Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik bölge adliye mahkemesi istinaf reddi kararını, savcının uzlaşma itirazını reddederek oybirliğiyle onamıştır.
Özet: Hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünün bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilerek kesinleşmesinin ardından, cumhuriyet savcısının eylemin ilgili madde kapsamına girmediği ve uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki temyiz itirazı, dosya kapsamındaki deliller, savunmalar ile mahkemelerin karar ve gerekçelerinin hukuka uygun, eylemin doğru nitelendirildiği ve cezanın kanuni bağlamda uygulandığı tespit edildiğinden oy birliğiyle reddedilerek hüküm onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/917 E., 2024/2342 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİCumhuriyet savcısının temyiz isteği özetle, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesi kapsamına girmediğine bu nedenle uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve kararın bozulmasına ilişkindir.III. GEREKÇE Sanığın savunması, suça konu paylaşıma ilişkin bilgisayar çıktıları ve tüm dosya kapsamından, Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunduğundan, Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,Anlaşıldığından, yapılan incelemede isabetsizlik görülmemiştir. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında, Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık bulunmadığından aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 50. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.06.2026 tarihinde karar verildi.