İnternet Üzerinden Kişilik Haklarına Saldırı Davasında, Manevi Tazminat Talebi Olmaksızın Yalnızca Kınama Kararı İstenemeyeceği Yargıtay Tarafından Onandı.
Özet: Davacının, sosyal medya üzerinden kişilik haklarına saldırıldığı gerekçesiyle açtığı davada, saldırının sona erdirilmesi ve davalının kınanması yönündeki talepleri; saldırının dava tarihinde devam ettiğinin ispatlanamaması ve Türk Borçlar Kanununun 58. maddesi uyarınca manevi tazminat talebinde bulunulmadan tek başına kınama kararı istenemeyeceği gerekçeleriyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddedilmiş, temyiz incelemesi sonucunda da bu ret kararları hukuka uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2754 E., 2024/2905 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2023/899 E., 2024/270 K.Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalının, facebook üzerinden, 12.07.2021 tarihinde müvekkiline hakaret ederek kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu, İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/1311 E., 2023/295 K. sayılı dosyası ile davalının hakaret suçundan mahkumiyetine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, ancak mahkumiyet kararına rağmen müvekkilinin kişilik haklarına yönelik saldırının devam ettiğini belirterek TMK'nın 25. maddesi gereği kişilik haklarına yönelik saldırıya son verilmesini; bunun mümkün olmaması durumunda TBK'nın 58/2. maddesi gereğince davalının kınanmasını talep etmiştir.II. CEVAPDavalı cevap dilekçesi sunmamış, beyanda bulunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacının davalıya yönelik saldırısının dava tarihi itibariyle devam ettiğinin davacı tarafça usulüne uygun ispatlanamadığından saldırıya son verilmesi talebinin reddine, davacı taraf manevi tazminat talep etmeksizin yalnızca kınama kararı verilmesini talep edemeyeceği gerekçesi ile davalının kınanması talebinin de reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Yasanın 58/1. maddesinin açık hükmü gereğince davacının manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği, davacının tazminat talebinde bulunmadığı gözetildiğinde kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; TBK'nın 58. maddesinde hakime takdir hakkı tanındığını, kınama kararının tek başına talep edilmesinde engelleyici bir düzenleme bulunmadığını, müvekkilinin bu talebi yönünden hukuken korunmaya değer bir yararının ve meşru bir hakkının olduğunu, davalı tarafından ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, hakaret içeren paylaşımın dava tarihi itibariyle yayında olduğunu, kararın hak arama hürriyetine uygun olmadığını belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; 12.07.2021 tarihinde ... yapılan paylaşımda sarf edilen sözler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile kınama ve saldırının sona erdirilmesi talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, TBK'nın 58. maddesi'ne göre kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunulmadan doğrudan hakimin takdirine bırakılan kınama talebinde bulunulmasının mümkün olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.