HMK Ek 1. maddesindeki değişiklik sonrası temyiz dilekçesinin parasal kesinlik sınırı gerekçesiyle reddedilmesi kararına muhalefet şerhiyle, temyizde dava tarihi mi yoksa hüküm tarihi mi esas alınmalı?
Özet: Sunulan hukuki belgede, davacının temyiz başvurusu, bölge adliye mahkemesi karar tarihi itibarıyla belirlenen yasal kesinlik sınırının (544.000 TL) altında kaldığı (165.000 TL) gerekçesiyle oy çokluğuyla reddedilmiştir. Karşı oyda ise, 04.06.2025 tarihli kanun değişikliğiyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun parasal sınırları belirleyen ek 1. maddesinin "davanın açıldığı tarih"i esas alması gerektiği; bu çerçevede, davanın açıldığı 2017 yılındaki temyiz sınırının (41.530 TL) uyuşmazlığı temyize elverişli kıldığı, bu nedenle hak arama özgürlüğü ve üst yargı denetimi ilkesi gereği davanın esastan incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/3627 E.  ,  2026/1259 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1040 E., 2025/782 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2020/251 E., 2022/319 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 165.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine
05.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
(Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
Dava, yap-satçı temlikine dayalı tapu iptali ve tescil, tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince davanın tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemi esastan reddedilmiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairenin sayın çoğunluğu tarafından taşınmazın dava tarihindeki değeri olan 165.000,00 TL'nin Bölge Adliye Mahkemesince kararın verildiği 2025 yılı itibariyle kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı gerekçesi ile temyiz isteğinin değerden reddine karar verilmiştir.
24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'a eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir.
04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanunun Resmi Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Somut olayda; davanın açıldığı 2017 yılında temyiz sınırı 41.530,00 TL'dir. 6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448 inci maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmünün, bu değişikliğin yapıldığı tarihten sonraki kararlara uygulanabilirliği görüşüne katılmak mümkün değildir. Zira, paranın alım gücündeki düşüşte gözetilerek davanın her iki tarafı için de güvence olan üst yargı denetimini sağlamak amacıyla, maddenin değişiklikten önceki ilk metniyle ilgili Anayasa Mahkemesi tarafından hak arama özgürlüğü temel amaç olmak üzere iptal kararı verildikten sonra, kanun koyucu tarafından hüküm tarihi yerine dava tarihini öncelenmiş ve mevcut değişiklik yapılmıştır. Bu göz ardı edilemez bir gerçektir. Yürürlük tarihinden önceki kararlar yönünden tamamlanmış işlem yorumu yapmak, hak arama özgürlüğünü zedeleyen, hakkın özünü yargısal denetimden uzak tutan bir yaklaşımdır. Yargısal uygulamalarla açığa çıkan "kazanılmış hak" ilkesini, mevcut değişiklikle daha adil ve sağlıklı sonuçlar elde edilmesine vesile olabilecek üst mahkeme denetiminin önüne almak, hak arama özgürlüğünün sınırlandırılmasıdır ve adalete güven temel kuramını da etkilemektedir. Dairemiz tarafından denetim yapıldığı tarih itibariyle HMK'nın parasal sınırlara ilişkin Ek 1. maddesinin 2. fıkrası yürürlüktedir. Bu itibarla, temyiz incelemesinin de yürürlüğe girmiş olan bu kanun maddesine göre "dava tarihi" esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir.
Açıklanan gerekçeyle, değer yönünden dava tarihi itibariyle temyiz incelemesi mümkün olduğundan işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle temyiz isteminin değerden reddine ilişkin sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.