Trafik kazasında %100 kusurlu aracın zorunlu trafik sigortası kapsamında ödenen tazminatın rücu talebi, kış lastiği, okul servisi ve sürücü yeterliliği eksikliği gerekçeleriyle ilk derece mahkemesince reddedildi.
Özet: Bir sigorta şirketi, davalıya ait otobüsün karıştığı ölümlü-yaralanmalı kazada ağır kusurlu sürücü ve araçtaki eksiklikler (belge, kış lastiği, okul servisi niteliği) nedeniyle ödediği tazminatın rücuen tahsili için açtığı itirazın iptali davasında, davalı zamanaşımı ve isnat edilen kusurların yersizliğiyle savunma yaparken, ilk derece mahkemesi aracın ve sürücünün belgelerinin tam olduğunu, okul servisi olmadığını ve kış lastiği gibi iddiaların rücuya esas teşkil etmediğini belirterek sigortacının taleplerini reddetmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2023/7872 E.  ,  2026/4120 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/254-2023/938
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... adına kayıtlı otobüsün müvekkili şirkete 137 905 869 nolu KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi (ZMMS) ile sigortalı olduğunu, 06.01.2017 tarihinde, davalının maliki olduğu B Belgesi bulunmayan, okul servisi vasıflarını taşımayan, kış lastiği ve zincir takılmamış otobüsün yeterli ehliyetnameye sahip olmayan ve okul servisi şoförü vasıflarını taşımayan sürücü ... sevk ve idaresinde D-715-02 Devlet Karayolu üzerinde Konya İli istikametinden ... İli istikametine seyir halinde iken ... İlçesi ... Mahallesi mevkiinde 0+350 km’de sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek otobüsün sola savrulup orta refüje çıkması, ön kısmı ile orta refüjde bulunan korkuluk demirlerine, fidanlara, elektrik direğine çarpması ve sağ yanı üzerine devrilmesi neticesinde tek taraflı, ölümlü-yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza mahallinde tanzim olunan 06.01.2017 tarihli kaza tespit tutanağı ile davalının maliki olduğu otobüs sürücüsü ...’in 2918 s. KTK Md.52/1-b (Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak) ve 2918 s. KTK Md.31/1-a (Araçlarda; özelliklerine ve cinslerine göre, yönetmelikte nitelik ve nicelikleri belirtilen gereçlerin) hükümlerini ihlal etmesi sebebi ile tam ve ağır kusurlu olduğu ve davalının maliki olduğu otobüse Araçların Yüklenmesine İlişkin Ölçü Ve Usuller ile Tartı Ve Boyut Ölçüm Toleransları Hakkında Yönetmelik Md.6/1-j ile işbu hüküm uyarınca Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından çıkarılan 27.11.2012 tarihli ve ‘Kış Lastiği’ konulu Genelge Md.1-b ve Md.2-a hükümlerine aykırı olarak kış lastiği ve/veya zincirin takılmadığı, lastiklerde (M+S) işaretinin bulunmadığının tespit olunduğunu belirterek davalı-borçlunun .... İcra Müdürlüğü 2019/... E. sayılı takipteki itirazının iptali ile borçlu hakkında takibin devamına, davalının itiraz edilen kısmın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve zorunlu arabuluculuk giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı itirazlarını arz ettiklerini, kaza tarihinin 06.01.2017 olduğunu, davaya konu ilamsız takip tarihinin 20.11.2019 ve iş bu davanın arabuluculuk başvuru tarihinin 18.03.2020 ve dava tarihinin 21.04.2020 olduğunu, öncelikle dava ve talep KTK uyarınca yasal 2 yıllık süre geçtikten ve itirazın iptali davası İİK uyarınca yasal 1 yıllık süre geçtikten sonra açıldığını, öncelikle bu itirazlarının karara bağlanmasını talep ettiklerini, davacı şirketin sigortalıların yaptığı ödeme ve içeriklerine ve hesaplarına kendi iç işleyişi uyarınca yapmış oldukları belirleme ve işlemlere en geniş manada itiraz ettiklerini, davaya konu 42... plakalı aracın okul servisi olmadığını, bu konuda “olumsuzu ispat etmenin” beklenemeyeceğini, davacı bu iddiasında ısrarlı ise ispata çalışabileceğini, içindeki yolcuların çoğunluğunun ... öğrencileri olmasının sadece bir vakıa olduğunu, ... öğrencilerinin 20'li yaşlarda reşit insanlar olduğunu, ancak öğrenci olmayan vatandaşlar, ... da ikamet edip ... de çalışan “memur” “işçi” vb. yolcularında ücreti mukabilinde taşındığını, dolayısı ile bu başlık altındaki tüm iddialar geçersiz ve hukuken dayanaksız olduğunu, tartışılması usul ekonomisi ilesine aykırı olacağını ve yargılama beyhude uzatılmış ve genişletilmiş olabileceğini, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, İİK 67 gereğince haksız ve kötü niyetli icra takibi ve dava nedeniyle davacı tarafın % 20 tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılarak karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan araştırmalar neticesinde aracın gerekli yeterlilikte belgelerinin olduğu, aynı şekilde araç sürücüsünün de otobüsü kullanmaya yeterlilikte belgelerinin bulunduğu, aracın okul servisi olmadığını, kış lastiği veya zincir takılmamasının ise sigortacının sigortalısına rücu edebileceği maddelerde yer almaması sebebiyle ve kanunlarda ve mer'i mevzuatta yer almayan bir hakkın ve/veya rücu sebebinin ileri sürülemeyeceği, bilirkişi raporuna göre kazada davacı ... tarafından sigortalanan 42... plakalı aracın %100 kusurlu olmasının ödenen bedelin rücu edilmesini gerektiren sebepler arasında bulunmadığı ispatlanamayan davanın reddine, ayrıca rücu sebeplerinin varlığı ancak yargılama sonucu anlaşılabileceğinden davacının haksız ve kötüniyetli olarak takip yaptığı ispatlanamadığından davalının şartları oluşmayan tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile trafik tespit tutanağı ve alınan Karayolları heyet raporuna göre sabit olduğu üzere kazanın tek taraflı olarak sürücünün tamamen kusurundan ve kış lastikleri, zincir takılma kuralı ihlali nedeniyle davalının tam kusuru ile gerçekleşmiş bulunması, buna göre yukarıda belirtilen kasıt veya ağır kusur şartının gerçekleşmemiş bulunması, başkaca rücu sebepleri de iddia ve ispat edilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davanın para veya para ile değerlendirilen alacağa ilişkin olması nedeniyle, davalı lehine belirlenen vekalet ücretinin maktu vekalet ücreti olması gerektiğinden, mahkemece nispit vekalet ücreti hesaplanması usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı itirazının yerinde olmadığı, davacı alacaklının takipte kötü niyetli bulunmadığı, davanın yargılamayı gerektirdiği, kötü niyet tazminat şartlarının dava dosyasında oluşmaması sebebiyle tazminat istemi yerinde olmağından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b.2.
maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerektiği belirtilerek davacının davasının reddine, davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu kaza, davalının maliki olduğu ve üç lastiği kış lastiği olmayan ve zincir takılmamış otobüsün sürücüsü ... sevk ve idaresinde D-715-02 Devlet Karayolu üzerinde Konya İli istikametinden ... İli istikametine seyir halinde iken ... İlçesi ... Mahallesi mevkiinde 0+350 km’de sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek otobüsün sola savrulup orta refüje çıkması, ön kısmı ile orta refüjde bulunan korkuluk demirlerine, fidanlara, elektrik direğine çarpması ve sağ yanı üzerine devrilmesi neticesinde meydana geldiğini, dosya kapsamında tanzim olunan 11.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tüm değerlendirmeler ve tespitler nazara alındığında davalının tam ve asli kusurunun ağır kusur mahiyeti taşıdığı, bu suretle sürücü ...'in kazaya tam ve ağır kusuru ile sebebiyet verdiği dosya kapsamında tanzim olunan tek bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, dava dilekçelerinde davalının maliki olduğu aracın okul servisi olarak kullanılmasına rağmen sürücü ...'in Okul Servis Araçları Yönetmeliği m.9 hükmü uyarınca okul servisi kullanabilmesi için gerekli vasıfları taşımadığının iddia olunduğunu, ancak mahkemece işbu iddiaları doğrultusunda herhangi bir araştırma yapılmadığını, sürücünün maddede belirtilen vasıfları taşıyıp taşımadığı hususu değerlendirilmeden tahkikatın sonlandırıldığını, huzurdaki davada, müvekkili şirket aleyhine ikame edilen maddi tazminat istemli davaların rücuan tazmini amacı ile ikame edildiğini ve davanın reddine karar verilmiş olup maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ... şirketleri rücu şartları oluşmamasına rağmen kötü niyetli bir şekilde müvekkil aleyhine icra takibi başlattığını, basiretli tacir konumunda olan sigorta şirketinin rücu şartlarının oluşmadığını bilmemesinin mümkün olmadığını, bu nedenle kötü niyet tazminatı hükmedilmesi gerekir iken taleplerinin reddine karar verildiğini, vekalet ücretinin nispi oranda hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; trafik kazası nedeniyle davacı ... şirketinin dava dışı kişilere ödediği tazminat miktarlarının sigortalı davalıdan rücuen tazminine yönelik başlatılan icra takibinde davalının itirazının haklı olup olmadığı, itirazın iptalinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan ve davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.