696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının toplu iş sözleşmesi kaynaklı işçilik alacakları talebiyle açtığı davada, davalı vekilinin istinaf başvurusunun süresinden reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Davacı, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçtikten sonra, toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca ödenmesi gereken ücret farkı, ilave tediye, ikramiye, fazla çalışma ve benzeri çeşitli alacakların eksik ödendiğini iddia ederek dava açmış, ilk derece mahkemesi davanın kısmen kabulüne karar vermiştir; davalının bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle reddedilmiş, davalının bu red kararına yönelik temyiz talebi ise Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun süreden reddine ilişkin kararının usul ve kanuna uygun bulunması nedeniyle onanmıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2026/88 E., 2026/313 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. İş MahkemesiEK KARAR TARİHİ : 20.11.2025SAYISI : 2023/406 E., 2025/403 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçtiğini, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 23. maddesinde ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin sürekli işçi kadrolarına geçirilen işçilere de uygulanacağının hüküm altına alındığını, alacakların eksik ödendiğini beyan ederek 01.01.2019 tarihi ile arabuluculuk son tutanak tarihi arası için ücret farkı, ilave tediye, ikramiye, hizmet primi/zammı, fazla çalışma farkı ve fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil, gece çalışması alacağı, %75 zamlı ödenmesi gereken gece dönemi alacağı, sendikal alacaklar, yıl ücreti, yemek yardımı (12 saat çalışmada 2 öğün hak etmesine karşın tek öğün yemek verilmesi nedeniyle), enflasyon farkı alacağı, sendika aidat alacağı ve sağlık yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının çıplak ücretini biliyor olması nedeniyle kısmi/ belirsiz dava açamayacağını, davanın, zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, fark ücret taleplerinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine 20.11.2025 tarihli ek karar ile; süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 346. maddesi gereğince süreden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ek kararın isabetli bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusunun süresinde yapıldığını, gerekçeli kararın tebliğinin usule uygun yapılmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı vekilinin istinaf başvurusunun süreden reddine dair kararın yerinde olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.