Mala zarar verme suçundan istinaf ret kararının temyiz edilemezliği ve hırsızlık suçundan delil yetersizliği iddialarıyla yapılan temyiz başvurularının incelenmesine dair Yargıtay kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanıkların mala zarar verme suçundan alınan mahkumiyet hükümlerine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararlarının, ceza miktarı ve niteliği nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-a maddesi uyarınca temyiz edilemez olduğunu belirterek bu yöndeki başvuruları reddetmiştir; hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararlarına yönelik sanık ve müdafilerinin temyiz istemlerini ise incelemeye değer bulurken, bu istemlerin sanıkların uyuşturucu etkisi altında verdikleri beyanlar, ifadelerdeki çelişkiler, maddi delil yetersizliği, suça ilişkin rollerin ve gece vaktinin etkisinin netleştirilememesi, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlali ve lehine olabilecek TCK 39. madde gibi hükümlerin uygulanmaması gibi hukuka aykırılık iddialarına dayandığını tespit etmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/5680 E.  ,  2026/10754 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/439 E., 2018/1047 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan suçlara ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise sanık hakkında sadece temyizi kabil olan hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 26.04.2018 tarihli ve 2018/439 Esas, 2018/1047 Karar sayılı kararının sanık ... ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, Gaziantep 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2017 tarihli ve 2016/258 Esas, 2017/306 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1 ve 62. maddeleri uyarınca kurulan 3 ay 10 gün hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizlerin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları” nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II - Hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin, "sanığın kolluk ve yargılama aşamasındaki beyanlarının uyuşturucu madde etkisi altında, olayın şok ve baskısı altında, bağımsız, objektif ve maddi delillerle desteklenmeksizin alındığına, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre sanığın ikrarının tek başına mahkûmiyet için yeterli olmadığına, mutlaka maddi delillerle desteklenmesi gerektiğine, sanığın eylem üzerindeki fiili hâkimiyetinin, suç üzerindeki belirleyici rolünün, fail mi, yardım eden mi olduğunun, gece vaktinin suç üzerindeki etkisinin somutlaştırılmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin açıkça ihlâl edildiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "suçu ikrar eden sanıkların ifadelerinde çelişkiler bulunduğuna, müvekkili lehine olanlar göz ardı edilerek müvekkili aleyhine olan ifadelerin dikkate alınmasının ve bu şekilde hüküm tesis edilmesinin ceza yargılamasının temel prensiplerine ve yasaya aykırı olup verilen hukuka aykırı kararın bozulması gerektiğine, müvekkilinin üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin dosya içerisinde her türlü şüpheden uzak, kesin bir delil bulunmadığına, bu nedenle müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın pişman olduğunu beyan edip, olayı samimi olarak anlattığına, ayrıca olayda sanık ... hakkında TCK'nın 39. maddesi hükmünün uygulanması gerekirken bu hususun yerel mahkemece değerlendirilmediğine, neticeten verilen cezada sanık lehine olan yasa hükümleri uygulanmayarak, eksik inceleme ve araştırma ile fazla ceza tayini ile karar verildiğine, bu nedenle bozulması gerektiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "sanık ...'ün samimi beyanlarda bulunduğuna, olayın oluşa gelişini anlatarak, mahkemeyi aydınlattığına, suça konu olan eşyaların ise sanığın evinde yahut arabasında yakalanmadığına, sanık lehine maddi menfaat sağlanmadığına, suça konu olan eşyaları sanık ...'nin almadığına, hırsızlık suçunun işlenmesine yardım ettiğini ikrar ettiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
A - Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ...'ün ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
B - Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara atanan zorunlu müdafilerin karar duruşmasında hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilip hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan sebeple 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Gaziantep 3. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.