Yargıtay, suça sürüklenen çocuğun konut dokunulmazlığını ihlal suçundan zamanaşımıyla düşme ve hırsızlık mahkumiyetini onama kararı verdi.
Özet: Suça sürüklenen çocuğun yargılandığı davada, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, suç için öngörülen beş yıl dört aylık yasal dava zamanaşımı süresinin kararın kesinleşmesinden önce dolması nedeniyle yüksek mahkemece bozulmuş ve kamu davasının düşmesine karar verilmiştir; öte yandan, şikayetçinin ikametgahının balkonundan yaklaşık 150 TL değerindeki üç parça kıyafeti çalmaya teşebbüs ettiği hırsızlık suçundan kurulan hükümde ise, Kanunun 145. maddesinin uygulama şartları oluşmadığı halde uygulanmış olduğu tespit edilse de, sanık aleyhine bir temyiz bulunmadığından dolayı mahkeme kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2026/19 E., 2026/213 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeSuça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 116/1, 119/1-c ve 31/3. maddelerinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2. maddeleri uyarınca belirlenen 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımının, 25.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararından, 05.03.2026 olan karar tarihine kadar geçtiği gözetilmeden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeple Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,II. Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Suça sürüklenen çocuğun, temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar ile birlikte şikâyetçinin ikametinin balkonunda bulunan kıyafetlerden yaklaşık 150,00 TL değerindeki üç parça kıyafeti çalmaya teşebbüs ettiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.