Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik ve yardım suçlarından verilen mahkumiyet kararlarında eksik araştırma ile sanık ölümü nedeniyle bozma ve düşme kararı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik veya örgüte yardım suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde, sanıklardan birinin yargılama sonrası vefat etmesi sebebiyle hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir; diğer sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümleri ise, örgütün kamuoyunca bilinen operasyonel eylemlerinden önceki ve sonraki dönem hesap hareketlerinin karşılaştırılarak bilirkişi incelemesine tabi tutulmaması, sanıkların örgütlü suçlar bilgi havuzunda herhangi bir örgütsel faaliyeti veya şüpheli beyanının araştırılmaması, ayrıca bazı sanıkların örgüt içindeki üst düzey pozisyonları ve Nevşehirdeki örgütsel faaliyetlerindeki rollerinin yeterince soruşturulmaması gibi eksik araştırma gerekçeleriyle bozulmuştur.
3. Ceza Dairesi         2021/11369 E.  ,  2026/2772 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2082 E., 2019/804 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/362 E., 2018/90 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek
HÜKÜM : Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3-5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/6-7-9, 63. maddeleri, sanıklar ..., ..., ... hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3-5/1, TCK'nın 221/4-son, 62/1, 53/1-2-3, 58/6-7-9, 221/5, 63. maddeleri uyarınca; silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan, sanıklar ..., ... hakkında; TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddeleri yollamasıyla; 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3-5/1, TCK'nın 220/7, 62/1, 53/1-2-3, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında bölge adliye mahkemesince kesin olarak verilen hükümler, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanun'a eklenen geçici 5. maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde, diğer sanıklar yönünden bölge adliye mahkemesince verilen hükümler ise süresinde temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi,
Sanık ... ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz talepleri ile olarak;
Sanığın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 17.06.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarih, 2021/228 esas, 2024/281 sayılı ilamı doğrultusunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen ölüm nedeniyle DÜŞMESİNE,
2. Sanık ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz talepleri ile olarak;
A. Sanıkların ... hesabına ilişkin olarak 2014 yılı öncesine ait sari hesap kayıtları da getirtilip, 2014 yılı öncesi ve sonrası hesap kayıtları üzerinde bilirkişi incelenmesi yaptırılıp, her iki döneme ait hesap kayıtları kıyaslanarak 2014 yılındaki hesap açma işlemlerinin örgüt liderinin talimatı doğrultusunda ve bu talimata uygun yapılıp yapılmadığı hususunun bir bilirkişi incelemesi yapılarak tespit edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması;
B. Sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü .../PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. Sanık ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz talepleri ile olarak;
A. Sanıklar ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü .../PDY'nin Nevşehir ilinde örgüt yapılanmasında üst mütevelli heyetinde bulunup bulunmadığı, örgüte eleman ve maddi kaynak temin edip etmediği, il genelinde üst yöneticiler tarafından belirlenmiş spesifik faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için yapılan belirleme ve organizasyonlar dışında genel olarak örgüt faaliyetleri hakkında strateji belirleme, alt grup ve diğer örgüt mensuplarını sevk ve idare etme, talimat verme ve denetleme gibi yetkileri olup olmadığın belirlenmesi ve .../PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin tespit edilebilmesi açısından bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştılılarak varsa bu beyan yahut ifadelerle birlikte; duruşmada sanık ve müdafiine okunup CMK'nın 217. maddesi uyarınca diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi ve eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi;
B. Sanık ...' ün ... hesabına ilişkin olarak 2014 yılı öncesine ait sari hesap kayıtları da getirtilip, 2014 yılı öncesi ve sonrası hesap kayıtları üzerinde bilirkişi incelenmesi yaptırılıp, her iki döneme ait hesap kayıtları kıyaslanarak 2014 yılındaki hesap açma işlemlerinin örgüt liderinin talimatı doğrultusunda ve bu talimata uygun yapılıp yapılmadığı hususunun bir bilirkişi incelemesi yapılarak tespit edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması;
4. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz talepleri ile olarak;
Sanığın ... hesabına ilişkin olarak 2014 yılı öncesine ait sari hesap kayıtları da getirtilip, 2014 yılı öncesi ve sonrası hesap kayıtları üzerinde bilirkişi incelenmesi yaptırılıp, her iki döneme ait hesap kayıtları kıyaslanarak 2014 yılındaki hesap açma işlemlerinin örgüt liderinin talimatı doğrultusunda ve bu talimata uygun yapılıp yapılmadığı hususunun bir bilirkişi incelemesi yapılarak tespit edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması;
5. Sanık ..., ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz talepleri ile olarak;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
A- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/14 26... /12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi;
B- Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık ... hakkında; Anayasa'nın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61/1. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi bağlamında örgütteki konumu kaldığı süre, faaliyetlerinin yoğunluk ve çeşitliliği göz önünde bulundurularak, dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun adil bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi kabul edilip, TCK'nın 61/3. maddesine muhalefet edilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle fazla ceza tayin edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak ayrı ayrı BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde sanıklardan ... ve ... yönünden üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğu ile, diğer sanıklar yönünden oy birliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonucunda sanıklar ... ve ...'ün atılı suçtan mahkumiyetine ilişkin hükmün temyiz edilmesi üzerine sayın çoğunluğun eksik araştırma nedeniyle hükmün bozulması yönünde oluşan görüşüne katılmıyorum.
Sayın daire çoğunluğu ile aramızdaki görüş ayrılığı sanıkların dosya kapsamına yansıyan eylemleri ile tanık anlatımlarının sanıkların .../PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olup olmadığı hususuna ilişkindir.
Gizli tanık ... ...her iki sanığın da örgüt tarafından kurulan ... isimli derneğin üyeleri olduğunu, örgüt statüsünde "mütevelli" olduklarını, örgütsel amaçla düzenlenen sohbet görünümlü toplantılara katıldıklarını, örgütün finansal yapısını sürdürmesi için süreklilik arz eder şekilde himmet verdiklerini, eylemlerinin 17-25 Aralık sonrasında da sürdürdüklerini,
Tanık ... aşamalardaki beyanlarında özetle 2014 yılı Eylül ayından itibaren ... ilçesindeki esnaf kişilere örgütsel amaçlı sohbet vermekle görevlendirildiği, bu kapsamda sanıkların da grubunda sohbete katılan kişiler olduğunu, maddi yardımlarını da sürdürdüklerini,
Tanık ... sanıklardan ... hakkındaki beyanında özetle; birlikte sohbetlere katıldıklarını, aynı sohbet grubunda bulunduklarını, kendisinin ... ilçesinde örgüt için yurt yaptırdığını ve sanığın da bu yurdun yapımına maddi anlamda yardımda bulunduğunu,
Sanık ...'ün çevresindeki kişileri örgütün yayın organı niteliğindeki ... gazetesine abone yapmak için çaba harcadığı,
Yine her iki sanığın da örgütün en önemli finans kaynaklarından olan ...'ya devletin el koymasının önüne geçmek için önce Banka ...'ya para yatırıp, el koymanın önünüe geçilemeyince de 29.05.2015 günü BDDK'nın el koymasının yani devletin kontrolüne geçmesinden sonra ise iflas ettirilmesi için para çekme-hesap kapatmaya ilişkin talimatlarına uygun olarak işlemler yaptıkları,
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; örgütün kurdurduğu iş adamları derneğine üye olduktan sonra ilçe imamı olan tanık ...'in beyanında belirttiği şekilde bu kişinin düzenlediği görünüşte "sohbet" adı verilen ancak içeriği itibariyle örgütsel eğitim ve bilinçlendirme toplantılarına uzun yıllar boyunca katılan, örgütü finanse etmek amacıyla kendilerine belirlenen paraları himmet adı altında mutad olarak verip bu faaliyetlerini örgüte karşı operasyonel eylemler başladıktan sonra da ısrarlı bir şekilde sürdüren sanıkların silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylemlerde bulundukları sabit olduğundan üzerilerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan bölge adliye mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararlarının yerinde olduğu düşünce ve kanaati ile sayın çoğunluğun eksik araştırmaya ilişkin bozma yönündeki kararına iştirak etmiyorum.