Yargıtay 4. Ceza Dairesinin hakaret suçundan kanun yararına bozma talebini incelemesi: HAGB koşulları ile basit yargılama usulü indiriminin eksik uygulanması.
Özet: Hakaret suçundan adli para cezasına çarptırılan sanık hakkında verilen kararın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) şartlarının sanığın adli sicil kaydına rağmen yeterince değerlendirilmemesi ve basit yargılama usulü uygulandığı halde kanun gereği yapılması gereken 1/4 oranında indirimin uygulanmaması nedenleriyle kanun yararına bozulması istenmekte; incelemede mahkeme, HAGB koşullarını ve hakimin takdir yetkisini detaylandırarak, basit yargılama usulündeki indirim eksikliğini önemli bir usul hatası olarak ele almaktadır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/485 E., 2023/650 K.SUÇ : HakaretTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıHakaret suçundan sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.800,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2023 tarihli ve 2023/485 Esas, 2023/650 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2016 gün ve 2026/515 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;"1-Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiş ise de; sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil edecek sabıka kaydının bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif ve subjektif şartları değerlendirilerek bir karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde,2-Mahkemenin 03.04.2023 tarihli tensip zaptından yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verildiği halde sanık hakkında ceza tayin edilirken 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılmaksızın fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinde; sanık hakkında ... 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli ve 2021/582 esas, 2022/517 sayılı kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan itiraz üzerine Mahkemesince duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 125/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.800,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2023 tarihli ve 2023/485 Esas, 2023/650 Karar sayılı ilamı ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de; Anılan ... 27. Asliye Ceza Mahkemesi kararının sanığın adli sicil kaydında görülen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar olduğu ve bu nedenle fiziki dosya arasına alındığı; ... 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2023 tarihli ve 2023/283 Esas, 2023/291 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanılarak verilen mahkumiyet kararına sanık müdafiinin itirazı üzerine genel hükümlere göre yürütülen yargılamada ... 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2023 tarihli ve 2023/485 Esas, 2023/650 Karar sayılı kararı ile cezalandırılmasına karar verildiği ve istemin bu ilama yönelik olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.1)1 Numaralı İstem Yönünden Yapılan Değerlendirmede;5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,- Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması, - Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,- Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının olmaması,- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır.5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesindeki “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” şeklindeki düzenleme ile kanun koyucu, suça ve faile ilişkin tüm objektif şartları taşıyan herkes için mutlak surette hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini kabul etmeyip, hâkime belirli ölçüler içerisinde bir takdir hakkı tanımıştır. Ancak, sanığın yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki değerlendirmenin dosya içeriğine uygun, kanuni ve yeterli gerekçe içermesi ve bu gerekçenin hükümde yer alan hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, ertelenmesi ve takdiri indirim uygulamalarında dayanılan gerekçe ile çelişmemesi gerekir.CMK'nın 231. maddesinin sekizinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesiyle, "Denetim süresi içinde, kişihakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" şeklinde düzenleme eklenmiştir. Anılan Kanun'un gerekçesi şöyledir;“Söz konusu maddenin uygulamasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar hakkında işledikleri diğer suçlardan dolayı da birçok kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği görülmektedir. Yapılması öngörülen değişiklikle, bu uygulamaya son verilmesi ve denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilememesi amaçlanmaktadır. Kişinin işlediği ikinci suçun denetim süresi içinde işlenip işlenmediğinin önemi bulunmamaktadır. Daha önceden işlenen suçlar bakımından da bu yasak uygulanacaktır." Bu hükmün amacı, suç failinin birden fazla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumundan yararlanmasının önüne geçmek olup, maddenin lafzı ile madde gerekçesinin içeriğine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde, sanık hakkında tatbik edilmesi zorunlu olan 5 yıllık denetim tedbirine tabi tutulması şartının yerine getirilmesi sırasında, sanık hakkında kasıtlı başka bir suçtan dolayı bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Suç tarihi itibariyle sanık hakkında verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yok ise de, dosya arasında bulunan adli sicil kaydına göre, sanık hakkında 14.12.2020 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu ve denetim süresinin başladığı anlaşılmıştır. Böylece CMK’nin 231/8. maddesindeki; “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki düzenleme gereğince inceleme konusu hakaret suçu yönünden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecektir. Sanığın üzerine atılı suçu, adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihinden önceki bir tarihte gerçekleştirmiş olmasının önemi bulunmamaktadır. Zira sanığın bu suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi 07.07.2022 tarihinde başlamış ve inceleme konusu suç yönünden mahkemece 28/11/2023 tarihinde karar verilmiştir. Bu itibarla, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceğine dair Yerel Mahkemenin kararında isabetsizlik bulunmamıştır. 2)İki Numaralı İstem Yönünden Yapılan Değerlendirmede;"Basit yargılama usulüne itiraz kurumunu düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 252. maddesinde ....(3) Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251. madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak yapılan yargılamada, ... 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2023 tarihli ve 2023/283 Esas, 2023/291 karar sayılı kararı ile hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesi uyarınca belirlenen cezada 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim uygulandığı, anılan karara sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre yürütülen yargılama sonucunda ... 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2023 tarihli ve 2023/485 Esas, 2023/650 Karar sayılı kararında ise indirim uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. III. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle;Kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamede yer alan düşünceler yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.