Banka genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davalıların itirazdan vazgeçmesi üzerine konusuz kalan yargılama kararı.
Özet: Bankanın genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalıların itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, borçlu şirketin kefili olan gerçek kişinin kefaletine ilişkin geçerlilik iddiaları ve borcun muacceliyeti ile ilgili savunmalarına rağmen, yargılama sürecinde davalıların icra takibine yönelik itirazlarından vazgeçmeleri nedeniyle davanın konusuz kalarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/758 Esas - 2026/56

T.C.
...
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/758 Esas
KARAR NO : 2026/56
BAŞKAN : ....
ÜYE : .....
ÜYE : ....
KATİP : ....
DAVACI : .....
VEKİLLERİ : Av.....
Av....
DAVALILAR : 1- ... ....
2- ... .....
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Banka Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 07/11/2024
KARAR TARİHİ : 29/01/2026
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 24/02/2026
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA :
Davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkili Bankanın Dikmen Şubesi ile davalı ... .... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında imzalanan 30.04.2013 tarih 5.000.000 TL ve 07.07.2015 tarih 6.000.000 TL bedelli kredi sözleşmelerine istinaden müvekkili bankaca borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, kredi sözleşmelerinde davalı ... ... Ltd. Ştd.'nin müşterek borçlu, müşterek-müteselsil kefil sıfatı ile imzası bulunduğunu, kredi geri ödemelerini zamanında yerine getirmeyen asıl borçlu ve davalı kefille birlikte Beşiktaş 17. Not. 05.12.2017 tarih .... yev. Nolu ihtarnamesi keşide edilerek borcun ödenmemesi halinde haklarında icra takibi yapılacağının bildirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında başlatılan usul ve yasaya uygun icra takibine yönelik borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu, dava ön şartı olan arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz neticelendiğini belirterek, davalılarının icra takibine yaptığı usul ve yasaya aykırı haksız iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 25/03/205 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Takip tarihi itibariyle takibe konu alacaklarının 12.433.697,21 TL nakit ve 24.840 TL gayri nakit olduğunu, bu tutarın dava edilen kısmını (12.258.001,14 TL nakit ve 24.840 TL gayri nakit kısmını) aşan 175.696,07 TL'nin ıslahıyla birlikte toplam 12.433.697,21 TL nakit ve 24.840 TL gayri nakit alacağının üzerinden davanın kabulünü talep etmiştir.
SAVUNMA :
Davalılar vekili savunmasında özetle; Davacının dava dilekçesinde bahsi geçen 2 adet genel kredi sözleşmesinden 30.04.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin limitinin 5.000.000,00-TL olarak belirtildiğini, asıl borçlu müvekkilinin ... ... "kefil" sıfatıyla imzası bulunduğunu, ancak incelendiğinde görüleceği üzere, dava dışı Gökhan Saral'ın el yazısıyla kefalet beyanı altında yalnızca isim ve soyismi ile imzası olduğunu, müvekkili ... ... yönünden el yazısı ve kaşe içeren bir kefalet beyanı bulunmadığını, dolayısıyla, müvekkili Kefil ... ... yönünden geçerli bir kefaletin söz konusu olmadığını, 07.07.2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin limitinin ise 6.000.000,00-TL olup, müvekkil ... ... yönünden, bu kez el yazısıyla kefalete yönelik bevan ve kaşenin yer aldığının görüldüğünü, 30.04.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinde müvekkil ... ...'ın taraf olmadığını, sadece 07.07.2015 tarihli sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzasının olduğunu, takip konusu alacak muaccel olmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, kefil müvekkili yönünden TBK'nin 586. maddesinde ki şartların sağlanmadığını, alacağın muaccel hale gelmediğini, davacının takip talebinde belirtmiş olduğu nakit para alacağının hatalı hesaplandığını ve hatalı faiz oranlarının işletildiğini, kefil müvekkilinin kefalet limitini aşan tutardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, kefilin azami kefalet limitlerinin her bir sözleşme açısından ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, bu tutarların üzerinde kefil müvekkilin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olamayacağını, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için gereken koşulların mevcut olmadığını, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, takibin haksız ve kötüniyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak, bankanın başlattığı icra takibine, davalı/borçluların yaptığı itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesine göre 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Tarafların dayandığı tüm deliller, icra dosyası, takip dayanağı kredi sözleşmeleri, banka kayıtları getirtilmiş, bankacı bilirkişinin, banka kayıtlarını inceleyerek düzenlediği bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.
Davacı vekili 08/01/2026 tarihli dilekçesi ve 29/01/2026 tarihli duruşmadaki beyanında; Davalıların icra takibine yönelik itirazından vazgeçmeleri sebebi ile davanın konusuz kaldığını, vekalet ücreti, yargılama gideri ve icra inkar tazminatı talep etmediklerini beyan etmiş, aynı celse davalılar vekili de davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir.
Buna göre; Dava açıldıktan sonra davalı borçlular tarafından takibe yönelik itirazdan vazgeçilmesi ve takibin kesinleşmesi sebebi ile açılan dava konusuz kaldığından, esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacı tarafça icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama gideri talep edilmediğinden, davacı lehine icra inkar tazminatına, vekalet ücretine hükmedilmemiş, yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılarak, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Dava konusuz kaldığından ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dava konusuz kalmakla, alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 147.167,53 TL peşin harç, 30.004,50 TL ıslah harcı toplamı olan 177.172,03 TL harçtan düşümü ile artan 176.440,03 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
3-HUAK 18A/13 maddesi ile ... yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.800,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalılardan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafın yargılama gideri talebi olmadığından, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı vekilince vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/01/2026
Başkan ....
E imzalıdır
Üye ....
E imzalıdır
Üye ...
E imzalıdır
Katip ....
E imzalıdır