Silahlı terör örgütüne üye olma suçunda etkin pişmanlık hükümleri TCK 221/4-1 ve 221/4-2 arasındaki uygulama farklılığı ile aleyhe temyiz yasağının Yargıtay tarafından değerlendirilmesi.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan sanık hakkında, ilk derece mahkemesince etkin pişmanlık hükümlerinin yanlış madde kapsamında değerlendirilerek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi; üst mahkemece, sanığın yargılama sürecinde örgüt ve mensupları hakkında beyanlarda bulunarak etkin pişmanlık gösterdiğinin anlaşılmasına rağmen, hakkında 5237 sayılı Kanunun 221/4-2. maddesi yerine daha lehe olan 221/4-1. maddesinin uygulanarak ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bu hususun bozma sebebi yapılmadığı belirtilerek, yapılan yargılamada usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2026/3316 E.  ,  2026/15006 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/436 E., 2025/485 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 221/4-1.cümlesi ve 5271 sayılı CMK’nın 223/4-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bozma üzerine ilk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
5237 sayılı Kanun'un 221/4-2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/14 26... /12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
5237 sayılı Kanun'un 221/4-2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın, 12.02.2025 tarihli dilekçesi ile etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunmak istediğini bildirmesi üzerine, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221/4-2. cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması gerekçesiyle dairemizce bozma kararı verildikten sonra yapılan yargılamada sanığın, etkin pişmanlık kapsamında örgüt ve mensupları hakkında örgütte kaldığı süre, örgüt içindeki konum ve faaliyetlerine uygun bilgiler verdiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verilip sonradan verdiği bilgiler de nazara alınarak 5237 sayılı Kanun'un 221/4-2. cümlesi uyarınca etkin pişmanlık hükümleri kapsamında makul oranda indirim yapılması gerekirken sanığın soruşturma aşamasında 05.02.2019 tarihinde kolluk kuvvetlerine kendiliğinden başvuru yaptığı yönündeki yerinde olmayan gerekçe ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221/4-1. cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi kanuna aykırı ise de bu husus aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, belirtilen eleştiri dışında yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz talebinin esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.