Hırsızlık suçunda, zorunlu müdafi eksikliğiyle savunma hakkı kısıtlanan sanık hakkında hükmü bozan ve diğer sanığın temyizini reddedip onayan Yargıtay 2. Ceza Dairesi kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, hırsızlık suçundan verilen istinaf kararlarını incelerken, sanıklardan birinin temyiz başvurusunu, mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddederek hükmü onamış; diğer sanığın başvurusunu ise, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren ağır hırsızlık suçlamasında zorunlu müdafiinin karar duruşmasında bulunmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı tespit ederek hükmü bozmuş ve dosyayı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine geri göndermiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/2548 E.  ,  2026/7613 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/2429 E., 2023/1877 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "zarar giderilmesi talebi olmasına rağmen süre verilmediğine, alt sınırdan uzaklaşılarak matbu gerekçelerle ceza tayin edildiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına" ; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "müştekinin zararının karşılanmak istenildiğine, TCK'nın 62/1. maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırılık oluşturduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
II. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa atanan zorunlu müdafiinin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca, dava dosyasının, Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.