Yargıtay, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında çalışan işçinin 6772 sayılı kanun kapsamındaki ilave tediye talebini, vakfın özel hukuk tüzel kişiliği nedeniyle reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı.
Özet: Bu hukuki metin, bir çalışanın Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfından 6772 sayılı Kanun kapsamında ilave tediye alacağı talebini konu almakta; davacının vakfın kamu niteliğinde olduğunu, davalının ise özel hukuk tüzel kişisi olup bu Kanuna tabi olmadığını iddia etmesi üzerine, ilk derece mahkemesinin davayı kabul etmesine karşın, bölge adliye mahkemesinin vakfın özel hukuk tüzel kişisi olduğu gerekçesiyle davayı reddetmesi kararı, Yargıtay tarafından incelenmiş ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının özel hukuk tüzel kişisi olduğu, dolayısıyla 6772 sayılı Kanun kapsamında ilave tediye ödeme yükümlülüğü bulunmadığı belirtilerek bölge adliye mahkemesinin red kararı onanmıştır.
9. Hukuk Dairesi         2026/6541 E.  ,  2026/4900 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/859 E., 2026/1021 K.
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 12.05.2016
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/48 E., 2021/1104 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde işçi olarak çalıştığını, davalı işverenin kamu hukuku tüzel kişisi olup 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun (6772 sayılı Kanun) gereğince müvekkiline ilave tediye yapılması gerektiği hâlde ödemediğini ileri sürerek ilave tediye alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (Vakıf) temsilcisi cevap dilekçesinde; Vakfın, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu doğrultusunda kurulduğunu, özel hukuk tüzel kişiliğini haiz olduğunu, her ne kadar kamu görevi ifa etse de kamu kurumu niteliğinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Vakfın nitelik itibarıyla 6772 sayılı Kanun kapsamında Devlete bağlı bir kuruluş olduğu ve Vakıfta çalışan işçinin 6772 sayılı Kanun'da düzenlenen ilave tediye alacağından yararlanması gerektiği gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirlenen kararı ile; davacının çalıştığı Vakfın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi olduğu belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Vakfın kamu tüzel kişiliği niteliğini haiz olduğunu, özel hukuk tüzel kişiliğinin, ilave tediye yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını,
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda ilave tediye alacağına ilişkin olumsuz ve aleyhlerine bir belirleme olmadığını,
3. Aynı işkolunda, aynı statüde, aynı dönemde çalışan diğer işçiler tarafından açılan özdeş davalarda İlk Derece Mahkemelerince kabul kararları verildiğini, davalı tarafça istinaf edilmeyerek kararların kesinleştiğini, bu işçilerin ilave tediye alacaklarını tahsil ettiklerini,
4. Davalı tarafça sunulan ikramiye bordrolarının, Fon Kurulu kararı ve bireysel iş sözleşmesine dayalı olduğunu, bu ödemeler ilave tediye niteliğinde olsa dahi, 6772 sayılı Kanun’daki yasal ilave tediye alacağını ikame etmeyeceğini,
5. Karşı vekâlet ücreti ve hesaplanan harç ve masrafların usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının 6772 sayılı Kanun kapsamında bulunup bulunmadığına, buna göre davacının ilave tediye alacağına hak kazanıp kazanmadığına ve vekâlet ücreti ile harç ve yargılama giderine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi