serebellar muayene vb. durumlar detaylı sorgulanacak şekilde] sonucu düzenlenecek raporun teminen ATK 2. İhtisas Kuruluna gönderilerek kaza tarihine göre uygulanması gereken Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik' hükümlerine göre dava konusu trafik kazası nedeni ile sürekli maluliyeti bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa derecesinin belirlenmesinin sağlanması, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre tüm dosya kapsamına göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek gerekirse (maluliyet oranının değişmesi halinde) hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle rapor alınarak müterafik kusur durumu ve faiz başlangıcı da değerlendirilerek karar verilmesi olmalıdır." gerekçesiyle kaldırılmıştır.
İstinafa kaldırma kararı doğrultusunda davacının ikamet mahkemesine istinaf kaldırma kararında eksik olduğu belirtilen hususlar yönünde rapor aldırılması için talimat yazılmış ve talimat mahkemesince davacıya HMK 171 maddesinin ve talimat tensip zaptının tebliğinden sonra 2 haftalık kesin süre içerisinde davacının talimat mahkemesine başvurup hastaneye sevk belgesine ilişkin gerekli belgeyi talimat mahkemesinden almadığı takdirde delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ve dosya kapsamına göre karar verileceğinin şerh düşülmüş davacı taraf rapor için talimat mahkemesine başvurmadığından talimatımız bila ikmal iade edilmiştir.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
HMK 94/2 maddesinde hakimin tayin ettiği sürenin kesin olduğunu bildirip kesin süreye konu işlemi duraksamaya yer vermeden açıkladığı ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının açıkça tutanağa geçirildiği durumlarda HMK 94/3 maddesi gereğince kesin süre içerisinde yapılması gereken işlemi süresinde yapmayan tarafın o işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı hüküm altına alınmıştır. Davada ispat külfeti davacı tarafta olup, istinaf kaldırma kararı doğrultusunda davacı asile çıkarılan şerhli tebligata rağmen davacı taraf rapor için talimat mahkemesine ve hastaneye başvuru yapmadığından davacı delil ikamesinden vazgeçmiş sayılmıştır.
Mevcut haliyle davacı taraf üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediğinden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan başlangıçta alınan 35,90 TL peşin ve 154,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 542,10 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/09/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır