11. Ceza Dairesinin resmi belgede sahtecilik suçundan beraat eden sanık hakkında dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı vermesi.
Özet: Yüksek mahkeme, yerel mahkeme tarafından resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısı ve Cumhuriyet başsavcı vekilinin temyiz taleplerini değerlendirerek, 26.06.2009 olan suç tarihinden temyiz incelemesi yapıldığı ana kadar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerinde belirtilen olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit etmiş ve bu hukuki durum nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine oy birliğiyle kesin olarak karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/30 E. 2016/170 K.SUÇ : Resmi belgede sahtecilikHÜKÜM : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik herhangi bir temyiz talebinin olmadığı, Cumhuriyet savcısı ve Cumhuriyet başsavcı vekilinin sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı verilen hükme yönelik temyiz taleplerinin bulunduğu, gerekçeli karar başlığında "2008" olarak hatalı gösterilen suç tarihinin "26.06.2009" olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen “ resmi belgede sahtecilik ” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 26.06.2009 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısı ile Cumhuriyet başsavcı vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.