696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçen işçinin fark ücret, fark ikramiye ve ilave tediye alacakları ile bireysel ve toplu iş sözleşmesi hükümleri arasındaki uyuşmazlığın temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen bir davacının, kadroya geçişte imzaladığı bireysel iş sözleşmesinde belirlenen asgari ücretin belirli bir oran fazlası ücretin her asgari ücret artış dönemi için geçerli olup olmadığı, yoksa toplu iş sözleşmesi hükümlerinin mi esas alınacağı, bu bağlamda ortaya çıkan fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının mevcudiyeti ile faiz başlangıç tarihlerinin tespitine ilişkin temel uyuşmazlığı incelemekte olup, alt mahkemeler bireysel sözleşmedeki ücret artış oranının dinamik olarak uygulanması gerektiği yönünde karar vermiştir.
9. Hukuk Dairesi         2026/5492 E.  ,  2026/4854 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2026/173 E., 2026/518 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 26. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/217 E., 2025/359 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını iddia ederek Ağustos 2021 ile Nisan 2025 tarihleri arasında ödenmeyen fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, dava konusu alacakların belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası ücretlerin ... toplu iş sözleşmesi esas alınarak belirlendiğini, bireysel iş sözleşmesi ile toplu iş sözleşmesi hükümlerinin aynı anda uygulanmasında konuların gruplandırılarak karşılaştırılması gerektiğini ve lehe hükümlerin kısmen birinden kısmen diğerinden alınarak uygulanamayacağını, davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ücret zammı ve ücret eklerinden zaten yararlandığını, ikramiye, risk tazminatı ve sosyal yardım gibi ödemeler de dâhil edildiğinde bireysel iş sözleşmesindeki ücretin üzerinde gelir elde ettiğini, her iki sözleşmeden birden yararlandırılması hâlinde fahiş ve dengesiz bir ücret yapısı oluşacağını, 2018 yılı ücreti korunarak üzerine %4 zam uygulandığını ve ücretin düşürülmediğini, faiz oranı ile başlangıç tarihlerinin de hatalı belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin %50 oranında fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu, sözü edilen kuralın her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağı, davacının 23.03.2021 tarihinde ... Sendikasına üye olduğu ve ... Sendikasının tarafı olduğu toplu iş sözleşmelerinden yararlandığı, davacının arabuluculuk son tutanak tarihinde temerrüde düştüğü, bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle davacının fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarına ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını,
2. Davacının aynı alacak taleplerine yönelik ... 10. İş Mahkemesi, ... 12. İş Mahkemesi ve ... 52. İş Mahkemesi nezdinde açmış olduğu davaların bulunduğunu, söz konusu dava dosyalarında hüküm altına alınan dönemler bakımından somut dosyadaki taleplerin reddi gerektiğini,
3. Davacının davalı Kurum nezdinde alacağının bulunmadığını,
4. Tüm alacak kalemleri açısından faiz türlerinin ve faiz başlangıç tarihlerinin hatalı tespit edildiğini,
5. Davacı işçinin bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretinin esas alınmasını, diğer taraftan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını,
6. Davacının ücretinin her sene belirlenen asgari ücretin bireysel iş sözleşmesindeki oran fazlası üzerinden tekrar tespit edilmesi yönündeki talebinin hukuka aykırı olduğunu, bireysel sözleşmede kastedilen asgari ücretin yalnızca 2018 yılı asgari ücreti olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının bulunup bulunmadığı ile faize ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairemiz uygulamasına göre 08.09.2021 imza tarihli ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesine göre 2021 yılı ücretinin belirlenmesi şu şekilde olmalıdır:
01.01.2021 tarihinde asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında belirlenen ücret 136,67 TL’nin altında kalıyorsa davacının ücreti toplu iş sözleşmesinin 33/1 hükmünde taban ücreti olan 136,67 TL olarak kabul edilir. Bu miktara toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır. Böylelikle başka bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girmiş olsa dahi iş sözleşmesinde belirtilen asgari ücretin fazlası tutarındaki oran uygulanamaz. Bir başka ifade ile işçinin ücretinin, bireysel iş sözleşmesinde öngörülen asgari ücret fazlası tutarındaki oranla bağı kesilir. 01.01.2021 tarihinde asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücret 136,67 TL’nin üzerinde ise yukarıda belirtilen şekilde bağın kesildiğinden söz edilemeyeceğinden, iş sözleşmesine göre belirlenen bu ücrete ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır.
Taban ücreti uygulaması sebebiyle iş sözleşmesi ile belirlenen asgari ücretin belirli bir oran fazlası şeklinde öngörülen ücret ile bağlantı kesilmiş ise bu şekilde belirlenen ücrete 2022 yılı ve sonrasında yürürlüğe girecek toplu iş sözleşmelerinde öngörülen zamlar uygulanır.
Belirtilen şekilde bağlantı kesilmemişse; 2022 yılı birinci dönem ücreti tespit edilirken, 31.12.2021 tarihinde ödenmesi gereken ücrete 01.01.2022 tarihinde başlayan dönemdeki ilk altı ay için %5 oranında ücret zammı ile toplu iş sözleşmesinin 33/2-(b) hükmünün ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkı ve bu şekilde bulunan son ücrete 03.02.2022 tarihli 2021 yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Anlaşma Protokolü’ne Ek Çerçeve Anlaşma Protokolü (III) uyarınca %2,5 oranında zam uygulandıktan sonra bulunacak ücret, iş sözleşmesinde belirlenen 01.01.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli bir oran fazlası uygulanarak bulunan ücretten daha yüksek ise artık bireysel iş sözleşmesine göre belirlenecek ücret değil toplu iş sözleşmesine göre belirlenecek ücret uygulanır. Şayet 01.01.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli bir oran fazlası tutarındaki ücret, toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenen ücretten yüksek ise bu durumda da sadece iş sözleşmesi ile belirlenen ücret uygulanır.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, iş sözleşmesindeki orana göre belirlenen ücretin üzerine ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret zammının uygulanmaması gerektiğidir. Zira toplu iş sözleşmesi hükmü ile asgari ücrette 01.01.2022 tarihinde meydana gelen artıştan önceki (31.12.2021 tarihli) ücrete zam yapılması öngörülmüştür. Bu durumda yukarıda belirtildiği üzere işçi, toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücret ile bireysel sözleşme uyarınca ödenmesi gereken ücretten hangisi yüksekse onu talep edebilir.
2022 yılı ikinci dönem ücretinin tespitinde ise 01.07.2022 tarihinde asgari ücrete zam uygulandığından, şu şekilde karşılaştırma yapılır: İşçinin 01.07.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli oranda fazlası tutarındaki ücreti ile 30.06.2022 tarihinde ödenmesi gereken ücretine toplu iş sözleşmesinde öngörülen ikinci yıl ikinci altı ay için %5 ücret zammının ve toplu iş sözleşmesinin 33/2-(c) hükmünün ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkının uygulanması suretiyle bulunan ücreti karşılaştırıldığında; bu şekilde belirlenen ücretlerden hângisi daha yüksek ise o uygulanır.
Yine burada da dikkat edilmesi gereken husus, iş sözleşmesindeki orana göre belirlenen ücretin üzerine ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret zamlarının (%5+enflasyon farkı) uygulanmaması gerektiğidir.
01.01.2023 tarihinde ise; asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında belirlenen ücret 500,00 TL’nin altında kalıyorsa işçinin ücreti, toplu iş sözleşmesinin 33/1 hükmünde taban ücreti olan 500,00 TL olarak kabul edilir. Bu miktara toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır. Böylelikle başka bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girmiş olsa dahi iş sözleşmesinde belirtilen asgari ücretin fazlası tutarındaki oran uygulanamaz. Bir başka ifade ile işçinin ücretinin, bireysel iş sözleşmesinde öngörülen asgari ücret fazlası tutarındaki oranla bağı kesilir. Taban ücreti uygulaması sebebiyle iş sözleşmesi ile belirlenen asgari ücretin belirli bir oran fazlası şeklinde öngörülen ücret ile bağlantı kesilmiş ise bu şekilde belirlenen ücrete 2023 yılı ve sonrasında yürürlüğe girecek toplu iş sözleşmelerinde öngörülen zamlar uygulanır.
01.01.2023 tarihinde asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücret 500,00 TL’nin üzerinde ise yukarıda belirtilen şekilde bağın kesildiğinden söz edilemeyeceğinden, iş sözleşmesine göre belirlenen bu ücrete ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır.
Belirtilen şekilde bağlantı kesilmemişse;
a) 2023 yılı birinci dönem ücreti tespit edilirken, toplu iş sözleşmesinin 33/2-(a) hükmü ile 01.01.2023 tarihli ücrete zam yapılması öngörüldüğünden; 01.01.2023 tarihindeki asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücrete 01.01.2023 tarihinde başlayan dönemdeki ilk altı ay için %45 oranında ücret zammı uygulanacaktır.
b) 2023 yılı ikinci dönem ücreti tespit edilirken, toplu iş sözleşmesinin 33/2-(b) hükmü ile 01.07.2023 tarihli ücrete zam yapılması öngörüldüğünden; 01.07.2023 tarihindeki asgari ücrete (asgari ücret yeniden belirlendiğinden) iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücrete 01.07.2023 tarihinde başlayan dönemdeki ikinci altı ay için %15 oranında ücret zammı uygulanacaktır.
c) 2024 yılı birinci dönem ücreti tespit edilirken, toplu iş sözleşmesinin 33/2-(c) hükmü ile 01.01.2024 tarihli ücrete zam yapılması öngörüldüğünden; 01.01.2024 tarihindeki asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan temel ücrete 01.01.2024 tarihinde başlayan dönemdeki ilk altı ay için %15 oranında ücret zammı ile toplu iş sözleşmesinin 33/2-(b) hükmünün ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkı uygulanacaktır. 29.01.2024 tarihinde imzalanan Ek Çerçeve Anlaşma Protokolü'nün 1. maddesi gereğince; bu dönemde uygulanacak ücret zammı ve enflasyon farkı toplamının %32,57 oranının altında kalması hâlinde, ücret zammı ve enflasyon farkı yerine, temel ücrete (01.01.2024 tarihindeki asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulanmak suretiyle bulunan) toplam %32,57 oranında artış ilave edilecektir.
d) 2024 yılı ikinci dönem ücreti tespit edilirken, toplu iş sözleşmesinin 33/2-(d) hükmü ile 01.07.2024 tarihli ücrete zam yapılması öngörüldüğünden; 01.07.2024 tarihinde başlayan dönemdeki ikinci altı ay için %10 oranında ücret zammı ile aynı maddenin (c) alt bendinin ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkı uygulanarak belirlenecektir.
Somut dosya değerlendirildiğinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2023 yılı Temmuz ayında asgari ücretin yeniden tespit edilmiş olduğu dikkatten kaçırıldığından yapılan belirlemenin yukarıda belirtilen hesaplama yöntemine uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla belirtilen ilkeler doğrultusunda aldırılacak denetime elverişli bilirkişi raporuyla davacının dönemsel ücretleri belirlenmeli, temyiz eden davalı bakımından oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek arabuluculuk son tutanak tarihine kadar muaccel olan fark alacakları tespit edilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...