İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinden hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında ticari defterlerin delil niteliği ve ispat külfetinin HMK 222 uyarınca değerlendirildiği istinaf kararı.
Özet: Davacının hizmet sözleşmesinden kaynaklanan faturalara dayalı alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi, davacının yazılı sözleşme veya hizmetin verildiğini ispatlayamaması üzerine davayı reddetmiş; davacı ise ticari defterlerinin lehine delil olması gerektiğini ve bilirkişi raporuyla alacaklı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuşsa da, istinaf mahkemesi, yalnızca fatura düzenlenmesinin alacağın varlığı için yeterli olmadığını, ispat külfetinin davacıda olduğunu ve dava konusu hizmetin fiilen ifa edildiğini kanıtlama yükümlülüğünü davacının taşıdığını belirtmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2022/834 KARAR NO : 2026/1104T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: (KAPATILAN) BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2020/358 KARAR NO : 2022/90DAVA TARİHİ: 19/06/2020KARAR TARİHİ: 31/01/2022DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: 16/09/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari nitelikte hizmet sözleşmesi bulunduğunu ve davacının, davalıya sunduğu sağlık hizmeti bedeline ilişkin faturaya dayalı borcun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine Küçükçekmece 2.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalının takibe ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.CEVAPDava dilekçesi ile tensip zaptı davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; Davacının davalı ile yapılmış yazılı bir sözleşme veya delil sunmaması, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı ba kayıtlarında yer almaması, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiğine dair delil sunulmaması, davacı tarafından davalı işçilerine tahlil yapıldığının belirtilmesi nedeniyle fatura tarihindeki davalı çalışanları ile davalı faturası ekinde yer alan isimlerin karşılaştırılması neticesinde isimlerin uyuşmadığının tespiti karşısında davacının alacağını ispat edemediği kabul edilmiş ve davanın reddine karar karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuyla alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafından ticari defterlerin ibraz edilmediğini, sadece müvekkili defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapıldığını, HMK 222 gereği karşı taraf defter ibraz etmediğinden müvekkili defterlerinin lehine delil vasfına sahip olduğunu, davalı tarafın cevap dilekçesi de sunmadığını ve bir talebi olmadığını, mahkeme gerekçesinin taleple bağlılık ilkesine ters düştüğünü ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından 4 adet faturaya dayalı olarak 6.277,23 TL (fatura alacağı) + 1.754,38 TL işlemiş faiz toplam 8.031,61 TL alacağın tahsili için takip başlatılmış, ödeme emrinin tebliği akabinde takibe itiraz edilmesi üzerine yasal sürede eldeki dava açılmıştır.Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacının 2016-2020 yılları arasındaki defteri kebir ve yevmiye defterlerinin açılış kapanış tasdiklerini süresinde yaptırdığı, aynı yıllara ilişkin envanter defterlerini ibraz etmediği, envanter açılış tasdiklerinin olmadığı, defterleri yönünden delil vasfının değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğu, takibe konu faturaların cari hesapta kayıtlı olup sunulan defter ve belgelere göre 6.277,23 TL fatura alacağının bulunduğu, davalının defterlerini incelemeye ibraz etmediği belirtilmiştir.Somut olayda ispat külfeti davacı alacaklıda olup, takip ve dava konusu hizmetin ifa edildiğini ispatlamakla yükümlüdür. Salt fatura düzenlenmiş olması alacağın varlığı için yeterli değildir. Bu nedenle davalı tarafça davaya konu faturalar yönünden hizmetin verildiğini ispatlanması gerekmektedir.Davacı ticari defter ve kayıtlarıyla alacaklı olduğunu ispatladığını, davalı taraf defterlerini ibraz etmediğinden kayıtları esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de, TTK'nın 64 ve devamı maddeleri ile HMK'nın 222.maddesinin incelenmesi gerekmektedir. "Defter tutma yükümlülüğü" başlıklı TTK'nın 64. maddesinde; her tacirin, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu, tacirlerin tuttuğu yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterinin açılış onaylarının, kuruluş sırasında ve kullanılmaya başlanmadan önce yapılacağı, yevmiye defterinin kapanış onayının ise, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yaptırılması gerektiği belirtilmiştir. "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı HMK'nın 222.maddesinde ise; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir.22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20/09/2023 tarih 2022/2881 E. 2023/5134 K. Sayılı ilamında ifade edildiği gibi; 7251 sayılı Yasa ile değişik 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Somut olayda davalı defterlerini ibraz etmemiştir. Davacı tarafından sunulan defterlerin incelenmesinde ise 2016-2020 yılları arasındaki defteri kebir ve yevmiye defterlerinin açılış kapanış tasdiklerini süresinde yaptırdığı ancak aynı yıllara ilişkin envanter defterlerini ibraz etmediği, envanter açılış tasdiklerinin olmadığı tespit edilmiştir. HMK'nın 222/2.maddesinde göre ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır ancak davacı tarafın defterleri bu şartı taşımadığından lehine delil vasfına sahip değildir. Bu nedenle davacı ticari defterlerine göre davasını ispatlayamadığından sair ispat araçlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava konusu faturaların davalıya tebliğ edildiğine dair bir kayıt olmadığı, faturaların davalı tarafından BA formlarında bildirilmediği anlaşılmıştır. Dava konusu faturalar sağlık hizmeti verilmesine ilişkin olup davacı tarafça davalının çalışanlarına sağlık hizmeti verildiği iddia edilmekle, mahkemece fatura konusu döneme dair davalı şirket çalışan kaydı celp edilmiş ancak fatura ayrıntısına konu kişilerin davalı çalışanı olduğu ... kayıtlarıyla da doğrulanamamıştır. İstinaf incelemesi HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı re'sen gözetilmiş, hizmeti verdiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davacı alacağını HMK'nın 187 vd maddelerinde yer alan ispat kuralları çerçevesinde ispat edilemediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının davacı tarafından yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu bakiye 651,30 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/09/2026