Yargıtay 3. Ceza Dairesinden, FETÖ/PDY üyeliği suçunda organik bağ, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk kriterleri sağlanmadığından mahkumiyet kararının bozulması ve beraat gerekliliği vurgusu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararı temyiz incelemesine tabi tutulmuş olup; mahkeme, örgüt üyeliği için organik bağ, hiyerarşiye dahil olma, eylemlerde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gibi kriterlerin esas olduğunu vurgulamıştır. Sanığın HTS kayıtlarında örgütsel nitelikte ardışık ve tekil sabit hat/ankesörlü telefon görüşmesi bulunmadığı, örgütün nihai amacını bilerek organik bağ kurduğunu ya da hiyerarşisine dahil olduğunu gösteren yeterli çeşitlilik, süreklilik ve yoğunlukta faaliyetlerinin tespit edilememesi nedeniyle, beraati gerekirken delil değerlendirmesinde yanılgıya düşülerek mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
3. Ceza Dairesi         2024/3230 E.  ,  2026/15022 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1120 E., 2022/1480 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/49 E., 2021/168 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesi, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299/1 maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
... üyesi, ... amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini ... iradesine terk eden kişidir. ... üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. ... üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya ... adına suç işlemede de, ... yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak ... üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, ... üyesinin ... hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak ... üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de ... üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, ... liderine saygı duymak gibi eylemler ... üyeliği için yeterli değildir (..., ... işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
... üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir ... olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf.263-266, ... ... İşlemek İçin ... syf.28, ... Genel Hükümler syf.280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Kuruluş, amaç, ... yapılanması ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan .../PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında,
Sanığın HTS kayıtları üzerinde yapılan incelemede ardışık ve tekil aramaların örgütsel mahiyette olduğunun kabulü için dairemizin aradığı kriterlere uygun sabit hat ve ankesörlü telefon iletişim kaydı bulunmadığı belirlenmiş olup, sanığın örgütsel herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı yönündeki savunmasının aksine delil elde edilemediği anlaşılmakla, sanığın örgütün nihai amacını bildiği, bu amacı bilerek örgütle organik bir bağ kurup hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk boyutuna ulaşmamış olması nedeniyle ... üyeliği suçunu oluşturmayacağı gözetilerek atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Kabule ve uygulamaya göre de;
Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılama boyunca duruşmanın düzenini bozduğuna veya başkaca bir olumsuz tutum veya davranışının bulunduğuna ilişkin tutanaklara yansıyan bir durum bulunmayan sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken; yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçeyle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.