Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, eski eş adına kaydedilen taşınmazın inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil talepli davanın reddini onadı.
Özet: Davacı, miras kalan arsa takası sonucu davalı eski eş adına tescil edilen dairenin kendisine ait olduğunu ileri sürerek inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davası açmış; ancak ilk derece mahkemesi, inançlı işlemi kanıtlayacak yazılı delil başlangıcı veya görgüye dayalı tanık beyanı sunulamaması ve yemin delilinin kullanılmaması gerekçesiyle davayı reddetmiş, bu ret kararı bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi ve Yargıtay tarafından da kararın hukuka uygun bulunarak onanması ile kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3523 E., 2025/604 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/476 E., 2024/555 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde temyiz eden davacı taraftan gelen olmadı. Karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının babası ...'tan miras kalan 15 14... parselin ... isimli kişiye iki daire ve 150.000,00 TL karşılığında satıldığını, ...’ın takas yoluyla devrettiği dairelerden bir tanesinin davacı adına, diğerinin de eski eşi olan davalı adına tescil edildiğini, davalı ile geri verilmesi konusunda anlaştıklarını belirterek 14 11... parsel 11 numaralı bağımsız bölümde davalı adına yapılan tescilin iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın evlilik birliği içerisinde alındığını ve mal paylaşımının yapılmadığını, davacının iddiasının ve taleplerinin aile mahkemeleri tarafından görülmesi gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 14 11... parselde kayıtlı 11 numaralı bağımsız bölümün ... tarafından 131.000,00 TL bedel karşılığında davalıya satışının gerçekleştiği, davacı tarafın inançlı işlemin bulunduğuna dair yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge sunamadığı, yine dinlenen davacı tanıklarının da inançlı işlemin varlığına dair görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, davaya konu taşınmazın ... tarafından davalıya devredilmediği, dava dışı ... tarafından satış yoluyla davalıya devredildiği, davacı tarafın kesin süre içerisinde yemin delilini de kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili duruşma istemli temyiz dilekçesinde; tanık beyanları ile davanın kanıtlandığını, kişisel malların yerine geçen malların da kişisel mal olduğunu, kimlik numarasının Mahkemeye bildirilmemesi nedeniyle tanık ...’ın dinlenemediğini, davalı lehine nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, inançlı işlem hukuksal sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.