İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından, trafik kazası sonucu oluşan maddi hasar ve değer kaybı tazminatı davasında sigorta şirketinin ilk derece kararının istinaf başvurusunun incelenmesine ilişkin kararı.
Özet: Davacı vekilinin, eşinin karıştığı maddi hasarlı trafik kazasında karşı tarafın kusurlu bulunması ve sigorta şirketinin ödeme yapmaması üzerine açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesi tarafından hasar ve değer kaybı olarak Euro bazında toplam tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olup, bu karara karşı davalı sigorta vekili, poliçe limitinin kararda açıkça belirtilmediği, sigorta şirketinin ekspertiz ücretinden sorumlu tutulamayacağı ve davacının ekspertiz raporunun yasal mevzuata uygun olmadığı gerekçeleriyle istinaf yoluna başvurarak ilk derece mahkemesi kararının incelenmesini talep etmiştir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2024/401 KARAR NO : 2026/1330T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 28.11.2023NUMARASI : 2022/1099 E. - 2023/964 K.DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 14.09.2026KARAR YAZIM TARİHİ: 14.09.2026 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.11.2023 tarih 2022/1099 E. - 2023/964 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, sürücü .... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile davacının eşi olan ... sevk ve idaresindeki yabancı plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası alınan raporda, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün kural ihlalinin olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı kanaatine varıldığını, kaza sonrasında müvekkilinin meydana gelen zararın giderilmesi için sigorta şirketine başvurduğunu, sigorta şirketi ödeme yapmayı kabul etmediğini iddia ederek zarar tam belirlendiğinde artırılmak ve eksik harç tamamlatılmak üzere fiili ödeme günüdeki Türk Lirası rayici üzerinden şimdilik 300,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi itibariyle devlet bankalarının euroya uyguladığı en yüksek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı sigorta vekili, yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davaya konu aracın onarımı için müvekkili sigorta şirketine imkan tanınmadığını, değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, haksız fiileden kaynaklanan zararın ancak haksız fiil tarihinde ve memleket parası üzerinden gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiğini, davacının ekspertiz ücretine ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı .... vekili, davanın yetkisizlik nedeniyle reddinin gerektiğini, davaya konu trafik kazasının Ankara'da gerçekleştiğini, yetki kurallarından herhangi birini taşımadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin istendiğini, kaza tespit tutanağında atfedilen kusur oranlarını kabul etmediklerini, davacı tarafın aracını Almanya'ya götürdüğünü, burada alınan eksper raporuna göre belirlenen tamir bedeli yanında değer kaybı bedeli ve ekspertiz ücreti taleplerinde bulunduğunu, hiçbir talebini kabul etmediklerini, kusur incelemesinin yeniden yapıldıktan sonra aracın hasar onarımı ve değer kaybına ilişkin kaza tarihinde yürürlükte olan hesaplama yöntemi gözetilerek bilirkişi incelemesinin yapılması gerektiğini, müvekkili davalının aracının 28.09.2021-28.09.2022 dönemi için 37819113 numaralı ZMSS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından teminat altına alındığını, davacının taleplerini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinden davalı sigorta şirketinin teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu hesaplanan tazminata davacının davalı sigorta şirketi nezdinde eksper raporunun düzenlendiği tarihten itibaren 8 iş günü eklendiğinde 22/11/2022 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı ....'nin araç maliki ve işleteni ayrıca sürücüsü nedeni ile tespit edilen zarardan kaza tarihi olan 30/07/2022 tarihinden itibaren sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.139 Euro hasar bedeli, 1.250 Euro değer kaybı olmak üzere toplam 10.389 Euro tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limitiyle sorumlu olduğu gözetilerek 22/11/2022 tarihi, davalı .... yönünden 30/07/2022 tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasa 4/A işletilecek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı TL olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı sigorta vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ :Davalı sigorta vekili, müvekkili sigorta şirketinin poliçe limiti olan 43.000 TL ile sınırlı olmak kaydıyla zarardan sorumlu olduğunun kararda belirtilmediğini, sorumluluk miktarının açık olmamasının hükmün icrasını zorlaştırdığını, ekspertiz ücretinden sigorta şirketinin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunun yasal mevzuata uygun olmadığından raporlara itibar edilemeyeceğini, davacının zararını tespit ettirmesine rağmen dava tutarını 300,00 TL olarak belirleyerek, alınan raporu işlevsiz kıldığını, dolayısıyla henüz alacak muaccel olmadan yapılan ekspertiz ücretine ilişkin taleplerin reddi gerektiğini, ekspertiz ücretinin poliçe teminat limitininin içerisine dahil edilmesi gerektiğini, sigorta şirketinin yalnızca poliçe teminat limit kadar sorumlu olup, ekspertiz ücretinin de bu poliçe teminat limiti içerisinde hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. GEREKÇE :Dava, davacıya ait yabancı plakalı araçta oluştuğu iddia edilen hasar ve değer kaybı bedelinin ZMMS poliçesi kapsamında davalılardan tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih ve 2014/17-28 E - 2015/1745 K.) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD'nin 17.05.2018 tarih ve 2015/8003 E. - 2018/5155 K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. Sigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti üzerinde davalı sigorta şirketindedir. Sigorta şirketinin, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Eldeki dava dosyasına konu somut olayda, aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge olan kaza tespit tutanağı içeriği ile sigorta şirketi tarafından sunulan deliller kapsamında zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunun davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilemediğinin anlaşılması karşısında, sigorta şirketinin oluşan gerçek zararından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna göre kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında tam kusurlu bulunup, davacıya ait araç sürücünün ise bir kusurunun bulunmadığı, bu kaza nedeni ile Almanya'da aldırılan ekspertiz raporuyla belirlenen hususların kazanın oluşu ile uyumlu olduğu, aracın kayıtlı olduğu Almanya piyasa değerlerine göre araçtaki hasar miktarının hesaplandığı, talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı olan dava değerinin davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı dikkate alınarak hesaplandığı anlaşılmakla düzenlenen raporun dosya kapsamına ve kazanın oluşumuna uygun bulunduğu, mahkemece yalnızca yabancı eksper raporuna dayalı olarak karar verilmediği anlaşılmıştır. Diğer taraftan, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. (Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 - 017/5498 K.) Ekspertiz gideri yargılama giderlerinden olup yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD'nın 21.10.2019 tarih ve 2017/1822 E.-2019/9723 K). Mahkemece anılan hususlar dikkate alınarak, dava değerinin poliçe limitine oranı gözetilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alındığı anlaşıldığından, davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Buna göre, toplanan tüm delillere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı sigorta yönünden istinaf karar harcı olan 20.977,56 TL'den peşin alınan 5.244,39 TL'nin mahsubu ile bakiye 15.733,17 TL harcın davalı sigortadan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı sigorta tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 14.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.