Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından tekstil sektöründe ‘pak’ ibaresi etrafında oluşan marka benzerliği ve iltibas iddialarına ilişkin YİDK kararının iptali istemiyle görülen davanın gerekçeli kararı.
Özet: Davacı taraf, tekstil sektöründeki köklü geçmişi ve tescilli ‘....’ markasının davalı tarafından kötü niyetle taklit edildiğini ve bu durumun tüketicilerde karıştırılma ihtimali yaratmadığını ileri sürerek, davalının ‘....’ markasının tesciline yönelik YIDK kararının iptalini talep etmektedir; davalı taraf ise, kendi markasının kullanımını ispatladığını, iki markanın görsel, anlamsal ve işitsel açıdan benzerlik taşıdığını ve bu benzerliğin karıştırılma tehlikesi yarattığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/201 Esas - 2025/277
T.C.ANKARA2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINAEsas No : 2024/201Karar No : 2025/277....Dava : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptaliDava Tarihi : 29/04/2024Karar Tarihi : 10/07/2025Gerekçeli KararınYazıldığı Tarih : 10/07/2025Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili.... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA :Davacı dilekçelerinde özetle; müvekkil şirketin ....” markasının hali hazırda tescilli olduğunu ve korunduğunu, dolayısıyla davalı markası ile karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin “.....” markasını ... Kararında “Davalının ....ibareli markasının ciddi kullanım ispatını ispatlar nitelikte olmadığı kanaatine varılmıştır.” şeklinde belirtildiğini, davalı...., müvekkil şirketin kuşaklar boyunca emek emek kurduğu yapı ile tescilli markasının ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar elde etme amacıyla hareket ettiğini ve kötü niyetli olduğunu, ..... ibaresinin davalı tarafından yaratıldığı iddiasının mesnetsiz olduğunu, ‘....’ olarak bilindiğini, davalıya ait 2002, 2015, 2022 tarihli ‘....’ ibareli markalarından kaynaklı reddedildiğini, davalı kurum nezdinde tescilli markalarının bulunmadığını, müvekkilin koruma altındaki tescilli markası karşısında davalının .... markasına ve/veya bunun türevlerine hukuki koruma sağlamak kanunun hem lafzına hem de ruhuna aykırı olduğunu, müvekkili şirketin, 1976 yılında ‘.... yıllarına ait işletme defterlerinde.....ile uzun yıllardır tekstil sektöründe kaliteli ve katma değerli üretimiyle faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin halihazırda ‘.....’ ibareli tescilli markaları bulunduğunu ve ‘Pak’ kelimesinin tekstil sektöründe asıl hak sahibinin müvekkili olduğunu,....alan adını 19.02.2018 tarihinde kayıt ettirdiğini, taraf markalarının benzer olmadığını, bir ismin Türkçe ve İngilizcesi çok farklı yazılışlara, okunuşlara sahip olduğu için ..... sayılı kararının iptaline, başvuru markasının reddedilen mal ve hizmetler için tesciline/tescilinin devamına karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı....vekili cevaplarında özetle; SMK m.6/1 anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, somut olayda kullanım ispat delillerin incelenmesi sonucunda itiraza mesnet markanın “nevresim” mallarında kullanımının ispatlandığını, bu nedenle bu mal ile benzer ilişkili kabul edilebilecek mal ve hizmetler açısından benzerlik incelemesine tabi tutularak benzer ve ilişkili olarak kabul edilen mal ve hizmetler başvuru kapsamından çıkartıldığını, taraf markaları arasında anlamsal, görsel ve işitsel açıdan benzer olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil adına tescilli bulunan ve itiraza dayanak yapılan .... markası arasında, karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkili tarafından sunulan kullanım delillerinin ispata yettiğini ve bu durumun kurum tarafından Kabul edildiğini, davacının başka bir marka için yapılan itiraz süresinde sunulan delillerin yetersiz bulunmasına vurgu yaptığını ancak somut olay bakımından bir öneminin bulunmadığı, her iki markanın ayrı olduğunu, 24. sınıftaki "ev tekstili ürünleri" emtiasının hedef kitlesi olan, bu emtiayı satın alan ve kullanan /satın alması ve kullanması beklenen tüketicilerin her kesimden olabileceği ve bu hizmetleri alırken yüksek bir dikkat düzeyiyle hareket etmeyecekleri göz önünde bulundurulması gerektiğini, taraf markaları olan “.....” ile “....” arasında, özellikle her iki markanın odağı ve vurgusu olan “....” ibaresi yönünden görsel benzerlik bulunduğunu, iki sert sessiz içeren “pak” ibaresi, her iki markanın da başlangıç hecesi olduğunu ve vurgusunun net olduğunu, sonraki ibarelerin, davacı markası yönünden “home” ibaresi, müvekkil markası yönünden “ev home collection” ibaresi olduğunu, müvekkil markasında da “....” ibaresindeki iki hecenin ayrı renklerle yazıldığı ve vurgunun daha koyu harflerle yazılmış bulunan “....” ibaresinde bulunduğu davacı markasında yer alan ....” ibaresinin, yine müvekkil markasında yer alan “ev” ibaresiyle aynı anlama geldiğini, ev tekstili ürünleri yönünden bakıldığında, bu ibarenin her iki taraf için ayırt edici niteliğinin olmadığı, böyle bir niteliği olsa dahi müvekkil markasındaki “home” ibaresinin bu kavram yönünden de benzerlik içerdiğini,.... ibaresinin ise yine ürün gamı, serisi, koleksiyonu anlamına gelmekte olup markanın ayırt edici unsurlarından olmadığını, her iki markayı gören tüketicilerin aklında kalan ayırt edici ibare, “....” ibaresi olacağını, .... sayılı dosyasında alınan bilirkişi heyet raporunda davacının, davaya konu marka ile aynı ibareyi taşıyan önceki markasıyla müvekkilin itiraza dayanak markası arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma/benzerlik ihtimali bulunduğu bilirkişilerce de tespit edildiğini ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE :Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir. Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, .... kararının yerinde olup olmadığı, davalının markasını ciddi bir şekilde kullanıp kullanmadığı noktasında toplanmaktadır.Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davacının .....sınıf mal/hizmetleri kapsayacak..... ibareli marka gereğince SMK 5/1-ç maddesi kapsamında 35.05 Sınıf bir kısım mallar bakımından reddedildiği, kalan sınıflar bakımından 12.04.2022 tarih ve 394 sayılı Resmi Marka Bülteninde ilan edildiği, dava dışı ..... markaları mesnet gösterilerek 6/1, 6/3, 6/6 ve 6/9 maddelerine dayanılarak itiraz edildiği, davacının karşı görüş sunduğu ve.... markası bakımından kullanım ispatı talep ettiği, .... tarafından, davalı markasının “nevresim” emtiası bakımından kullanıldığının tespit edildiği ve dava konusu markanın “.... tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular, duş perdeleri, evlerde kullanılan örtüler, muşambadan olanlar da dahil masa örtüleri, pikeler, alezler, uyku setleri, koltuk örtüleri, sehpa örtüleri, peçeteler, kağıt yatak örtüleri, bohçalar, elyaflı yorganlar, banyo keseleri, sabunlanma bezleri, el ve yüz havluları, mutfak havluları, plaj havluları, banyo havluları, havlu setleri, peşkir, peştemal, ayak havluları, hurçlar, kirli eşya torbaları, kumaştan yapılmış duvar kaplamaları, duvar süsleri, makyaj çıkartmak için kumaş bezler, mendiller; bebekler ve çocuklar için battaniyeler, bebekler ve çocuklar için yorganlar, bebek bezi değiştirmek için bezler (alt açma bezleri), bebekler için uyku tulumları. SINIF KODU : 35 Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetlerde kısmen reddedildiği, davacı tarafından bu karara karşı itirazda bulunulduğu, ..... sayılı kararı ile itirazın nihai olarak reddine karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Toplanan delillere, kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Mevzuatımızda yer alan düzenlemeye göre yalnızca benzerlik ve karıştırılma ihtimali kapsamında yapılan itirazlarda (SMK m. 6/1), itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. Aynı talebin hükümsüzlüğe ilişkin taleplerde de ileri sürülmesi mümkündür. Bu durumda ise kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Dolayısıyla benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı ileri sürülen itiraz veya hükümsüzlük taleplerinde; uyuşmazlık konusu markanın başvuru tarihinde veya dava tarihinde, itiraza/hükümsüzlük talebine gerekçe olarak gösterilen markanın en az beş yıldır tescilli olması halinde, ilgili markanın tescil kapsamındaki emtialarda ciddi bir biçimde kullanılıp kullanmadığını ispat etmesi gereklidir. Sunulan delillerin itiraza konu markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler bakımından kullanımın niteliği, yeri, zamanı, kapsamı ve markanın kullanım şekli hususlarına dair yeterli bilgiyi içermesi gerekir. İtiraz sahibi tarafından kullanımın ispatlanamaması halinde söz konusu gerekçe markalar SMK’nın 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılacak inceleme açısından dikkate alınmaz. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir. Markanın ciddi olarak kullanımının öngörülmesinin ve bu şekilde kullanmamanın sonucunun yaptırıma bağlanmış olmasının amacı, marka sahibinin salt markadan doğan tekel haklarını kullanmak amacıyla, aslında kullanım amacı olmaksızın gerçekleştirdiği göstermelik/sembolik kullanımların önüne geçebilmektir. Bu tür kullanımlar, markayı kullanmamadan doğan sonuçlardan kaçınmak için gerçekleştirilen düzensiz, geçici kullanımlardır. Markanın kullanımını kanıtlayan deliller eğer marka sahibi dışındaki bir kuruluş adına ise, bu kuruluş ile marka sahibi arasındaki ilişkinin ortaya konulması oldukça önemlidir. Hem Yargıtay uygulamasında hem de ... uygulamasında tek başına sözleşmelerin varlığı da ciddî kullanımın ispatı için yeterli görülmemektedir.....’ın içtihadında da, ciddî kullanımın ispatı için yalnızca sekiz sözleşme sunulmuş olmasını ve söz konusu hizmetlerle ilgili olarak imzalanan tüm sözleşmelerin bir listesi veya üretilen ciroya ilişkin bir belge gibi ek belgeler olmamasını yetersiz olarak değerlendirmiştir. (....Benzer şekilde Yargıtay da malın niteliğine göre az miktarda sunulan faturayı ciddi kullanımı ispatlamaya yeterli görmemektedir.(....Markanın işlevine uygun kullanımının değerlendirilmesine yönelik olarak markanın yenilenmesi veya sadece lisans sözleşmesinin yapılması ya da lisans bedelinin ödenmesi, marka hakkının devredilmesi, markanın işlevine uygun kullanımını karşılamaz. (Kaya, Marka Hukuku, s. 198.; Bozgeyik, Tescilli Markanın Kullanılması, s. 464.) Benzer şekilde, Yargıtay, salt Ticaret Odası’na sicil kaydının veya Vergi Dairesi kaydına dayalı olarak markanın kullanılmış sayılmayacağına karar vermiştir. Ayrıca, marka sahibinin, markasına dayanarak bir başkasına “ihtarname göndermesi” veya “dava açması” da markanın işlevine uygun kullanımı manasına gelmeyecektir. Davacının, davalı markasının tüm mallar yönünden kullanım ispatı talep ettiği, davalı kurumun sunulan delillerin akabinde “nevresim” malları bakımından kullanımı kabul ettiği anlaşılmıştır.Öncelikle dava konusu markanın başvuru tarihinin 23.02.2022 olduğu, davalı redde mesnet markanın başvuru tarihi itibariyle 5 yıldır tescilli olduğu ve bu bağlamda kullanım ispatına konu olabileceği anlaşılmıştır. Bilindiği üzere kullanım delillerinin itiraz edilen başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğunu ispatlaması gerekmektedir. Bu noktada davalının kullanım delillerinin 23.02.2017-2022 tarihlerini içermesi gerekmektedir. Davalı tarafından sunulan 13 sayfa kullanım delillerine bakıldığında; 1. Fatura örnekleri: Faturaların değerlendirilmesi; fatura antetinde markaların yer almaktadır;Fatura No Tarih İçerik ... 30.11.2017 Nevresim-Çarşaf ... 06.09.2018 Nevresim Takımı ... 17.06.2016 Nevresim Takımı ... 13.06.2016 Bez ... 21.10.2019 Nevresim Takımı 2. 5 yıllık Alan adı bedeline ilişkin fatura 14.02.2019 tarihinde pakhomecollection.com ibaresi faturada yer almaktadır. 3. ....7. Ürün görseli 8. Şirket web sitesi ana sayfa ekran görüntüsü 9. Araç giydirme görüntüsü ve fabrika fotoğrafı Bilindiği üzere; kullanım ispatında en güçlü delil olarak faturalar önem taşımaktadır. Bu noktada davalı tarafından kullanım ispatına yönelik sunulan faturaların ilgili tarih aralığı bakımından 4 tanesinin dikkate alınabileceği, ancak sunulan faturaların düzenli ve kesintisiz ticari etki doğuracak şekilde değerlendirilemeyeceği, kimi ürünler bakımından (uçak, gemi vb.) az sayılı faturanın yetebileceği ancak ev teksitili gibi bir sektörde davalı kurumun kullanımı yeterli bulduğu nevresim emtiası üzerinde daha fazla faturanın sunulmasının mümkün olduğu, özellikle davalının dava dışı itirazında yetersiz kanıt sunulduğu gerekçesiyle itirazının reddedildiği bir durumda daha fazla delil sunmasının hayatın olağan akışı içinde beklenir olduğu, sunulan fotoğraflarda tarih bilgisi bulunmadığı ve bazı kullanımların farklı markaya ait (.... )olduğu, dolayısıyla, delillerin markaların Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmakta olduğunu ispata yetmeyeceği değerlendirilmiştir. Bu bağlamda SMK 19/2 de açıkça belirttiği üzere “...Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir.” denilmektedir. Hal böyle olunca davacı markasının, davalı kurum nezdindeki itirazlarında SMK 6/1 maddesi yönünden bir değerlendirmeye tabi olamayacağı kanaatine varılmıştır. Neticede, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından; Davalı tarafından itiraz aşamasında sunulan delillerin davalının redde mesnet markasının kullanımını ispatlamaya yetmeyeceği, bu nedenle SMK 6/1 maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığı, .... kararının iptali koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M :Davanın Kabulüne, .... sayılı kararının iptaline,Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 187,80.-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,Davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 9.391,00.-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.10.07.2025 Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 916,00.-TL Bilirkişi Ücreti : 8.000,00.-TL P.M. : 475,00.-TL TOPLAM : 9.391,00.-TL