Silahlı terör örgütüne yardım suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, sanığın temyiz aşamasındaki etkin pişmanlık talebinin gereği gibi incelenmemesi üzerine bozulması.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanığın temyiz aşamasında sunduğu ayrıntılı beyanlarını içeren dilekçe ile 5237 sayılı Kanunun 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma iradesini belirtmesine karşın, bu talebin bölge adliye mahkemesince gereğince değerlendirilmemesi nedeniyle bozmuştur; çünkü sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınması, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu, faydalı ve örgütün faaliyetleriyle ilgili olup olmadığının ilgili birimlerden sorularak titizlikle değerlendirilmesi ve sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması zorunluluğu bulunmaktadır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/435 E., 2023/441 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 33. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2018/159 E., 2020/74 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmeHÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 314/3, 220/7, 62/1, 58/9, 53/1-2-3, 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/14 26... /12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;Sanığın, temyiz aşamasında sunmuş olduğu ayrıntılı beyanlarını içeren 24.08.2024 tarihli dilekçesi ile etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirip bu yönde bilgi vermesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması;Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.