Yargıtay, hırsızlık suçundan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarını reddederek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin usul ve yasaya uygun kararını onadı.
Özet: Sanık müdafiinin hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararına yönelik temyiz talebi incelenmiş; müdafiinin eksik inceleme, zararın tespit edilmemesi, sanık savunmasının göz ardı edilmesi, katılan beyanlarına aşırı itibar ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gibi iddialarla bozma sonrası kurulan hükme itiraz ettiği belirlenmiştir. Yapılan değerlendirmede, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden tesis edilen mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmediğinden, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine ve usul ile yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/6999 E.  ,  2026/10747 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/3430 E., 2026/87 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, eksik inceleme ile karar verildiğine, zararın tespitine yönelik herhangi bir araştırma yapılmadığına, katılan beyanları doğrultusunda karar verildiğine, sanık savunmasının dikkate alınmadığına, katılan ile çelişkili tanık beyanlarına neden itibar edildiği konusunda herhangi bir gerekçe sunulmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Bozma sonrası sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeni hüküm kurulması suretiyle sanığın mahkûmiyetine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.