Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu önünde, Veteriner Hekim Odası toplantı mazeret bildirimi yönetmeliği ve üyelikten istifa sayılma kararının hukuka uygunluğunun temyiz incelemesidir.
Özet: Bir veteriner hekimin istifa etmiş sayılmasına dair meslek odası kararı ve bu kararın dayanağı olan yönetmelik hükmüne ilişkin davada, temyiz konusu kararla; yönetmelik hükmünün, kanunda öngörülenin aksine mazeret bildirimi için toplantı öncesi yazılı şartı getirmesi nedeniyle hukuka aykırı olduğu; ayrıca veteriner hekimin istifa etmiş sayılması kararının alınmasında, yönetim kurulu toplantılarının yasal sürelere ve usule uygun yapılmaması, çağrı usullerinin belirsizliği ve iletişimin WhatsApp üzerinden yürütülmesi gibi ciddi usul ihlalleri bulunduğu gerekçesiyle dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : 2024/2633Karar No : 2025/1154 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1-... Birliği VEKİLİ : Av. ...2-... Odası VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 12/06/2024 tarih ve E:2020/7830, K:2024/3675 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Ankara Bölgesi Veteriner Hekimleri Odasının 10/12/2020 tarih ve 217/5702 sayılı yazısı ve 09/12/2020 tarih ve 47/69 nolu Yönetim Kurulu kararı ile davacının istifa etmiş sayılacağına dair almış olduğu karar ile bu kararın dayanağı olan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Uygulama Yönetmeliği'nin 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Toplantıya katılmayan üyeler toplantı saatinden önce yazılı olarak bildirmedikleri takdirde mazeretleri geçersiz sayılır." şeklindeki üçüncü cümlesinin iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 12/06/2024 tarih ve E:2020/7830, K:2024/3675 sayılı kararıyla; 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun'un 14., 16., 30., 31., 32., 47/c, 62/IV, maddeleri; 13/09/2006 tarih ve 26288 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Veteriner Hekimler Birliği Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Uygulama Yönetmeliği'nin "Oda yönetim kurulu" başlıklı 26. ve "Oda başkanının görev ve yetkileri" başlıklı 28. maddelerine yer verilerek,Dava konusu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Uygulama Yönetmeliği'nin 26. maddesinin 2. fıkrasının üçüncü cümlesi yönünden;Anayasa'nın 124. maddesindeki, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve kanunlara aykırı olmamak kaydıyla yönetmelikler çıkartılabileceği yönündeki hükmün, idareye türev düzenleme ihdas etme yetkisi verdiği, bu yetkinin, genel ve soyut nitelikte hükümler ihtiva eden kanunların detaylandırılması amacını taşıdığı, bu çerçevede, kanunda öngörülmeyen bazı hususların yine kanuna aykırı olmamak kaydıyla yönetmeliklerde düzenlenebileceği, Bu çerçevede, üst norm olan 6343 sayılı Kanun’un 31. maddesinde mazereti olmaksızın üst üste üç toplantıya katılmama durumunun “istifa etmiş sayılma” müeyyidesine bağlandığı halde, iptali istenilen Yönetmelik hükmü ile mazeretin toplantı saatinden önce yazılı olarak bildirilmesi zorunluluğu getirilmesi ile “istifa etmiş sayılma” müeyyidesinin kapsamının kanunda öngörülmeyen bir şekilde genişletildiği sonucuna varıldığından dava konusu Yönetmelik hükmünde hukuka uygunluk bulunmadığı,Ankara Bölgesi Veteriner Hekimleri Odasının 10/12/2020 tarih ve 217/5702 sayılı yazısı ve 09/12/2020 tarih ve 47/69 nolu Yönetim Kurulu kararı yönünden;Olayda, Ankara Bölgesi Veteriner Hekimleri Odasının 47. Dönem Seçimlerinde başkan olarak seçilen davacı hakkında Odaya ait 56.500-TL'yi yaklaşık 8 ay zimmetinde tutarak kullandığı gerekçesiyle Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması nedeniyle, 13/10/2020 tarih ve 47/60 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile idari, cezai ve hukuki süreçler tüketilinceye kadar yönetim kurulu başkanı olarak görev yapmasının uygun bulunmadığı gerekçesiyle yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmasına karar verildiği, davacının sözkonusu toplantıya katılmadığı ve 12/10/2020 tarihli 3 günlük sağlık raporunun 16/10/2020 tarihinde kargo ile Odaya ulaştırıldığı, davacının 13/10/2020 tarihli yönetim kurulu toplantısı için mazeret bildirdiği, diğer toplantılar için herhangi bir mazeret bildiriminde bulunmadığı ve dava konusu işlemin tesis edildiği 09/12/2020 tarihli yönetim kurulu da dahil olmak üzere toplam on yönetim kurulu toplantısına katılmadığının anlaşıldığı, Söz konusu yönetim kurulu toplantılarının mevzuat ile öngörülen 15 günlük toplantı yapma süresinden kısa aralıklarla yapıldığı, Dairelerinin 06/04/2021 tarihli ara kararına idare tarafından verilen cevaptan anlaşıldığı üzere mevzuat gereği 15 günde bir toplanacak yönetim kurulunun hangi günlerde toplanacağının belirlenmesine yönelik bir karar alınmadığı, Oda yönetim kurulunun mevzuat ile belirlenen süreler haricinde toplanmasını gerektiren sebep ve nedenler ile toplantıların bildirim usullerinin belirlenmesine ilişkin bir tespit ve bildirim yapılmadığı, Oda yönetim kurulunca yapılan tüm toplantıların Whats App grubu aracılığıyla yapıldığının tespit edildiği, 6343 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik uyarınca Oda yönetim kurulu toplantılarının 15 günde bir yapılacağı hüküm altına alınmakla birlikte, toplantılara davet ve bildirimin ne şekilde yapılacağı hususunda bir düzenlemeye yer verilmediği, bununla birlikte, 6343 sayılı Kanun'un 32. maddesinde, yazışmalarda başkan ile birlikte katip üyenin birlikte müşterek imzasının asıl olduğu, herhangi birisinin bulunamaması halinde tek imzanın yeterli olduğunun kurala bağlandığı, Oda yönetim kurulu tarafından, mevzuatta belirlenen süreler içerisinde yapılacak olağan yönetim kurulu toplantılarının yapılacağı gün, saat ve toplantı yerinin tespitine yönelik bir karar alınmadığı ve üyelere bu yönde bir duyuru yapılmadığı, gelişen ve değişen ihtiyaçları karşılayabilmek için mevzuatla belirlenen 15 günden önce yapılacak toplantıların üyelere bildirimi hususunda bir karar alınmadığı, 6343 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca da bildirilmediği, yönetim kurulu toplantılarına yönelik gündem içermeyen bildirimlerin Whats App aracılığıyla yapıldığı iddia edilmekle birlikte, konu ile ilgili olarak alınmış bir yönetim kurulu kararının da bulunmaması karşısında yapılan bu bildirimlerin geçerli olarak kabulü mümkün bulunmadığından, usulüne uygun olarak bildirilmeyen yönetim kurulu toplantılarına yazılı mazereti olmaksızın 3 kez katılmadığı gerekçesiyle davacı hakkında tesis edilen "istifa etmiş sayılmasına" dair 09/12/2020 tarih ve 47/69 nolu Yönetim Kurulu kararı ve bu kararın davacıya bildirimine ilişkin davalı Odanın 10/12/2020 tarih ve 217/5702 sayılı yazısında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, Dava konusu düzenleme ile işlemlerin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, dava konusu Yönetmelik hükmünün amacının yönetim organlarının sağlıklı bir şekilde işlemesi ve üyeler yönünden toplantıya katılma disiplinin sağlanması olduğu, teknolojik ilerlemeler göz önüne alındığında, yazılı bildirim şartının geniş olarak yorumlanabileceği, mazeretin e-posta, faks, SMS, Whats App, vb. pek çok kanalla gönderilmesinin mümkün olduğu; 6343 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik’te yönetim kurulu toplantılarının 15 günde bir yapılacağı belirtilmekle beraber, bu sürenin iki toplantı arasında var olabilecek azami süre olarak algılanması gerektiği, davacının bilerek isteyerek katılmadığı yönetim kurulu toplantıları sonucu tesis edilen dava konusu işlemden kendisi lehine sonuç çıkarmaya çalıştığı, bu durumun iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, yapılan ve yapılacak toplantıların yönetim kurulu üyelerinden oluşan Whats App grubundan çağrı yapılması şeklinde duyurulduğu ve bu duyuruların davacı tarafından görüldüğüne ilişkin bildirim mesajlarının bulunduğu, mazeretsiz olarak 10 yönetim kurulu toplantısına katılmadığı belirlenen davacı hakkında tesis edilen işlem ile işleme dayanak Yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,2.Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 12/06/2024 tarih ve E:2020/7830, K:2024/3675 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 26/05/2025 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.