Komiser davacının trafik kazası sonrası sürekli iş göremezlik tazminatı hesabında, özel yasalara tabi emeklilik yaşının dikkate alınmaması nedeniyle Yargıtaydan bozma kararı.
Özet: Sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan yaya konumundaki komiserin sürekli iş göremezlik tazminatı davasında, tahkim ve itiraz hakem heyetlerince verilen kararın temyizi üzerine Yüksek Mahkeme, davacının mesleki statüsü gereği özel yasalarla belirlenen emeklilik yaşı dikkate alınmadan aktif çalışma süresinin genel kural olan 60 yaşa göre hesaplanmasını hatalı bularak, komiserin muhtemel emeklilik yaşının ilgili kurumlardan araştırılarak aktif ve pasif dönemlerin buna göre yeniden hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiğine karar vermiştir.
4. Hukuk Dairesi         2024/14048 E.  ,  2026/4796 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/1319 E., 2024/1310 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup duruşma istemi miktar yönünden reddedilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya konumundaki müvekkiline davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın çarptığını, davacının yaralandığını, sigorta şirketinin kısmi ödemede bulunduğunu ancak yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri ve 12.000,00 TL tedavi giderinin faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 361.792,84 TL olarak yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunu, kusuru kabul etmediklerini, 87.362,16 TL ödeme ile sorumluluklarının kalmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne, 342.637,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.155,00 TL geçici bakıcı gideri ile 12.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 361.792,84 TL’nin 30.11.2023 tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, %2 maluliyet oranına göre ödeme yaptıklarını ve ibraname düzenlendiğini, hesabın hatalı olduğunu ve kusuru kabul etmediklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıya ZMMS ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacı yayanın yarlalanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sürekli iş gücü kaybı tazminatının belirlenmesinde, davacının son gelir durumu ile birlikte muhtemel yaşam süresinin ve bu sürenin ne kadarında aktif çalışma hayatının devam edeceği, ne kadarında pasif dönemde bulunacağının tespiti önem arzetmektedir. Çalışma hayatının, aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa kalan sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu; sürekli iş gücü kaybı nedeniyle tazminatın hesabında, pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulü gerektiği Dairenin yerleşmiş içtihatlarındandır.
Özel yasaları gereği çalışma süreleri ayrık olarak düzenlenenler dışında kalan kişiler yönünden, aktif- pasif devre ayrımı anılan şekilde yapılmakla birlikte; asker, polis gibi özel yasaları ile çalışma süreleri farklı belirlenen kişiler için sürelerin bu yasalardaki düzenlemelere göre belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda; davacı İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde komiser olup, kazadaki yaralanması sonucu iş gücü kaybına uğramıştır. Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından hükme esas alınan aktüer raporunda, davacının 60 yaşına kadar çalışacağı, 60 yaşı ile muhtemel bakiye ömür süresi sonu arasındaki dönem için de pasif devrede olacağı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Oysa, yukarıda açıklandığı üzere, kendi özel yasaları gereği daha erken emekli olma (aktif devresi sona erme) imkanı bulunan meslek gruplarından birinde yer alan davacı için, herhangi bir araştırma yapılmadan, 60 yaş sonunun aktif devre sonu olarak kabulü mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle; komiser ve 60 yaşından önce emekli olma ihtimali bulunan davacının çalıştığı kurum ve SGK Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nden davacının yaşı ile mesleki kıdemine göre muhtemel emeklilik yaşının kaç olduğunun sorulması; yazı cevabının gelmesinden sonra, bildirilen muhtemel emeklilik yaşı da dikkate alınarak, bildirilen yaşa kadar aktif devre ve bu yaş ile muhtemel ömür sonu arası süre için asgari ücret üzerinden pasif devre hesabının yapılması için ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3.Davacının komiser olduğu ve trafik kazasının görevi sırasında gerçekleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un “Nakdi tazminat ve aylığın etkisi” başlıklı 6 ncı maddesinde “Bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi zararların karşılığıdır. Yargı mercilerinde maddi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıklar göz önünde tutulur.” hükmü bulunmaktadır.
Şu durumda; 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun gereğince ödemede bulunulup bulunulmadığı hususu araştırılarak bu ödemenin zarar verene rücu olanağı bulunduğundan, poliçe teminat limiti de gözetilerek tazminat miktarından düşülmesi gerekir.
İtiraz Hakem Heyetince bu konuda araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.