Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasında, uzlaşma başvurusunun dava şartı olarak değerlendirilmesi ve Yargıtayın bozma kararı sonrası yaşanan hukuki süreç.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmişken, bölge adliye mahkemesi, 1983 öncesi el atmalarda idareye yapılan uzlaşma başvurusunun eksik olduğu gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir; ancak Yargıtay incelemesinde davacıların uzlaşma başvurusunda bulundukları ve bu başvurunun idarece reddedildiği tespit edilerek, dava şartı yokluğu nedeniyle red kararının isabetsiz olduğu belirtilerek bölge adliye mahkemesinin kararı bozulmuştur; bozmaya uyan bölge adliye mahkemesi, yeniden yargılama sonucunda davayı kısmen kabul etmiş olup, bu karar taraflarca temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/11953 E.  ,  2026/1815 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1811 Esas, 2025/1045 Karar
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/137 Esas, 2020/511 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ile ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kahramanmaraş ili, ..., ... 13 46... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
2. Birleştirilen dava davacıları vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacılar ile diğer hissedarların Kahramanmaraş ili, ..., ... 13 46... parselde tapuya kayıtlı 958,00 m²lik taşınmazın malikleri olduğunu, söz konusu taşınmaza yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; Kanuna uygun uzlaşma başvurusu yapılmadığını, taşınmaza el atıldığının tespiti halinde davalı adına tescilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.02.2022 tarih ve 2020/2489 Esas, 2022/525 Karar sayılı kararı ile davaya konu taşınmaza 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında el atıldığının tespiti halinde davacı tarafça davanın açılmasından önce idareye yönelik bir uzlaşma başvurusunun yapılmış olmasının dava şartı olduğu, ilgilinin idareye uzlaşma başvurusu yapmadığının anlaşılması karşısında davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılmak suretiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 17.02.2022 tarih ve 2020/2489 Esas, 2022/525 Karar sayılı belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaza 1983 yılından önce fiilen el atıldığı sabit olmakla, davacılar vekilinin sunduğu ve dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/137 Esas sayılı dosyasında 15.10.2015 tarihli duruşmada davacılar vekiline uzlaşma başvurusunda bulunmak üzere 20 günlük süre verildiği, davacı vekilinin ... nolu evrak numarası ile davalı idareye başvuru yaptığının bildirildiği, idarenin 6 aylık süre içerisinde başvuruya cevap vermediğinden dolayı 12.10.2016 tarihli duruşmada keşif kararı verilerek yargılamaya devam edildiği, birleştirilen 2019/34 Esas sayılı dosyada kurumun 24.09.2019 tarihli yazısında davacı vekilinin kuruma uzlaşma başvurusunun olduğu, taşınmaz için güncel bedel tespiti yapılmayacağının kendilerine bildirildiğine ilişkin müzekkereye cevabının bulunduğu ve 23.08.2019 tarihli uzlaşma başvurusunun reddine ilişkin yazısının mevcut olduğu, birleştirilen 2019/44 Esas sayılı dosyada yine 24.09.2019 tarihli uzlaşma başvurusunun reddine ilişkin yazısının mevcut olduğu anlaşıldığından, uzlaşma başvuru yolunun tüketildiği gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz ve çevresindeki tüm taşınmazların imar planı kapsamında kaldığı, bozmadan önce İlk Derece Mahkemesince aldırılan bilirkişi raporuna göre taşınmazın vasfı doğru bir şekilde arsa olarak yapılmasına rağmen metrekare birim fiyatının taşınmazın gerçek değerinden oldukça düşük hesaplandığını, taşınmazın sulu tarım arazisi vasfında olduğu tespit edilmesine rağmen ve bu durum tarım arazisinde hangi tür bitkilerin yetişebileceği ve münavebe sonucunda kazandıracağı yıllık gelir hesaplanmasında esas alınacak olmasına rağmen kuru tarım arazisi vasfındaki taşınmazlarda yetiştirilecek ürünler kapsamında bir değerlendirme yapıldığını, kapitalizasyon faiz oranının taşınmaz koşulları ve mevkisi dikkate alınmadan objektif ve bilimsel kriterlerden uzak hesaplandığını, uygulanan objektif değer artış oranının düşük belirlendiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; münavebe ürünlerinin hatalı alındığını, net gelir yöntemi ile bulunan bedel üzerinden %250 objektif değer artışı verilmesinin doğru olmadığını, mükerrer değer artışına sebep olduğunu, idare lehine harca hükmedilmesinin doğru olmadığını, kısmen kabul kararı verilmesine rağmen vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.