İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, şirket pay defterinin yönetici ve adres değişiklikleri sırasında kaybolması nedeniyle talep edilen zayi belgesi isteminin TTK 82/7 çerçevesindeki değerlendirilmesini içeren istinaf başvurusunu incelemiştir.
Özet: Bir şirket, yönetim, muhasebe ve adres değişiklikleri sırasında pay defterinin kaybolduğunu iddia ederek zayi belgesi talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi, felaket veya hırsızlık gibi öngörülemeyen bir durumun olmaması ve şirketin basiretli tacir özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Bunun üzerine şirket, kararın çekişmesiz yargıdaki resen araştırma ilkesini ihlal ettiğini, kanunda bulunmayan şartlar öne sürüldüğünü ve davanın zıyaın öğrenildiği tarihten itibaren yasal otuz günlük süre içinde açıldığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuş; temyiz mahkemesi ise Türk Ticaret Kanununun 82/7 maddesindeki zayi belgesi koşullarının, defterlerin kusursuz ve öngörülemeyen bir olay sonucunda kaybedilmesini gerektirdiğini belirterek dosyayı incelemektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2026/1688 KARAR NO : 2026/1648T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 14/10/2025NUMARASI : 2025/738 Esas - 2025/705 KararDAVA: Zayi Belgesi VerilmesiİSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilİ şirket yetkilisi ..., 27/03/2015 tarihinde şirket içi usullere uygun olarak yapılan ve karar defterine işlenen şirket yönetimi devri kararına istinaden 06/04/2015 tarihli ve 8794 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi ilanıyla şirket yetkilisi olarak atandığını, Bu atamalar öncesinde, şirketin muhasebe-ticari kayıtları (defterler dahil) şirketin mali işleriyle sorumlu muhasebecide tutulduğunu, ancak Temmuz 2011 tarihinde muhasebeci değişikliği yapıldığını, 19/01/2009 ve 11/08/2011 tarihlerinde tadil ilanları yayınlandığını, şirketin iş merkezi adresi değiştiğini, bu sırada evrak sevkiyat ve taşınma sürecinin yaşandığını, yapılan tüm aramalarda pay defteri bulunamadığını, yönetici-muhasebeci-adres değişiklikleri sırasında pay defterinin kaybolduğuna kanaat varıldığını ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenler; Şirkete ait pay defterinin zayi olduğunun tespitini, tarafına zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Görüldüğü üzere zayi belgesi verilebilmesi için tacirin bir afet veya hırsızlık ile karşı karşıya kalması gerekmektedir. Ne var ki talep dilekçesinin içeriğinden; yönetici, muhasebeci, adres değişiklikleri sırasında pay defterinin kaybolduğunun iddia edildiğinin anlaşılması karşısında ve ilgili kaybolma ile ilgili olarak herhangi bir soruşturma evrakının da sunulmadığı, tacirin üzerine düşen muhafaza ve basiretli davranma yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından, koşulları oluşmayan talebin reddine," karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çekişmesiz yargıya hâkim resen araştırma ilkesinin ihlal edildiğini, uyuşmazlığın çözümünde etkili hiçbir delil toplanmadan, eksik incelemeyle karar verildiğini, zayi belgesi verilmesi talebinin, kanunun açık hükmü gereği hasımsız açılan bir çekişmesiz yargı işi olduğunu, (TTK m. 82/7; HMK m. 382). Bu nitelemenin yargılama usulü bakımından belirleyici olduğunu, mahkemenin bir yandan eksikliği saptadığını, ancak öte yandan onu gidermek üzere kanunen tanınan yetkisini kullanmadığını, bu durumun resen araştırma ilkesinin ve TTK m. 82/7'nin açık ihlali niteliğinde olduğunu, mahkemenin "basiretli davranma yükümlülüğünün yerine getirilmediği" yönündeki tespitinin, dosyada bu yönde toplanmış hiçbir delile dayanmayan bir varsayımdan ibaret olduğunu, hırsızlık dışı zıya hâllerinde soruşturma evrakı aranmasının kanunda bulunmayan bir şartın sonradan ihdas edilmesi anlamına geleceğini, pay defterinin yeterli yaprağı bulundukça izleyen dönemlerde yeniden açılış onayına tabi olmayan ve sık kullanılmayan bir defter olduğunu, bu olgunun, yokluğun neden ancak pay ve yetki devrinin yapılabilmesi amacıyla Ticaret Odası'na yöneltilen başvuru esnasında fark edildiğini açıkladığını, zıyanın bu tarihte öğrenildiğini ve davanın TTK m. 82/7'de öngörülen otuz günlük süre içinde açıldığını beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, zayi belgesi verilmesi talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Talep , TTK’nun 82/7 maddesi uyarınca zayii belgesi verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile talebin reddine karar vermiş, karara karşı talep eden vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.TTK’nun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.” düzenlemesini içermektedir.Anılan yasa maddesinde zayi belgesi verilmesini gerektiren zayi olma durumları sınırlı şekilde sayılmamış ise de zayi belgesi verilebilmesi için maddede belirtilenler gibi hallerden birinin olayda mevcut olması ve defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir.Başka bir ifadeyle, tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur.Ancak somut olayda davacı şirketin talebe konu pay defterinin muhasebeci değişikliği ve şirket merkezinin taşınması sırasında kaybolması nedeniyle zayi kararı verilmesi verilmesi talep edilmiş olup, talep eden ticari defterlerini korumada gerekli dikkat ve özen göstermediği gibi ileri sürülen hususlar TTK 82/7 maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesinin gerektirir hallerden de değildir.Buna göre talebe konu defter yönünden zayi belgesi verilmesi koşulları oluşmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştirAçıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda talep edeninin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf karar harcı başlangıçta peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yasa yoluna başvuran talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/09/2026