Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçunda, sanığın örgütün nihai amacını bilmediği ve organik bağ kurmadığı gerekçesiyle verilen mahkumiyet kararını delil yetersizliğinden bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan temyiz incelemesinde, örgüt üyeliğinin organik bağ, hiyerarşiye dahil olma, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerle oluştuğu belirtilerek, sanığın örgütün nihai amacını bildiğine, gizli haberleşme programları kullandığına veya operasyonel eylemler sonrası örgütsel faaliyetlerine dair şüpheden uzak ve kesin delil bulunmadığı; sadece örgütün kamuoyunca meşru görünen katmanlarıyla ilişkisinin, sanığın örgütün suç teşkil eden faaliyetlerine bilerek iştirak ettiği anlamına gelmeyeceği değerlendirilerek, ilk derece mahkemesinin delil değerlendirmesindeki yanılgı nedeniyle sanığın beraati yerine mahkumiyet hükmü kurmasının kanuna aykırı olduğu sonucuna varılarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2024/3172 E.  ,  2026/14986 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1180 E., 2022/1433 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/145 E., 2022/217 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesi, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1 ve 58/9. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
... üyesi, ... amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini ... iradesine terk eden kişidir. ... üyeliği, ... katılmayı, bağlanmayı, ... hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. ... üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. ... yardımda veya ... adına suç işlemede de, ... yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak ... üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, ... üyesinin ... hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı ... üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak ... üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de ... üyesi olduğunun kabulü gerekir. ... sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, ... liderine saygı duymak gibi eylemler ... üyeliği için yeterli değildir (..., işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
... üyesinin, ... bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. ... üye olan kimse, bir ... girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir ... olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş ... üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf.263-266, ... İşlemek İçin ... syf.28, ... Genel Hükümler syf.280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Kuruluş, amaç, ... yapılanması ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan .../... terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında,
Örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, örgütün gizli haberleşme programlarını kullanmayan, kod adı bulunmayan sanığın; silahlı terör örgütü .../...'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin tespit edilememesi ve operasyonel eylemlerden önceki döneme ilişkin belirtilen eylem ve bağlantısının ise sanığın örgütün nihai amacını bildiği, bu amacı bilerek örgütle organik bir bağ kurup hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk kapsamında değerlendirilebilecek faaliyetlerde bulunduğu yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil mevcut olmadığı gözetilmeksizin atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.