Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda, aynı fiil için önceki kovuşturmaya yer olmadığı kararı sonrası yeni delil araştırması eksikliği nedeniyle beraat hükmünün bozulması.
Özet: Sanığın, şirkete ait hurda malzemenin nakliyesi sırasında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yargılandığı davada, ilk derece mahkemesinin verdiği beraat hükmü, sanık hakkında aynı fiil nedeniyle daha önce verilmiş olan "kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar"ın hukuki akıbeti (tebliğ, itiraz ve kesinleşme durumu) detaylı bir şekilde araştırılmadan ve Ceza Muhakemesi Kanununun 172/2 maddesindeki "yeni delil" şartının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmadan tesis edildiği gerekçesiyle bozulmuştur; zira bu durum, kovuşturma şartının eksik incelenmesine ve sanığın hukuki durumunun hatalı değerlendirilmesine yol açmıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/38577 E.  ,  2026/4548 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2018/292 E., 2020/425 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan ...'ın yetkilisi olduğu ... Geri Dönüşüm Her Nevi Hurda Nakliyatı Turizm. Petr.İnş. Taah. Orm. Teks. Ürn. İth, İhr. Tic. Ltd Şti isimli şirketin satın aldığı hurda malzemenin, nakliye amacıyla sanığın ağabeyi ... adına kayıtlı 14 (..) (...) plaka sayılı araca yüklendiği halde, sanık tarafından katılana teslim edilmediğinden bahisle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında; dosya kapsamına göre derhal beraat gerektiren bir durumun bulunmadığı, bununla birlikte sanık hakkında aynı eylemi nedeniyle Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 05.10.2011 tarihli ve 2011/5190 Soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair ek kararın verildiği anlaşıldığından, suç ve iddianame tarihinde yürürlükte olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 172/2. maddesindeki “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra, yeni delil meydana çıkmadıkça aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz” hükmü dikkate alınarak, öncelikle anılan soruşturma dosyası aslının getirtilip incelenerek bu kararların taraflara tebliğ edilip edilmediği, verilen karara itiraz edilip edilmediği ve kararın usûlüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi; bahse konu karara itiraz edilmiş ve mercii tarafından itiraz reddedilmişse ilgili merciden karar alınması, kararın itiraz edilmeksizin kesinleşmiş olması halinde 5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesinde belirtildiği şekilde hangi yeni delile dayanılarak dava açıldığı tespit edilerek, kovuşturma şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme neticesinde beraat hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.