Hırsızlık suçunda istinaf kararının temyizi üzerine, sanıklardan birinin hükmü onanırken, diğer sanığın kısmi iade ve etkin pişmanlık hükümlerinin eksik değerlendirilmesi nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, hırsızlık suçundan yargılanan iki sanıktan birinin mahkumiyetini yasalara uygun bularak onarken, diğer sanık hakkındaki hükmü ise bozmuştur; bozma gerekçesi, kısmi iadeye rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı konusunda, iadenin hangi aşamada (soruşturma/kovuşturma) yapıldığı ve mağdurun rızasının olup olmadığı hususlarında eksik kovuşturma yapılması nedeniyle, 5237 sayılı Kanunun 168. maddesinin doğru değerlendirilememiş olmasıdır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1734 E., 2023/2070 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, katılanın çalışmaz haldeki motosikletini kilitlemeden bıraktığı, malın zaten kullanılamaz halde olduğunun göz önünde bulundurulmadığı, çalınan malın değerinin belirlenmesi için herhangi bir araştırma yapılmadığı, doğrudan TCK'nın 145. maddesinin uygulanamayacağına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, katılanın zararını giderme isteğini ancak katılanın somut olaydan sonra herhangi bir zararı olmadığını; bu sebeple zarar bildiremeyeceğini beyan ettiği, bu durumda sanıklara yüklenebilecek bir kusur bulunmadığından sanıklara etkin pişmanlıktan faydalanma hakkı sağlanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;I. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,II. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi YönündenDosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların katılanın annesinin ikâmetinden 8 teneke zeytinyağı, 8 adet cumhuriyet altını ve 500,00 TL nakit parayı çaldıkları, müşteki ve kolluk tarafından yapılan araştırmada zeytinyağlarından 2 tenekesinin sanık ...'de, 1 tenekesinin ise sanık ...'te olduğunun tespit edildiği, sanık ... tarafından 08/12/2020 tarihli duruşmada zeytinyağını katılana iade ettiğini beyan ettiği, katılanın da aynı duruşmada sanık ... tarafından 1 teneke yağın iade edildiğini beyan ettiği, bu haliyle kısmi iade kapsamında bir iadeden söz edilebileceği, ancak katılana yapılan kısmi iadenin soruşturma ya da kovuşturmada aşamalarından hangisinde yapıldığı ve katılanın kısmi iade sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı sorulup sonucuna göre; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Gaziantep 30. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.