11. Ceza Dairesinden bilişim sistemleri dolandırıcılığı beraat hükmüne karşı temyiz talebi reddi ve resmi belgede sahtecilikte zamanaşımı ile düşme kararı.
Özet: Sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararı sonrası, şikayetçi bankanın bilişim dolandırıcılığı suçundan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle temyiz hakkı olmadığına karar verilerek bu yöndeki istemi reddedilmiş, ancak resmi belgede sahtecilik suçunda ise hem katılan bankanın hem de cumhuriyet savcısının temyiz incelemesi sonucu bu suç için olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği tespit edilerek sanık hakkındaki kamu davası düşürülmüştür.
11. Ceza Dairesi         2021/31145 E.  ,  2026/4547 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/192 E., 2015/470 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Şikâyetçi ... Bankası A.Ş.'nin, sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmünü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun), "Kanun yollarına başvurma hakkı" başlıklı 260/1. maddesindeki "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." hükmü karşısında; sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar gören ve vekilleri aracılığıyla katılma talebinde bulunan şikâyetçi ... Bankası A.Ş.'nin katılma talebi hakkında herhangi bir karar verilmediği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 260/1 ve 237/2. maddeleri uyarınca, şikâyetçinin katılan, şikâyetçi vekillerinin de katılan vekili sıfatıyla bu suç yönünden davaya kabûllerine karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, katılan ...Ş.'nin resmi belgede sahtecilik suçuyla sınırlı olmak üzere, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, yukarıda belirtilen husus dışında temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Sanık Hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Şikâyetçi Vekillerinin Temyiz İstemi Yönünden:
Yargılama konusu bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu yönünden doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi ...Bankası A.Ş.'nin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekillerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekili ve Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Yönünden:
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1. maddesindeki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 09.02.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekili ile Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
III. Sanık Hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden:
1. Suç tarihinde ... ve İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti'yi şirket yetkilisi tarafından verilen vekaletname uyarınca temsil eden sanığın, galericilik ile uğraşan katılan ...'tan satın aldığı 3 adet araç için suça konu çekleri cirolayarak verdiği, çeklerden ...Bankası A.Ş. İstanbul ... Şubesine ait olan 30.01.2012 keşide tarihli 33.450,00 TL bedelli çekin bankaya ibrazı sonrası, çek hakkında İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.01.2012 tarihli ve 2012/135 sayılı müzekkeresine istinaden ödemeden men yasağı getirildiği gerekçesiyle çek bedelinin tahsil edilemediği, yapılan araştırmada bu yazının da suça konu çeklerin de sahte olduğunun belirlendiğinden bahisle, sanığın resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, suç tarihinde ... isimli şirkette çalıştığını, şirketin banka ve resmi kurumlardaki işlerini takip ettiği için kendisine vekalet verildiğini, bahse konu çekleri şirket yetkilisi ...'nın dayısı olan ...'ten aldığını, çeklerin araç alım satımı amacıyla değil keşide tarihinden önce paraya çevrilmesi amacıyla bu işlerle uğraşan katılana teslim edildiğini, ödeme yasağından haberdar olmadığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemesine karşın, katılanın sanık ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle çeklerin yine sanık tarafından kendisine verildiğini bildirmesi ile bu hususun da bilirkişi raporlarıyla doğrulanması, keşideci ... Park..Ltd. Şti. ve birinci ciranta konumunda bulunan .....Ltd.Şti. şirketlerinin her ikisinin de suç tarihindeki ortaklarından birisinin hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilen ... olması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanığın savunması doğrultusunda katılanın yeniden beyanı alınarak çeklerin hangi tarihlerde hangi amaçla verildiği hususunun ayrıntılı olarak sorulması, bu beyanları tevsik edici bilgi ve belgelerin dosyaya celp edilmesi, ilgili bankalardan da sorulmak suretiyle çeklerin ne suretle sahte olduklarının tespit edilmesi, keşideci ve birinci ciranta konumunda bulunan şirketlerin haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilen ortak ve yetkililerinin mahkemeye celbi suretiyle tanık sıfatıyla olayla ilgili bilgilerine başvurulması, gerekli görülmesi halinde mukayeseye esas imza ve yazı örnekleri temin edilerek çekler üzerindeki keşideci imza ve yazıları yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra, sonucuna göre sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (f) bentlerinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçuna vücut verip vermeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme neticesinde sanık hakkında beraat hükmü kurulması,
2. Kabule göre de; Kadıköy (Kapatılan) 2012/3186 sırasında kayıtlı bulunan emanet eşyaların akıbeti hakkında bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.